Zaman Gazetesi yazar ve yöneticileri bugün tekrar hakim karşısına çıkıyor

Olağanüstü Hal'den (OHAL) kayyım atanarak devletin el koyduğu Zaman Gazetesi yazar ve çalışanları şaibeli darbe girişimi sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Müebbetle yargılanan çalışanlarla yazarların bugün tekrar hakim karşısına çıkıyor.
OHAL’de kapatılan Zaman gazetesinin yaklaşık 21 aydır tutuklu eski yönetici, yazar ve çalışanları, bugün tekrar hakim karşısına çıkıyor. Duruşma İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi yerleşkesinde bulunan salonda yapılıyor. 31 kişinin yargılandığı davada 18 tutuklu bulunuyor. Son duruşmada mahkeme eski Zaman Gazetesi reklam servisi çalışanları Hüseyin Belli, Onur Kutlu ve İsmail Küçük’ün tahliyesine karar vermişti. 16 Mart’ta ise tutuklu gazeteci Şahin Alpay AYM kararıyla cezaevinden çıkıp ev hapsine alınmıştı.

Davada Şahin Alpay, Ali Bulaç, Ahmet Turan Alkan, Mümtaz’er Türköne, Zaman Gazetesi’nin eski Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal, İbrahim Karayeğen, Orhan Kemal Cengiz, eski öğretim görevlisi ve köşe yazarı İhsan Dağı’nın da aralarında bulunduğu çoğu gazeteci 31 kişi yazdıkları yazılardan dolayı müebbet hapis cezası ile yargılanıyor. Gazeteciler iddianamenin hazırlanması için 300 gün, hâkim karşısına çıkabilmek içinse tam 419 gün beklemişti. İlk kez 19 Eylül’de hakim karşısına çıkmıştı.

YAZI YAZMALARI SUÇ OLARAK GÖSTERİLİYOR


Davanın 64 sayfalık iddianamesinde tüm sanıklar hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla da 15 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İddianamede, isnat edilen suçlara konu olan tüm “kanıt” köşe yazılarından müteşekkil. İddianame, gazeteciler hakkında “17 Aralık 2013 tarihinde yolsuz ve rüşvet operasyonlarında sözde F..-PDY’nin kamudaki uzantılarına yazıları ile destek verdikleri öne sürülüyor. İddianame daha sonra 15 Temmuz 2016 darbesi ile bağlantılandırılıyor. İddianame yine köşe yazıları ve haberlerden yola çıkarak gazeteci ve yazarları, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, terör örgütüne üyelik” gibi suçlar yöneltiyor. İddianamede, “Görünürde suç unsuruna rastlanılmayan yazılarında… şüpheli yazarların tek başına suç unsuru olduğu belirlenememekle birlikte örgütsel hedef ve amacı tamamlayan yazılar” tanımlaması da dikkat çekiyor.


 
Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER MEDYA HABERLERİ