Sandıklar taşınacak mı: Kürt illerinde 270 bin seçmenin oyu tehlikede!

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Kürt illerinde 'güvenlik' gerekçesiyle taşınmak ve birleştirilmek istenen sandıklara kayıtlı 270 bin seçmenin oylarının tehlikede olduğuna dikkat çekti.
Muhalefete ve cumhurbaşkanı adaylarına sorumluluk çağrısı yaptı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Kürt illerinde 270 bin seçmenin kayıtlı bulunduğu sandıkların “güvenlik” gerekçesiyle taşınmak ve birleştirilmek istendiğini açıkladı. Bu girişimi “Hükümetin seçim sonuçlarına müdahale etme isteği” olarak tanımlayan Sancar, bu konuda muhalefet partileri ve Cumhurbaşkanları adaylarına sorumluluk çağrısında bulundu.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Mithat Sancar ve partinin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, Kürt illerindeki sandıkların önemli bir bölümünün taşınmasına ilişkin taleplere dair YSK Başkanı Sadi Güven ile görüştü. Sancar ve Tiryaki, yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin ardından YSK binası önünde basın açıklaması yaptı.


270 BİN SEÇMEN VAR 

Sancar, ellerindeki bilgilere göre bölgedeki 18 ilde pek çok ilçe ve köyü kapsayacak şekilde sandık taşıma ve sandık birleştirme talebinin YSK’ye geldiğini, bu taleplerin 270 bin seçmeni etkileyeceğini aktardı.

‘SONUÇLARA DOĞRUDAN ETKİ EDER’ 

Bu taleplerle ilgili görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Sancar, şu önemli noktalar üzerinde durdu:

“270 bin seçmen çok önemli bir sayı. YSK bu talepleri kabul ederse bunun seçim sonuçlarına doğrudan etki etme ihtimali var. Tamamını kabul eder mi bilmiyoruz, fakat bu karar 200 binin üzerinde seçmeni taşımak gibi bir sonuç doğuracak bir şekilde çıkarsa seçimler şaibe altına girecektir. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sonucu bazen yüzde 0,1 bile belirleyebilir. Çok az bir miktar oyla ülkenin cumhurbaşkanının kim olacağı belirlenebilir. Seçim sonucu değişebilir.İkincisi, tabi baraj meselesi var. 250 bin seçmenin HDP oyları içindeki oranı ciddi bir orandır.”

‘GÜVENLİK GEREKÇESİ İNANDIRICI DEĞİL’ 

Bu taleplere ilişkin gerekçenin “güvenlik” olarak gösterildiğini, ancak bunun inandırıcı olmadığını söyleyen Sancar, “Taşıma talebi gelen illerin ve sandıkların büyük bir kısmı 1 Kasım’da bulundukları yerde kurulmuştu. 1 Kasım’da bile güvenli görünen bu bölgelerden şimdi sandık taşıma kararı çıkıyor. 270 bin seçmenin olduğu sandıkların yüzde 90’ı, 1 Kasım seçimlerinde oldukları yerde kurulmuştu. Nakil ve taşıma söz konusu olmamıştı. 1 Kasım seçimlerinin hangi şartlarda gerçekleştiğini bir kez daha hatırlatalım. Çok yoğun operasyonlar ve yaygın çatışmalar vardı. Oysa bugün bu çapta bir çatışma da operasyon da yok. Peki, idare neye güvenerek, orada bir güvenlik sorunu olduğunu iddia ediyor. Bu gerekçe inandırıcı değil” dedi.

İdareden gelen bu talebe ilişkin , “Hükümetin seçim sonuçlarına müdahale etme isteğinden başka bir anlama gelmiyor” diyen Sancar, sözlerine şöyle devam etti:

“Sonuçları kendi lehine değiştirme hırsından başka bir gerekçe sahip değildir. O nedenle YSK’den bu talepleri reddetmesini istedik. Eğer YSK bu talepleri gerçekten objektif bir şekilde değerlendirmezse, bu talepleri kabul ederse 24 Haziran seçimleri şimdiden şaibeli hale gelmiş olacaktır. Tıpkı 16 Nisan referandumunda mühürsüz oylar gibi, 24 Haziran seçimleri de bu ağır şaibeler altında gerçekleşecektir.

Sonuç ne olursa olsun bu şaibe hep gündemde kalacaktır. Bunun sorumluluğu gelip YSK’nin önüne konacaktır. İdare talep edebilir, YSK seçmenin hakkını korumakla görevlidir.”

‘MUHALEFETE SORUMLULUK ÇAĞRISI’

Sancar, bu konuda özellikle muhalefet partilerine ve Cumhurbaşkanları adaylarına sorumluluk çağrısında bulundu. Sancar, “Büyük bir şaibe çok büyük bir adaletsizlik doğurma ihtimali olan bu işleme karşı sesinizi yükseltin. Seçimlerin sonucu değiştirebilecek ağırlıktaki bu müdahaleye karşı kararlı bir duruş sergileyin. Eğer bunu yapmazsanız daha sonra seçim sonuçlarından şikayet etme hakkını da peşinen kaybederseniz. İktidarın istediği sonucu bu tür işlemlerle elde etmesini engellemek için demokrasi güçlerine çok önemli görev düşüyor. Herkes bu sorumluluğun bilincinde hareket etmelidir. Eğer YSK bu taleplerin büyük bir kısmını kabul ederse özellikle muhalefet partileri taşıma kararı verilen yerlerde seçmenin güven içinde oy kullanmasının sağlanması için mutlaka çalışma yapmalıdırlar. STK’ler için de aynı şey geçerlidir. Taşıma kararı verilen köylerde seçmenin kendinin güvende hissederek oyunu özgür iradesiyle kullanabilmesi için çalışma yapmak herkesin görevidir” diye konuştu.

‘SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ’

“Yeni bir mühürsüz oy vakasıyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz yüksektir”diyerek uyarısını yineleyen Sancar, “Biz HDP olarak bütün imkanlarımızla burada seçmenimizin hakkının gasp edilmesi, oylarımızın çalınmasını engellemek için her şeyi yapacağız. Bütün imkanlarımızla çalışacağız fakat bu sadece HDP’nin sorunu değildir. Bu aynı zamanda bütün Türkiye için demokrasinin geleceği sorunudur. O nedenle meseleyi sadece HDP’ye bağlamak ve HDP’ye bırakmak büyük bir sorumsuzluk olur. Hep birlikte çalışmalıyız. Eğer YSK bu talepleri onaylarsa bundan sonra görev ve sorumluluk demokrasi güçlerindedir, muhalefet partilerindedir. Biz bu konuda herkesle ortak çalışma yürütmeye hazırız. Özellikle bu taşıma ve birleştirme kararı verilen köylerde seçim güvenliği açısından her türlü çalışmayı yapmak için çağrıda bulunuyoruz” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ