"Kaçırılmalarla başetmenin yolu olayları görünür kılmaktır"

9 kişi hala kayıp İHD Başkanı kaçırılıp bırakılanları konuşmaya çağırdı...
Ankara’da son dönemlerde devreye konulan “kaçırma ve gözaltında kayıp”lara ilişkin konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan,  “Siyasi iktidarın göz yumması ile bunu yapıyorlar. Siyasi iktidarın görevini yapmaması ile bunu yapıyorlar. Bunu siyasi sorumlusu elbette hükümettir” dedi. 

Kürt illerinde özelikle 1990 yıllarında sıkça başvurulan, “kaçırma ve gözaltında kayıp” olayının benzerleri 2016 Temmuz'unda başlatılan OHAL döneminde Ankara’da yaşanmaya başlandı. Ankara’da İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) yapılan başvurulara göre, son dönemlerde 20'yi aşkın yurttaş kaçırıldı. Kaçırılanların çoğu ajanlık dayatmasına maruz bırakılarak sistematik şekilde taciz edildi. Ajanlık dayatmasını kabul etmeyenler ise, ölüm başta olmak üzere çeşitli şekillerde tehdit edilerek, aileleri tarafından baskı altına alınmaya zorlandı.
 
9 KİŞİ HALA KAYIP
 
Ankara’da yine aralarında polis ve MİT çalışanlarının da olduğu 11 kişi farklı tarihlerde kaçırıldı ve kaybedildi. Kaçırılanlardan iki kişi daha sonra serbest bırakılırken, diğer 9 kişinin akıbeti hala belli değil. Kaçırıp kaybedilenlerin Hizmet Hareketi'ne yakın kişiler. Farklı tarihlerde Ankara’da kaçırılıp haber alınamayan 9 kişinin isimleri ise şöyle: Ayhan Oran, Mustafa Özgür, Hüseyin Kötüce, Turgut Çapan, Mesut Geçer, Cengiz Usta, Mustafa Özben, Fatih Kılıç, Durmuş Ali Çetin. 
 
JİTEM’İ HATIRLATTI
 
Kaçırılma olaylarının bazılarına ilişkin görüntüler mevcut. Bazılarında ise görgü tanıkları bulunuyor. Kaçırılma olaylarının ortak noktası ise siyah renkli, camları filmli Volkswagen Transporter marka minibüs olması. 15 Temmuz sonrası Ankara’da yaygın olarak gerçekleşen kaçırılma olayları, 1990’lı yıllarda bölge illerinde Toros markalı araçlar ile gerçekleştirilen binlerce faili meçhul olayları ile JİTEM’i hatırlattı. 
 
EN SON ‘KGT’ ORTAYA ÇIKTI
 
Kaçırma olaylarının son halkası ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) öğrencisi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SDGF) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Deniz Bahçeci, 10 Ekim gecesi kendilerini “Kamu Güvenlik Timi” (KGT) olarak tanıtan kişilerce kaçırılmış, darp edilmiş ve tecavüzle tehdit edilmişti. Bahçeci’ye Ankara’dan çıkması için de birkaç gün mühlet verilmişti. 
 
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Bu öncelikle özelikle OHAL ile birlikte devletin uyguladığı baskı politikalarının bariz dışa yansımadır” dedi. Kaçırma olaylarının özellikle muhalif kesimlere yönelik gerçekleştirildiğini kaydeden Türkdoğan, yine kaçırma olaylarının birden fazla suç içeren bir eylem olduğunu söyledi.  Türkdoğan, “Bir yandan işkence, tehdit, bir yandan hürriyetinden yoksun bırakma söz konusu” diye belirtti. 
 
‘BAŞETMENİN YOLU OLAYLARI GÖRÜNÜR KILMAKTIR’
 
Ankara’daki kaçırma olaylarının çok az kısmının görünür olduğunu kaydeden  Türkdoğan,  söz konusu kaçırma, tehdit ve baskılar ile baş etmenin yolunun olayı görünür kılmaktan geçtiğini ifade etti.  Türkdoğan, şöyle devam etti: “ Şimdi tüm bu kaçırma olaylarının çok az sayıda insanın açıklamaları ile ya da İHD ye başvuruları ile öğreniyoruz.  Buna maruz kalan insanların mutlaka İnsan hakları kuruluşlarına ya da meclisteki muhalif partilerine başvuru yapmaları gerekiyor. Çünkü her olay bize yansımıyor. Bu yöntemi uygulayanlar belki bundan sonuç aldıkları için bu yöntemden devam ediyorlar. Eğer başta kaçırdıkları insanların hepsi konuşsaydı bunu sürdüremezlerdi.” 
 
MECLİS İNSAN HAKLARI KOMİSYONU ÇALIŞTIRILMIYOR’
 
Türkdoğan, kaçırma işini yapanların Meclisin devre dışı bırakılmasından güç aldığını ifade ederek, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun iktidar partisinin engellemesi ile çalıştırılmadığına hatırlattı. Türkdoğan, devamla şu hususlara dikkat çekti:  “Geçen sene bu ülkede Polis Jandarma Denetim Mekanizması diye bir özel kanun yapıldı. Fakat şuanda çalışmıyor. Yine İçişleri Bakanlığı bünyesinde polis ve jandarma uygulamalarını şikâyet edecek bir kurul oluştu. Bu çalışmıyor. Bu ülkede yine geçen yıl İnsan Hakları ve Eşitlik diye bir kurul oluşturuldu. Kurul üyeleri atandı.  Fakat çalışmıyor. Hâlbuki devlet içindeki bu tip olayları ihlalleri yerinde ve tabii ki engel olmak için incelemek için oluşturuldu fakat çalışmıyorlar.”
 
‘MUHALİF PARTİLER SÜREKLİ KONUNUN ÜSTÜNE GİTMELİ’
 
Türkiye’de hiçbir devlet kuruluşunun hiçbir istihbarat biriminin insanları sokak ortasında kaçırmaya yetkisinin olmadığını söyleyen Türkdoğan  özellikle mecliste bulunan CHP ve HDP gibi muhalif partilerin sürekli olarak konun üstüne gitmeleri gerektiğinin altını çizdi. 
 
‘BU ÇETE TARZI İŞLER TÜRKİYE’NİN BAŞINA BÜYÜK İŞLER AÇACAKTIR’
 
“Ama bu çete tarzı işler Türkiye’nin başına çok büyük işler açacaktır” diye devam eden Türkdoğan, Türkiye’nin artık bu tür işleri geride bırakması gerektiğini söyledi.  Türkdoğan, “Biz o aşamaları çok yaşadık. 80’li yıllarda yaşadık, 90’lı yıllarda yaşadık” hatırlatmasında bulundu.  
 
‘SİYASİ İKTİDAR GÖZ YUMUYOR’
 
 Türkdoğan, kaçırılma olaylarının yaşanmasının sebebini siyasi iktidarın sessizliğine bağlayarak, “Siyasi iktidarın göz yumması ile bunu yapıyorlar. Siyasi iktidarın görevini yapmaması ile bunu yapıyorlar. Bunu siyasi sorumlusu elbette ki hükümettir. Hükümet biraz önce bahsettiğim kuruluşların çalışmasına izin verse bu tür şeyler kesinlikle yapılmayacaktır. İşte burada da karşımıza büyük bir cezasızlık pratiği çıkıyor. Bu şuanda hükümetin bir politikası haline geldi. Bakın Olağanüstü hal kararnamelerinde OHAL’den kaynaklanan uygulamaları yapan kamu görevlileri hakkında hiçbir idari, mali cezai hukuki sorumluluk olmayacağına dair düzenleme getirdiler” şeklinde ifadeler kullandı. 
 
‘YENİ BİR JİTEM KALDIRAMAYIZ’
 
Sözlerini “Biz yeni bir JİTEM kaldıramayız” diyerek devam ettiren  Türkdoğan, Ankara’da zorla kaçırılıp kaybedilenler ile ilgili Birleşmiş Milletlere  (BM) yapılan çok sayıda başvuru olduğu ifade etti.  BM’nin Türkiye’ye ciddi uyarıları olduğunu da hatırlatan Türkdoğan, devamla “Bu kaçırma vakalarında mutlak haberdar olmamız gerekiyor ve onlar ile ilgili olarak da hiç değilse uluslar arası kuruluşları harekete geçirecek çeşitli ilişkilerimiz var. Belki de bu şekilde durdurabiliriz” diye konuştu. 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER İŞKENCE HABERLERİ