AGİT'in beklenen Referandum raporu

AGİT usülsüzlükleri, eşitsizlikleri, yasaların çiğnenmesini madde madde rapor etti..
Avrupa Birliği ve ABD’nin değerlendirmesini beklediği Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) referandumla ilgili ön raporunu Ankara’da açıkladı. AGİT heyeti, referandum boyunca iki tarafın eşit olmayan şartlarda yarıştığını belirterek, sayım sürerken alınan "mühürsüz zarf" kararının önemli bir korumayı ortadan kaldırdığını ve yasaya aykırı olduğunu söyledi.

Türkiye'de bulunan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) uluslararası gözlem heyeti, anayasa değişkliği referandumunun "eşit olmayan şartlarda" gerçekleştiği sonucuna vardı. Heyet, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) dışarıdan getirildiği kanıtlanmadıkça mühürsüz oyların da geçerli sayılacağını açıklamasının kanunla çeliştiğini vurguladı.

AGİT gözlemcileri düzenledikleri basın toplantısında "Türkiye referandumu, eşit olmayan şartlar altında yürütüldü" denildi.


"Oy sayım prosedüründe son değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı" vurgusu yapılan açıklamada, "Referandumda iki taraf eşit şartlara sahip değildi, 'Evet' kampanyası medyayı domine etti" de denildi. 

Referandumun Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmadığının altının çizildiği açıklamada, "Demokratik süreç için hukuki altyapı yetersiz" ifadesine yer verilirken şunlar kaydedildi:

AGİT heyetinin "İlk bulgular ve sonuçlar" başlıklı raporunda dile getirilen eleştiriler şöyle:

-16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu eşit şartlara sahip olmayan bir ortamda gerçekleşmiş ve kampanyanın iki tarafı eşit olanaklara sahip olmamıştır.

-Altyapı projelerinin açılış merasimleri gibi devlet törenleri kampanya amacıyla kullanılmış, ilgili şehirlerde etkinlik günleri için kamuya ait toplu taşıma araçları sürekli olarak ücretsiz kullanıma sunulmuştur.

-Seçmenlere tarafsız bilgi sağlanmamıştır

-Referandum, başarısız darbe girişimi sonrasında ilan edilen vazgeçilmez olan temel özgürlüklerin kısıtlandığı bir olağanüstü hal altında gerçekleşmiştir.

-Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimini takiben, tümü hakim olan üç YSK üyesi ve 221 alt kademe seçim kurulu başkanı görevden alınarak, yerlerine başkaları atanmıştır.

-Bir dizi olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri referandum idaresinin tüm kademelerinde geniş çaplı ikamelere(değişikliklere) neden olmuştur: 9 il seçim kurulu başkanı görevden alınmış ve ikisi daha gözaltına alınmıştır, 143 ilçe seçim kurulu başkanı görevden alınmış ve 67’si daha gözaltına alınmıştır. 500’den fazla her düzeydeki seçim kurulu personeli de gözaltına alınmıştır.

-Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından referans gösterilen çeşitli kaynaklara göre bu sayı (Güneydoğu'da yerinden edilip oy kullanamayanlar) 355.000 ila 500.000 kişi arasındadır. 24 Referandum gününde, URGH gözlemcileri bu seçmenlerden bazılarının oy kullanamadığı yönünde bilgilendirilmiştir.

-Başbakan ve anayasal olarak partilerden bağımsız olması ve görevini tarafsız şekilde
yerine getirmesi gereken Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere bazı ileri gelen ulusal düzeyde kamu görevlileri ve çok sayıda daha alt kademedeki kamu görevlileri tarafından desteklenmiştir. Bu durumlar, AGİT 1990 Kopenhag Belgesi’nin 5.4 sayılı paragrafına aykırı şekilde, parti ve devlet arasındaki çizginin belirsizleşmesine sebep olmuştur.

-“Hayır” destekçileri kampanya faaliyetleri sırasında çok sayıda durumda polis müdahaleleri ve şiddet içeren saldırılar ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu ihlaller kampanyalarda özgürlük ve eşitlikle ilgili AGİT taahhütlerine, Avrupa Konseyi standartlarına ve diğer uluslararası yükümlülüklere aykırıdır.

-Medyada tek bir tarafın baskın şekilde yer alması ve medyaya yönelik kısıtlamalar seçmenlerin çoğulcu fikirlere erişimini azaltmıştır.

-Olağanüstü hal altında ifade özgürlüğü daha da kısıtlanmıştır; örneğine rastlanmamış sayıda gazetecinin tutuklanması ve basın-yayın organlarının kapatılması dalgası geniş çaplı oto-sansüre yol açmıştır. AGİT/DKİHB medya izleme sonuçları “Evet” kampanyasının medya yayınlarına hakim olduğunu göstermiştir.

-YSK günün geç saatlerinde oy pusulalarının geçerliliği kriterlerini ciddi şekilde etkileyen talimatlar yayınlamış ve yasaya aykırı biçimde önemli bir güvenlik tedbirini ortadan kaldırmıştır.

-Cumhurbaşkanı ve birtakım ileri gelen devlet yetkililerinin "Evet" kampanyasına etkin katılımı nedeniyle kampanya dengesiz olmuştur.

-Kampanya dili birtakım üst düzey yetkililerin "Hayır" destekçilerini terörist destekçileri ile bir tutması ile lekelenmiştir.

-"Hayır" destekçileri kampanya faaliyetleri sırasında çok sayıda durumda polis müdahaleleri ve şiddet içeren saldırılar ile karşı karşıya kalmışlardır.

-Sayım süreçlerindeki son değişiklikler önemli bir emniyet tedbirini ortadan kaldırmış ve bu değişikliklere muhalefet tarafından itiraz edilmiştir.

-YSK sürecin bazı yönlerine yönelik düzenlemeler yapmış ve talimatlar vermiş olsa da yasal çerçeve "gerçekten demokratik bir referandum gerçekleştirmek için" yetersiz kalmıştır.

-Anayasanın 72 maddesini etkileyen 18 maddelik anayasa değişikliği teklifi, tek bir paket halinde oylanmıştır. Bu durum seçmenlere değişikliklerle ortaya konan farklı konuların her biri için ayrı ayrı tercih yapma şansını sağlamamıştır.

-Önerilen değişikliklerin hiçbiri oy pusulalarında yer almamış; seçmenlerden basitçe "Evet" veya "Hayır" seçeneklerinden birini seçmeleri istenilmiştir.

-Sandık Kurullarında siyasi partilerin temsili tümüyle dengeli olmamıştır ve muhalefet partileri tarafından atanan 170 sandık kurulu başkanının reddedilmesi ile olumsuz şekilde etkilenmiştir.
Birleşmiş Milletler rakamlarına göre Güneydoğuda yerlerini çeşitli nedenlerle terk etmek zorunda kalan 355 ila 500 bin kişi seçmen kaydı konusunda sıkıntı yaşamıştır. Referandum gününde, URGH gözlemcileri bu seçmenlerden bazılarının oy kullanamadığı yönünde bilgilendirilmiştir.

-Kamu kaynaklarının kötüye kullanımına dair durumlar ülke çapında gözlemlenmiş ve medyada geniş şekilde yer almıştır.

-Raporda, referandumun teknik açılardan iyi idare edildiği ve referandum gününün düzenli bir şekilde yürütüldüğü ifadesi de yer aldı. Seçmenlerin seçmen listelerindeki bilgilerini doğrulayabildikleri ve değişiklik talep edebildiklerine de raporda yer verildi.

-ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, bu raporu açıklayıncaya kadar referandum sonuçları ile ilgili yorum yapmayacaklarını söylemişti.

Raporun tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ