Kılıçdaroğlu: Baskı devam ederse toplumda patlamalar kaçınılmaz olur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Baskı devam ederse toplumda patlamalar kaçınılmaz olur." şeklinde konuştu.
AKP Hükümetinin rejime dönüştürdüğü yönetim şeklinde sert bir şekilde yüklenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'OHAL'inize güvenmiyoruz.' ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, “Baskı süreci devam ederse toplumda patlamalar kaçınılmaz olur” uyarısında bulundu.

Cumhuriyet'ten İklim Öngel'in haberine göre, Kılıçdaroğlu’nun 'OHAL’de Yeter’ forumundaki konuştu. 

Kılıçdaroğlu, "İktidara güvenmiyorduk, F.. ile aynı menzile yürüyordu. “Ne istediniz de vermedik” diyorlardı. Onun için dedik ki “Sizin OHAL’inize güvenmiyoruz. O nedenle Meclis’te ‘hayır’ diyeceğiz” dedik ve “hayır” oyu kullandık."diye konuştu. 


'BEDELİ VARSA ÖDEYECEĞİZ'

Sivil darbe döneminde de 'sırtı kalın' olanların hapisten çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "20 Temmuz darbesi ve onun getirdiği OHAL ile mücadele etmek, insan olmanın ve insana saygı duymanın bir gereğidir. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Bedeli varsa ödeyeceğiz. Kendi ülkemizde gelişmiş bir demokrasi atmosferinde yaşamak istiyoruz. Medya, gazeteciler, yazarlar özgürce yazmalı, üniversiteler özgürce konuşmalı. Baskı süreci devam ederse toplumda patlamalar kaçınılmaz olur. Türkiye’nin daha fazla bedel ödemesini istemiyoruz. Türkiye’nin daha fazla geri gitmesini istemiyoruz. İnsan hakları ihlallerinin olmasını istemiyoruz. Hep birlikte, farklı düşüncelerle beraber, huzur içinde yaşamak istiyoruz ve mücadelesini vereceğiz. " dedi.

'HÜKÜMET ANAYASAYI AYM KARARIYLA ASKIYA ALDI'

 KHK’lerin AYM kararı ile birlikte anayasayı askıya alan bir sürecin başlangıcı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Siyasal iktidar hukuk dışında her türü düzenlemeyi yapacak güce erişti.  Anayasa açıkça ihlal ediliyor. Pek çok alan KHK ile düzenlendi. Neden? Hükümet anayasayı AYM kararıyla askıya aldığı için. Artık bu tabloyu, bu giysiyi Türkiye’ye giydiren AYM’nin yeniden oturup düşünmesi gerekir. AYM’ye çok önemli bir fırsat daha sunduk. Sivillere dokunulmazlık getiren düzenlemeyi AYM’ye taşıdık. Umarım hukuk onların kapısını çalar ve “Ne yapıyorsunuz?” der, umarım akıl galip gelir. Yargıyı kuşatmak istiyorlar" iddialarında bulundu. 

İktidarın yargıyı kuşatmak istediğini ve aleyhte olabilecek tüm yargıyı susturmak istediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "Yargı tümüyle iflas etmiştir: Alt mahkeme “Ben AYM kararını tanımam” diyor. Neden öyle diyor? Eğer suçluyu yargı değil de siyasi otorite belirliyorsa ve yargı siyasi otoritenin söylediğini onaylar makama gelmişse orada hukuk bitmiştir. Türkiye belli bir sürecin içine bilinçli olarak sokuldu. Siyasi otorite suçluyu belirlemekte, yargı onaylamaktadır" dedi.

HALKIN UMUDU YOK

Forumda konuşan Prof Dr. İbrahim Kaboğlu, yürürlüğe konan KHK’lerin  hukuken yok hükmünde olduğunu dile getirdi. Kaboğlu," Son KHK ise devletin varlık nedenini sorgulatan bir KHK niteliğindedir. OHAL’de anayasa değişikliği yapılamaz. Hele hele sistem değişikliği yapan bir değişiklik hiç yapılmaz. Ama bu anayasal düzeni ortadan kaldırma pahasına yapıldı." dedi. 

12 EYLÜL'DEN KARANLIK

12 Eylül'den bile karanlık günlerin yaşandığnı dile getiren Kaboğlu, "12 Eylül döneminde bir hukuk umudu vardı. Yaşadığımız dönem umudun hiç olmadığı, iktidarı kullananlar tarafından dillendirilmediği bir şey. Amaç hukuku tesis etmek değil, kaldırmak oluyor" diye konuştu. 

Yine forumda konuşan Avukat Turgut Kazan, "Yargı bağımsızlığı hiç kalmamıştır. Gerçek budur. Sıkı yönetim dönemlerinde DİSK gibi davalarda müdafilik yapmaya çalışmış bir avukatım. Bugün karşı karşıya kaldığımız durum sıkı yönetimden de FETÖ’cü yargıçların elindeki özel yetkili mahkemelerden de çok daha kötüdür. Eskiden o halde varım derdik. Şimdi düşünüyorsan OHAL’de yoksun. "dedi. 

'YA HERŞEYİ KAYBEDECEĞİZ YA DA...'

OHAL koşullarında seçim yapılamayacağını dile getiren eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, " Hayati bir dönemeçteyiz. Ya her şeyi kaybedeceğiz ya da yeni bir Türkiye kuracağız. Yeni bir Türkiye için böyle bir birlikteliği sağlamalıyız." diye konuştu. 

ÇHD’nin ve insani yardım sağlayan STK'ların kapatılmış olmasının ciddi sorunlar yarattığını dile getiren İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan, "Çok sayıda arkadaşımız pasaportu olmadığı için yasadışı yollarla dünyanın başka yerlerine gitmek zorunda kaldı. Birçok arkadaşımız tehdit ediliyor. Devlet içindeki çeteleşmeler sivil toplumu tehdit ediyor" dedi.

SONUÇ BİLDİRGESİ 

Forumun ardından sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildiride şu taleplere yer verildi:

* İktidar tarafından yaratılan yeni rejim, parlamenter demokrasiye, milli iradeye ve Cumhuriyete yönelik bir operasyonun adı olmuştur. Sonuç olarak OHAL ilanı, haklı ve hukuki hiçbir gerekçeye dayanmamaktadır.

* Darbecilerin tüm amaçları OHAL darbesi ile hayata geçirilmiştir. Darbeciler şu anda içeride olmakla birlikte, fikirleri iktidardadır.

* Ülkemizi adım adım karanlığa sürükleyen bu kuşatma demokratik mücadele ile yarılmalıdır.

OHAL’in hedef aldığı toplumun tüm kesimleri olarak 12 maddelik bir çağrı yapıyoruz; OHAL derhal kaldırılmalı ve KHK düzenine son verilmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama ve denetleme yetkisi tekrar teslim edilmeli, gasp edilen milletvekili hakları iade edilmelidir.

* Toplantı ve gösteri özgürlüğünü kısıtlayan tüm kararlar ile sokağa çıkma yasakları olmak üzere, özgürlüğü kısıtlayıcı tüm yasaklar derhal kaldırılmalıdır.

* Haklarında ihraçlarını gerektirecek bir kesin hüküm yokken ihraç edilen yüz bini aşkın kamu görevlisi, tam anlamı ile açlığa terk edilmiştir. 657 sayılı yasaya da uygun olarak haklarındaki ihraç işlemi, açığa alma işlemine dönüştürülerek, kendilerine adli ve idari adil yargılanma hakkı tanınmalıdır.

* Eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yaşama hakkının, içinde bulundukları hassas durum da göz önüne alınarak derhal görevlerine iade edilmelidir.

* İfade, konuşma ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılar sona erdirilerek, yaptıkları haberler, yazıları ve konuşmaları nedeniyle cezaevinde bulunan basın emekçileri özgürlüklerine kavuşturulmalıdır.

* F... ile uzaktan yakından alakaları olmamasına karşın, yalnızca muhalif oldukları için hukuka aykırı olarak kapatılan demokratik kitle örgütleri bir an önce açılmalı, el konulan yazılı ve görsel medya kurumları teslim edilmelidir. İhraç edilmiş olan ya da haklarında adli ve idari soruşturma olmayan akademisyen ya da diğer çalışanların, başka alanlarda çalışmasını yasaklayan düzenlemeler derhal kaldırılmalı, iptal edilen pasaportları iade edilmelidir.

* Cinsiyetçi, ayrımcı, anti-laik, bilim dışı uygulamalarla doldurulan eğitim programlarına derhal son verilmelidir.

* AKP’nin görevden baskıyla el çektirdiği AKP’li belediye başkanları ve diğer siyasetçiler hakkında soruşturma başlatılmalıdır.

* OHAL döneminde gerçekleştirilen tüm idari işlemler ve kamu ihaleleri bağımsız bir komisyon tarafından incelenmelidir.

* Paramiliter oluşumlar ile ordu ve polis teşkilatındaki gayrimeşru siyasi oluşumlara ilişkin iddialar, bağımsız yargı organlarınca incelemeye alınmalıdır.
Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ