‘Şirket kabine’nin akçeli işleri deşifre oluyor

Türkiye, parlamenter sisteme veda edip başkanlık rejimine geçiş yaparken açıklanan ilk kabine de şirket kabinesi yorumlarına yol açtı.


Yeni kabinenin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, özel hastane zinciri Medipol’ün bağlı olduğu Medipolitan Sağlık ve Eğitim A.Ş’nin de sahibi aynı zamanda.

Eski CHP’li İBB Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, “Medipol grubuna ait ne kadar bina varsa tamamı İBB’de parsel bazında plan değişikliği yapılarak hayata geçmiştir. Aynı gün İBB’de 2 plan değişikliğinin yapıldığı bile oluyordu” diyor.


Cumhuriyet’in haberine göre, Bakan Koca’nın şirketine ilişkin bugüne dek pek çok imar değişikliği yapılmış.

Hüseyin Sağ, eski İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın Medipol’e ilişkin hiçbir plan değişikliğini reddetmediğini söylüyor.

Cumhuriyet’in derlemesine göre Koca’nın sahibi olduğu şirketlere ilişkin yapılanlardan bazıları şöyle:

- Türkiye’nin en büyük özelüniversite hastanesi kompleksi olarak adlandırılan ve 2012’de açılışı yapılan Bağcılar’daki Medipol Mega hastanesinin imar planlarına aykırı ruhsatlandırıldığı iddia edilmişti. O dönem CHP Bağcılar Meclis Üyesi olan Muzaffer Yedigöl, 1 Ekim 2012 tarihinde Meclis toplantısında söz alarak “Burada kaçak bir inşaat olduğu ortaya çıkmaktadır. Yapılan kanundışı işlemlere karşıyız” demişti.

- Maliye Bakanlığı, 2010 yılında TEKEL’e ait Unkapanı binasının 49 yıl süre ile Medipol Grup’a verildiğini açıklamıştı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, o dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’a Unkapanı’ndaki TEKEL binasının 49 yıllığına Metropol Grubu’na devredilmesini sormuş ve binanın yandaşa peşkeş çekildiğini söylemişti. Maliye Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, hazineye ait taşınmazların kamu yararı gözetilerek eğitim, sağlık, kültür ve sportif faaliyetlerde kullanılmak üzere irtifak hakkı kurulmak suretiyle bu alanlarda görev yapan kamu yararına çalışan derneklere, vergi muafiyeti tanınan vakıflara, vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına verilebildiğini kaydetmişti.

 -Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları değiştirildi: 2010 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları CHP’lilerin hayır oylarına karşın değiştirilmişti. CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi yüksek Mimar- Mühendis Mehmet Yıldız imar planı değişikliği ile 1.5 emsal inşaat artışı ve 10 kat yapılaşma izni verildiğini anımsatarak “Bu kadar yüksek yoğunlukta bölgenin doğal yapısı kalır mı? Koruma Kurulları buna nasıl onay verecek? Normal dönemlerde olsa, 10 yıl önce olsa bu plan için dünya ayağa kalkardı” demişti.

- Fatih Belediyesi’nin onarım yaptıktan sonra Bilgi Evi olarak kullandığı ve mülkiyeti İstanbul Veremle Mücadele Cemiyeti’ne ait Cibali’deki eski Verem Savaş Dispanseri binası ise geçen günlerde 10 yıllığına Medipol Üniversitesi’ne tahsis edildi. Sağ, “Kamu parası harcanarak onarılan bu bina Fatih için Bilgi Evi olarak gerekli. Verem Savaş Derneği neden kendi binasında sağlık hizmeti vermeyip özel bir üniversiteye tahsis ediyor” demişti. 

 
Öte yandan Mavi yolculuğun en önemli duraklarından Kissebükü Adalıyalı Koyu’nda tüm tepkilere karşın otel yapmak isteyen ETS Tur şirketinin sahibi Mehmet Ersoy da, yeni Kültür ve Turizm Bakanı oldu.

Son olarak şirket için Adalıyalı’daki SİT derecelerinin 1’den 3’e düşürüldüğü ortaya çıktı. Ersoy’un artık “81 milyonun bakanı” olması ve yatırdığı 5 milyon dolarını geri alarak, yatırımdan vazgeçtiğini açıklaması isteniyor. Dünyanın en güzel koyları listesinde de yer alan Adalıyalı, Kissebükü’nün girişinde bulunuyor. Adını, kıyıya yakın küçük bir adadan alıyor ve olumsuz hava koşullarında teknelerin sığınacağı doğal liman özelliğiyle biliniyor. Bodrum’da 3 oteli bulunan ETS, Adayalı’ya 4.’sünü yapmak için bakanlıklardan tahsis izni ve “ÇED gerekli değildir” kararı aldı. Bölgenin yapılaşmaya açılmasından endişe duyanlar da, özellikle 2004 yılından itibaren davalar açtılar, eylemler ve imza kampanyaları düzenlediler. 

Bodrum Deniz Ticaret Odası ve Bodrum Denizciler Derneği adına, hazırlanan imar planları ve “ÇED gerekli değildir!” kararına karşı açtıkları davalar sürerken, bölgedeki sit derecesinin 1’den 3’e düşürüldüğünü öğrendiklerini vurgulayan Avukat Betül Sümer Cinmen, “Bu karar neye dayandırıldı, bilmiyorum” dedi.

Buraya yapılacak bir otelin, mavi yolculuğa ağır bir darbe vuracağına dikkat çeken Cinmen, şunları söylüyor:

“Adalıyalı küçük bir koy. Doğal sığınak işlevi görüyor. Bodrum’dan Gökova yönüne giden mavi yolculuk tekneleri ilk molayı orada verir. Hava bozduğunda sığınacak ilk yerdir. Burada bırakın oteli, yapılacak iskeleler bile telafisi imkânsız bir bozulma yaratır. Zaten ETS’nin sahibi bakanmış gibiydi. Şimdi bakanlığın başına, çevreye, turizme onun gibi bakan birinin geçmiş olması, bizim özelimizde bütün Gökova Körfezi’ni sarsacak bir durum. Çünkü ‘nereye otel yapalım’ düşüncesindeler.Otel ne kadar lüks, tüketime dönük ve zengin Arap müşteriyi ağırlayacak özelliklere sahipse, mükemmel bir yer yaptıklarından emin oluyorlar. Oysa Gökova’da buna ihtiyaç yok. Buraya gelenler teknelerinden baktıklarında otel değil, doğa görmek istiyor.”


















Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ