CHP liderinden aylar sonra gelen itiraf: 24 Haziran gecesi iyi bir sınav veremedik!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimlerinden aylar sonra seçim gecesi iyi sınav verilemediğini kabul etti.

Gazeteduvar’dan Özlem Çelik Akarsu’ya konuşan Kılıçdaroğlu, “24 Haziran gecesi iyi bir sınav vermedik, bunu açıklıkla kabul etmek lazım. Keşke 24 Haziran akşamı iyi bir sınav verebilseydik bu küskünlük de olmasaydı. Eğer bir kusur ve kabahat varsa o kusur ve kabahat bizim…" itirafında bulundu.

Seçmenin küskünlüğü tartışmalarıyla ilgili de, “Kızgınlıkta haklılar ama sandığa gitmemek AKP’ye oy vermek anlamına gelir” uyarısında bulundu.


3. havalimanı inşaatında yüzlerce işçinin haklarını arayan protestolar nedeniyle gözaltına alınmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “İşçi kardeşlerimiz haklılar” yorumunu yaptı ve ekledi:

“Yani “Aylardır bize açıktan ödeme yapılıyor, firmalar vergi kaçırıyor” diyor. Ne diyor damat bu konuda? Maliye Bakanlığı harekete geçti mi bu ihbarla ilgili olarak? Öte yandan iş sağlığı koşullarının iyileştirilmesini talep ediyorlar. Çalışma Bakanlığı müfettişleri harekete geçti mi?  “Siz o şantiyede kölelik düzeniyle mi işçi çalıştırıyorsunuz, nedir bu şikâyetler, talepler” dedi mi?”

Seçim gecesi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin kusurlu olup olmadığı yönündeki soruya ise, Kılıçdaroğlu, “Ona da girmek istemiyorum. O defteri kapatmak istiyorum” yanıtını verdi.

Seçmendeki kızgınlık ve küskünlükle ilgili Kılıçdaroğlu, “Bir kızgınlık var, doğru. Kızgınlıkta haklılar ama sandığa gitmemek AKP’ye oy vermek anlamına gelir. Sandığa herkesin gitmesi lazım. Adaylar belirlenmeden bu kızgınlıklar tam anlamıyla giderilebilir mi? Hayır. Adaylar ortaya çıkacak, seçmen ister kırgın olsun ister olmasın adayı görecek” diye konuştu.

Yerel seçimlerde partilerin adaylarının ön plana çıkacağına değinen Kılıçdaroğlu, “Yerel seçimlerde parti kimliklerinden çok aday kimliği öne çıkar. Kente en iyi hizmeti kim sunar? Dolayısıyla halk buradan yola çıkarak birleşir. Yerel seçimlerde genel seçimlerde olduğu gibi katı, keskin bir ittifak doğası gereği söz konusu olmaz” görüşünü dillendirdi.

Adayları belirleme sürecine dair soruya ise, Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:

“...anketler de olacak, örgütün eğilimi de alınacak. İstanbul’da devasa bir örgütümüz var. Biz Ankara’da oturup diğer illerdeki adayları belirlemeyeceğiz. Örgüt ile bir araya geleceğiz, il ve ilçe başkanlarıyla… Büyükşehiri almak için ilçe belediyelerinin de büyük bir kısmını almamız lazım. Eyüp’ü, Kâğıthane’yi, Beykoz’u, Üsküdar’ı, Küçükçekmece’yi… Yeni ilçelerin de alınması gerekiyor. Bir bütün olarak düşünmek ve ona göre hareket etmek gerekiyor. Büyükşehir belediye başkan adayı ile ilçe belediye başkan adayları arasında sağlıklı ve tutarlı bir iş bölümünün olması lazım.”

Ekonomik krizle ilgili de yorum yapan Kılıçdaroğlu, AKP’yi hanedanlık kurmakla suçladı:

"Bugün, yani 20 Temmuz sivil darbesinden sonra Türkiye’de bir hanedanlık kuruldu. O kadar ileri gittiler ki, hanedan, Türkiye Varlık Fonu A.Ş. Başkanlığı’na kendisini atıyor. Düşünün, Türkiye’nin bütün büyük kuruluşlarını yönetecek, onlarla ilgili karar alacak pozisyona gelmiş oluyor.

Ne Sayıştay denetimi var ne de TBMM denetimi… Bütçesi de parlamentonun dışında bir bütçe. Orada bir yolsuzluk olduğunda kimse bilmeyecek, kimse denetlemeyecek. Bir şirket kurulduğunda bunu Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu denetler; yeri gelir Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı denetler. Ancak Varlık Fonu A.Ş.’yi hiçbir kuruluş denetleyemeyecek.

Devlette liyakat olmazsa devlette çürüme başlar çünkü devlette ehliyet değil sadakat öne çıkmış olur. ‘Bu bizim adamımız, bizim memleketten, amcamın oğlu’ anlayışıyla siz bunları devletin belli postlarına yerleştirirseniz o devlette çürüme başlar."













 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ