Almaya gidemediği ödül, Aslı Erdoğan'a verildi

Yurtdışına çıkış yasağı olduğu için ödülünü almaya gidemeyen Yazar Aslı Erdoğan'a ödülü arkadaşları tarafından verildi.
Evrensel'!in haberine Avrupa Kültür Vakfı tarafından verilen Prenses Margeret Ödülünü kazandığı açıklanan fakat yurtdışına çıkış yasağı olduğu için ödülü almaya gidemeyen Yazar Aslı Erdoğan’a ödülü arkadaşları tarafından ve Hollanda konsolosluğundan katılımcılarla, temsili bir şekilde Beyoğlu’ndaki Cezayir Toplantı Salonunda düzenlenen törenle verildi. Törene, Aslı Erdoğan'ın yakın arkadaşları katıldı. Ayrıca törende geçtiğimiz gün Hollada'da gerçekleşen ödül töreninin görüntüleri gösterildi.

Kasım ayında Karl Tucholsky ödülünü kazanan ve PEN Onursal Üyesi seçilen Aslı Erdoğan, cezaevinde olduğundan ödüllerini alamamıştı. Tahliye edilmesine karşın yurtdışı yasağı kaldırılmayan Erdoğan, geçtiğimiz aylarda Theodor Heuss Madalyası(Almanya) ve Bruno Kreiss (Avusturya) İnsan Hakları Ödülüne’de değer bulunmuş, ödüllerini almaya gidememişti.

Tören öncesi konuşan Hollanda Kültür Ateşesi, Quirine Van Der Hoeven, Erdoğan'ın ödülü almaya gidemediğinden dolayı üzgün olduğu belirtti. Erdoğan'a önerinde bulunan Hoeven, Hollanda Konsolosluğu'nda ikinci bir resepsiyon düzenlenebileceğini belirtti.
Törenin fikir sahiplerinden Osman Kavala, “Aslı'nın yazar olarak bu ödülü hak ettiği açık” dedi. Kavala sözlerine şöyle devam etti. “hiç istemediği ve ummadığı bir anda kendini dört duvarın içerisinde buldu. Aslında bir anlamda Aslı'nın yazdıkları bir bilgeliğe sahipti ve çıktıktan sonra da bu bilgelik sürüyor.” 

'BU ÖDÜLÜ ALMAKTAN ONUR DUYDUM'

Prenses Margeret Ödülünü alan Aslı Erdoğan, törene katılması halinde yapacağı konuşmayı okudu. “Öncelikle Türkiye adına özür dilerim” diyen Erdoğan, hakkında soruşturma açılan yüzlerce insanın, eşlerinin ve çocuklarının pasaportlarına el konulduğunu, böylesi önemli bir ödül törenine katılmasına dahi izin verilmediğini ifade etti. Erdoğan, “yokluğumu hissettirmemek için çabalayan, Avrupa Kültür Vakfı'na, Avukatım Erdal Doğan'a çok teşekkür ederim. Bu ödülü almaktan onur duydum” dedi. Erdoğan, ayrıca yaşadıklarından dolayı kendisine destek olan dünyanın her yanındaki yazarlara, yayıncılara ve okurlara da teşekkür etti. “Edebiyat, bir ayna olarak çoktan parçalandı ama kimimiz hala el yordamıyla, cam kırıkları arasında, belki çoktan kuma dönüşmüş bir aynanın yitirilmiş düşleri arasında, ancak kanayan bir elin yakalayıp tutabileceği bir kum tanesi kadar hakikatin peşindeyiz. Hakikati arıyoruz. Ama sözün mucizesi sonsuzdur aslında bir türlü söylenemeyişindedir. Sadece yarayı, yıkımı, yokluğu, kurbanı dilendirmek, seslendirmek adına yazdım” diyen Erdoğan, ödülünü bütün kurbanların sessiz çığlıklarına adadı.  

'GÜLMEN VE ÖZAKÇA'NIN SESİNE KULAK VERİLMELİ'

Açlık grevindeki akademisyenlerden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için çağrıda bulunan Aslı Erdoğan, “Barış İçin Yazarlar olarak onların da sesine kulak verme çağrısında bulunuyoruz. Prof. Dr. Şebnem Korur Fincacı'nın dediği gibi, “açlık grevini bırakın biz devam edelim” gerçekten kritik bir eşik. Hepinizi dayanışmaya çağırıyorum. Yüzlerce akademisyen işini kaybetti” dedi.

 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER KÜLTÜR & SANAT HABERLERİ