Mahkeme polislerin ‘inkarını’ beraate gerekçe saydı

Diyarbakır’da polisin attığı gaz kapsülleri sonucu hayatını kaybeden çocuklarla ilgili yapılan yargılamada üç polise beraat kararı veren mahkeme, gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme gerekçeli kararında “Sanıkların tutarlı ve ısrarlı bir biçimde hakl
Diyarbakır’da polisin attığı gaz kapsülleri sonucu hayatını kaybeden çocuklarla ilgili yapılan yargılamada üç polise beraat kararı veren mahkeme, gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme gerekçeli kararında “Sanıkların tutarlı ve ısrarlı bir biçimde haklarındaki suçlamaları inkar etmelerini” esas aldı.

Mezopotamya Haber Ajansı’nın haberine göre, Diyarbakır’da 28 Mart 2006’da çıkan olaylara dönük polis müdahalesi sırasında atılan gaz kapsülleriyle vurulan 14 yaşındaki Mahsum Mızrak ile sekiz yaşındaki Enes Ata hayatlarını kaybetti.

Çocukların ölümleriyle ilgili özel harekat polisleri H.A., N.Ö. ve B.Ö.’ye ‘olası kast sonucu ölüme neden olmak’ suçundan, ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.


Davanın 26 Nisan’da görülen karar duruşmasında sanıkları beraat ettiren Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, gerekçeli kararını açıkladı.




Gerekçeli kararda şöyle dendi: “Söz konusu gaz fişeklerin bulunamaması, adli emanetten kaybolması sebebiyle, suç konusu delillerin atıldığı silah ya da silahların tespit edilememesi, sanıkların tüm aşamalarda tutarlı ve ısrarlı bir biçimde suçlamaları inkar etmeleri, ölümlere neden olan kapsüllerin sanıkların silahlarından ateşlendiğine dair tanık beyanı, kamera görüntüsü, uzmanlık raporu gibi somut, maddi deliller elde edilememesi mevcut delillerden sanıkların beyanına itibar edilmiştir. Mevcut şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek, müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından müsnet suçtan ayrı ayrı beraatine karar vermek gerekmiştir.”

‘Failler korundu’

Davayı Mızrak ailesi adına takip eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Abdullah Zeytun, mahkemenin açıklanan gerekçeli kararını değerlendirdi.

Zeytun, soruşturmayı yürüten savcılığın olayın en başından beri delillerin toplanmasını ve muhafaza altına alınması konusunda kasıtlı bir şekilde davranarak failleri koruduğunu söyledi.

Zeytun, “Davanın esasına etki edecek delillerin kaybedilmesi, değiştirilmesi ile ilgili çok açık şekilde müdahalenin olduğu görülmesine rağmen failler korundu. AİHM, davaya ilişkin verdiği ihlal kararında da açıkça soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğine işaret etti. Buna rağmen kovuşturma (yargılama) aşamasında taleplerimiz reddedilmekle birlikte sürüncemeye bırakılan dosyada fail polisler beraat ettirildi. Beraat kararının gerekçesine bakıldığında somut ve net delillere rağmen gerekçe sunma ihtiyacı duyulmadığı, iki cümle şeklinde gerekçe yazıldığı ve somut delillere rağmen iddiaların ‘soyut’ nitelikte olduğu belirtilmiştir. Bu kararla cezasızlığın meşrulaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz” dedi.

Verilen karara ilişkin Antep Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulunulacak.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER YAŞAM HABERLERİ