Harvardlı akademisyen Altındiş: Bu henüz tsunaminin ilk dalgası

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle Türkiye’de 1101 kişi hayatını kaybetti, vaka sayısı da 52 bin 167'ye yükseldi.






Türkiye’deki vakaları değerlendiren Boston College Biyoloji bölümünde çalışan, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Emrah Altındiş, “Bu henüz tsunaminin ilk dalgası” dedi ve “Trend böyle sürer ve karantina uygulanmazsa yakında 10 dakikada, ardından belki de beş dakikada bir yurttaşımızı kaybedeceğiz, çok dikkatli olmalıyız. Hemen enfekte şehirlerde iki-dört hafta sürecek karantinalar uygulamaya başlamalıyız” ifadelerini kullandı. 

Vaka artış hızında Türkiye’nin Amerika’nın ardından İspanya ile ikinci sırada olduğunu belirten Altındiş, şunları söyledi:

 “Bu yükseliş çok endişe verici. Şu anki vaka sayısı artışımız İtalya’nın da Çin’in de çok üzerinde, yani daha sert bir şekilde yükseliyoruz. Bu da yine İtalya’da ve İspanya’da yaşananları bildiğimiz için -biz onları iki-üç hafta geriden takip ediyoruz- endişemizi artırıyor. Bununla birlikte bugün görülen 50 bini aşan vaka, bundan iki ya da dört hafta öncesinde enfekte olan ve semptom göstererek hastaneye kabul edilen insanlarımız. Bilimsel çalışmalarda vakaların sadece yüzde 20’sinin hastaneye başvuracağı tahmin ediliyor, bu tahminle Türkiye’de en az 250 bin enfekte insanımız var. Bu 250 bin insanımız geçtiğimiz bir ay içerisinde başka insanları da enfekte etti. Dolayısıyla şu an gördüğümüz rakamlar buz dağının görünen yüzü.”

31 şehirde iki günlük sokağa çıkma yasağının ilan edilmesinin ardından insanların marketlere ve fırınlara akın ettiği görüntüleri değerlendiren Altındiş, “Binlerce insanın marketlerde, fırınlarda hiçbir önlem almadan temas kurduğunu gördüm. Haftalardır bilim insanları olarak enfekte şehirlerde karantina isteyip, sosyal mesafelenmenin önemini anlatmaya çalışırken, devleti yönetenler bu kararları ile virüse aradığı fırsatı altın tepside verdiler. Bu iki saat evvelden ilan edilen iki günlük karantinadan dolayı enfekte olan insanlarımızı iki-dört hafta sonra Sağlık Bakanı’nın açıklamalarında sayı olarak göreceğiz. Skandal sadece bunun insanları paniğe sevk edecek şekilde iki saat öncesinde açıklanması değil, dünyanın hiçbir yerinde iki gün uygulanmış karantina olmamış, zira bu karantinanın mantığına aykırı. Amacımız enfekte insanları taşıyıcı olamayacakları noktaya kadar evde tutmak, bunun için de en az 14 güne ihtiyacımız var, bu 14 günde semptom gösterenleri yakalayıp, semptomsuzların da evlerinde bağışıklık sistemleri ile enfeksiyonu yenmelerini beklemeli, bu arada sağlık sisteminin ihtiyacı olan zamanı kazanmalıyız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de her 15 dakikada bir kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Altındiş, “Trend böyle sürer ve karantina uygulanmazsa yakında 10 dakikada, ardından belki de beş dakikada bir yurttaşımızı kaybedeceğiz, çok dikkatli olmalıyız. Hemen enfekte şehirlerde iki-dört hafta sürecek karantinalar uygulamaya başlamalıyız. İstanbul’un bir dezavantajı da ABD’de olan özerk bir yapımızın olmaması. Örneğin Kaliforniya valisi ben Kaliforniya’da karantina ilan ediyorum dedi iki-üç hafta önce, Trump’a rağmen. Ekrem İmamoğlu’nun ya da diğer belediye başkanlarının ne yazık ki böyle bir resmi yetkileri yok ve tüm kararlar tek bir adamın iki dudağı arasında” diye konuştu.

Altındiş, “Hayat ne zaman normale döner?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Bu çok zor bir soru zira virüsü tanımıyoruz. Kimi epidemiyologlar bu virüsün artık yaşamımızın bir parçası haline geleceğini düşünüyorlar. Şunu kolayca söyleyebiliriz önümüzdeki üç ay içerisinde ortadan kalkacak bir virüs ile karşı karşıya değiliz, planlarımızı bir aşı yapılana kadar, buna göre yapmalıyız. Ki her şey iyi giderse aşının da üretim aşamasına gelmesinin en az bir senesi var. Bir de ilk dalgayı atlattıktan sonra, ikinci, üçüncü dalga vaka artışları ile karşılaşma riskimiz var. Çin mesela, şu anda harıl harıl ikinci dalgaya hazırlanıyor; enfeksiyon tekrar yayılırsa diye solunum cihazları, yoğun bakım üniteleri, maskeler, testlerle hazırlıkların yapıldığını söylüyorlar. 

Henüz bugün enfekte olanların yarın tekrar enfekte olup olamayacaklarını kesin olarak bilmesek de şimdiden, antikor temelli testleri çoğaltmamız ve toplumda kimlerin hastalığı geçirdiğini tespit etmemiz gerekiyor. Almanya’da bu yönde adımlar atılıyormuş, Türkiye’de de eğer bu şekilde testler hızla geliştirilirse bu yavaş yavaş yaşamın da insanların psikolojisinin normale dönmesi için etkili olacaktır.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SAĞLIK HABERLERİ