Demirören BJK'yi 200 milyon euro borç batağına nasıl sapladı?

Ünlü menajerin birbiri ardına Beşiktaş’a getirdiği oyuncular için kulüpten aldığı 6 milyon euro usulsüz sözleşmeler imzalanarak kazanılmış.




Yıldırım Demirören 27 Şubat 2012’de Beşiktaş’ın başkanlık koltuğundan ardında eşi görülmemiş bir borç yığını bırakarak indi. Kulübün mali durumu berbat hâldeydi: 200 milyon euro borç, 160 milyon euro bütçe açığı ve dağ gibi büyüyen ödenmemiş faturalar.


Demirören’in gidişinin hemen ardından kulüp, UEFA’nın Finansal Fair Play yükümlülüklerine uymadığı ve ayrıca şike olaylarına da karıştığı için şampiyonalardan men edilecekti.

Ama başkanın gidişinin ardındaki sebep kulübün geldiği bu acıklı hâl değildi. Bilakis, spor kariyerinde yükseldiği bile söylenebilir. Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu başkanı olmak için istifa etmişti.

theblacksea.eu adlı internet sitesinde yayımlanan Zeynep Şentek, Craig Shaw imzalı habere göre, Beşiktaş’ın içinde bulduğu borç batağını yaratan koşullardan biri Demirören’in Portekizli menajer Jorge Mendes’in şirketi Gestifute ile yaptığı kuşku uyandıran anlaşmalardı.

2010-2011 yılları arasında altı ay gibi kısa bir süre içinde, Gestifute kulübe sattığı oyuncular karşılığında 6 milyon euro komisyon aldı; hesaplamalarımıza göre takıma katılan oyuncuların Beşiktaş’a toplam maliyeti 60 milyon euronun üzerindeydi.

Collaboration’s (EIC) konsorsiyumuyla birlikte üzerinde çalıştığı Football Leaks belgeleri incelendiğinde, Gestifute’nin Beşiktaş’la imzaladığı kârlı komisyon sözleşmelerinin ne yönetmeliklere ne de o dönemin FIFA ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kurallarına uyduğu ortaya çıkıyor.

Belgeler ayrıca Mendes’in, Beşiktaş’tan 1.75 milyon euroluk alacağını tahsil etmeye çalıştığını gösteriyor. Mendes Beşiktaş’ı dava etmek istiyor, ancak danıştığı Türk avukat sözleşmelerin sorunlu olması nedeniyle “bu sorunu FIFA’ya taşımak çok riskli” diyor.

Haberde görüşünü başvurulduğu belirtilen üç ayrı hukukçu ve bir futbol finans uzmanı, Gestifute’nin sözleşmelerini menajer olan Mendes yerine unvanı sadece şirket direktörlüğü olan bir muhasebecinin imzalamış olmasının anlaşmaları usulsüz ve uygulanamaz hale getirdiğini belirttiği bilgisi de yer aldı.

Football Leaks belgeleri aynı zamanda, menajer Ahmet Bulut’un bu anlaşmalar sırasında aracı olarak kilit rol oynadığını ortaya çıkarıyor. Uzmanlar, Bulut’un adının hiçbir yerde geçmiyor olmasının ve transfer konuşmalarındaki dahlinin federasyona bildirilmemiş olmasının da problemli olduğu belirtiyorlar.

Yıldırım Demirören, Demirören Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak hâlihazırda tanınan bir isimdi. Ancak kulüp başkanlığının halk arasında kendisine popülerlik kattığı yadsınamaz bir gerçek.

Demirören, 2004 ve 2012 yılları arası Beşiktaş’ın başkanlığını yürüttü. Bu tarih aralığında kulüp hem iyi yönetilmemiş hem de yüksek miktarda borçlanmıştı. UEFA, Finansal Fair Play yönetmeliğinin gereği olarak kulübün hesap defterlerini incelediğinde bu korkunç tabloyla karşılaşmıştı.

Football Leaks belgeleri kulübün Demirören’den sonraki yönetiminin, bu durumun suçlusu olarak Demirören’i gösterdiğini ve bilhassa da Mendes ile yapılan anlaşmaları örnek verdiğini ortaya koyuyor.

Her şeyin üzerine bir de bu anlaşmaların yönetmeliklere aykırı düzenlenip imzalandığı anlaşılıyor.

Mendes ve Bulut’un Demirören’le yaptığı ilk pazarlık 27 yaşındaki sağ kanat oyuncusu Ricardo Quaresma içindi.

2010’un yaz aylarında ikili, Portekizli oyuncuyu Inter Milan’dan Beşiktaş’a transfer ettirmeyi başardı. 7.3 milyonluk bonservisiyle Quaresma, Türk futbol tarihinin en pahalıya alınan oyuncularından biri oldu. Mendes, kulüpten 2 milyon avro menajerlik ücreti aldı.

Sözleşme Mendes’in Portekiz’de kurulu şirketiyle yapıldı ve para bu şirkete gönderildi.

TFF, 2015’ten önce yapılan aracı anlaşmalarında sözleşmelerin sadece gerçek kişi ile kulüp ya da oyuncu arasında olmasını şart koşuyordu. Yani tüzel kişi olarak sayılan bir şirketle menajerlik sözleşmesi imzalanması yasaktı.











 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SPOR HABERLERİ