Fehmi Koru'nun son gözlemi: 'Kaytarmayın, dananın kuyruğu kopacak’

Kamuoyu araştırma şirketlerinin ekserisinden gelen sonuçlar AKP için olumsuz bir tablo ortaya koyarken ‘Cumhur İttifakı’nın yüzde 50’yi bulamadığını söylüyor.

İktidar kanadında ise anket sonucu açıklayan şirket bulmak neredeyse yok gibi. AKP’li yazarların kalemleri ise kaygı mesajları ile dolu. Ancak muhalefet kanadında da iktidar kanadında da sandığa gitmeme endişesi hakim. Bu yüzdendir ki son günlerde sandık çağrısı tekrarlanıyor her fırsatta.

Erken seçim kararının alındığı ilk günden bu yana izlenim ve öngörülerini kişisel blogunda kaleme alan Fehmi Koru, son yazısında “Dananın kuyruğunun kopmasına pek az kaldı” diyor ve ekliyor:


“Gözlemciler katılımın her zamankinden daha da yüksek olabileceği öngörüsünde bulunuyorlar; benim gözlemim de o yönde, umudum da öyle. Herkes herkesi sandığa gitmeye teşvik etsin derim. Tembelliğin, kaytarmanın zamanı değil.”

Koru, geçmiş dönemlerle bugün AKP’nin 16 yıllık iktidarının sonunda gelinen noktayı anlatırken “Karşı tarafın ‘düşman’ olarak görülmediği dönemlerden söz ediyorum. Geçti o günler. Umarım, o günler yeniden geri gelir” umudunu dile getiriyor.

24 Haziran’da sandık başına gidildiğinde ülkeyi kimlerin yöneteceğinden çok kimlerin yönetmemesi gerektiği yolunda bir tercihte bulunulacağını söyleyen Koru, “Taraflar öyle oluştu, kararlar da o yönde olacak. Bu da bir şey. Oyumuzun değerini artıran bir özellik de” görüşünü dile getiriyor. 

Bazılarının seçime ‘küçük kıyamet’ değeri yükleyerek yanlış yaptıklarını savunan Koru, “Herkes sabırla sıranın kendisine gelmesini beklemeyi bilmeli” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Propaganda savaşları karşısındakileri incitecek bir üslupla yapılıyor bizde. Vaktiyle idam cezası uygulanan alanlara ‘siyaset meydanı’ denilirdi; geçmişimizde idam cezaları genellikle siyasete karışanlara uygulandığı için olmalı. Şimdilerde idam cezası yok, ancak insanların şeref ve haysiyetlerinin katledildiği alanlar bulunuyor. Kimse siyaset yüzünden çoktandır -çok şükür- kellesini kaybetmiyor, cellatlık mesleği de tarihe karıştı; ancak şeref ve haysiyet celladı denilebilecek konumda olanların varlığı devam ediyor.”







Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ