‘Türkiye’de işkence karşısında AB’nin tavrı utanç verici ölçüde yetersiz’

Eklenme tarihi :
‘Türkiye’de işkence karşısında AB’nin tavrı utanç verici ölçüde yetersiz’
Turkey Tribunal’in (Türkiye Mahkemesi) organize ettiği online seminerde insan hakları savunucuları 15 Temmuz’dan bu yana Türkiye’de işkencenin sistematik hâle geldiğini ve sorumluların hiçbir şekilde soruşturulmadığını söyledi.


Brüksel merkezli Turkey Tribunal’in kurucularından Belçikalı hukuk profesörü Johan Vande Lanotte’nin açılışını yaptığı dün gerçekleşen Webinar’da, Kanada İşkence Mağdurları Merkezi’nden (CCVT) Ezat Mossallanejad ve Brüksel’deki İşkenceye Karşı Dünya Organizasyonu’ndan (OMCT) Mushegh Yekmalyan, Türkiye’deki işkence vakalarını ele aldı.

Ayrıca Ankara’da gözaltına alınan ve işkenceye maruz bırakılan Erhan Doğan da yaşadıklarını anlattı.


Açılış konuşmasında Vande Lanotte, Turkey Tribunal’in işkence ve adam kaçırmalar konusunda raporlar yayınlayacağını, bunların her biriyle ilgili de toplantılar gerçekleştirileceğini belirtti. Tribunal aynı zamanda bu raporlarla birlikte Halk Mahkemesi hüviyetiyle sorumlularla ilgili bir yargılama da gerçekleştirecek.

Belçikalı hukukçu işkencenin pek çok ülkede görüldüğünü ancak Türkiye’de en büyük problemin cezasızlık olduğunu vurguladı. Türkiye’de işkence iddialarının yalnızca yüzde 1’inin soruşturulduğunu aktardı.

Ezat Mossallanejad, çalıştığı Kanadalı organizasyonun 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana Türkiye’deki işkence mağdurlarıyla görüştüğünü, onların hikâyelerini kayıt altına alıp rehabilitasyon için yardımcı olduklarını söyledi.

Askerî darbe dönemleri ve otoriterleşen yönetimlerle birlikte işkencenin arttığına şahit olduklarını kaydetti. Kanada merkezli CCVT, 2017-18 arasında Türkiye’den 52 işkence mağduru ile çalışmış.

Mossallanejad, Türkiye’de hükümete muhalif herkesin işkenceyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. PKK’yla ilişkilendirilenlerin, Alevilerin, azınlıkların, LGBT bireylerin işkenceye uğradığını anlattı.

Mossallanejad’e göre, polisin işkence yöntemleri arasında en yaygın olanı falaka. Gözaltında tecavüz vakalarının yaygın olmadığını fakat yaşandığını, cinsel taciz, elektrik verme ve yakma gibi fiillerin de işlendiğini aktardı. Fiziksel işkenceye çoğunlukla aile bireyleriyle tehdit, aşağılama gibi psikolojik işkencenin de eşlik ettiğini söyledi.

CCVT, bu sebeple işkence mağdurlarına yoğun şekilde psikolojik destek vermeye çalışıyor. Mossallanejad, işkence mağdurunun ömür boyu travmayla yaşayabileceğini, bu yüzden de rehabilitasyonda travmayı yapıcı bir duyguya dönüştürmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Bu noktada Avrupa’nın nasıl müdahil olabileceği sorusuna, Belçikalı hukukçu Vande Lanotte, öncelikle mağdurlara yardım edilebileceğini ardından da Magnitsky Yasası gibi yaptırımlar uygulamak gerektiğini dile getirdi.

İşkenceye Karşı Dünya Organizasyonu’ndan (OMCT) Mushegh Yekmalyan ise Türkiye’de 15 Temmuz sonrası tabloya dikkat çekti.

Resmi raporlara göre sadece 15 Temmuz darbe girişimini takip eden yıl 100 bin kişi polis merkezlerinde gözaltına alındı. En çok işkence vakaları bu gözaltı merkezlerinde yaşandı. Hapishane nüfusu da 2012’de 136 binden 2018’de 290 bine çıktı. Hizmet Hareketi’ne yönelik hâlen kitlesel gözaltılar sürdürülüyor.

Yekmalyan, Kürtlere ve azınlıklara yönelik nefret söylemi ve olağanlaşan işkenceden bahsetti. Raporlara yansıyan, uluslararası gözlemcilere ulaşan işkence vakalarının gerçeği yansıtmadığını, hem Türkiye’nin buna müsaade etmediğinin hem de korku iklimi oluşturulduğunun altını çizdi.

“Problemin büyüklüğü karşısında AB ve diğer kurumların cevabı utanç verici derecede yetersiz,” diyen Yekmalyan, işkenceyi geriletmek için cezasızlığın ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

İşkence iddialarının sonuna kadar soruşturulması, işkence altında alınan ifadelerin mahkemelerde kullanılamaması gerektiğini belirtti.

Bu konuda gelen bir soruya cevaben Johan Vande Lanotte, Türkiye’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) verilemeyeceğini çünkü mahkemenin üyelerinden olmadığını söyledi.

Turkey Tribunal’in Londra merkezli International Observatory of Human Rights (IOHR) ile ortaklaşa düzenlediği webinar’lar önümüzdeki aylarda da devam edecek.
 
BENZER HABERLER
GÜNDEM HABERLERİ