Yayın kavgası: Katarlılar zarardan, kulüpler ise yeterli pay alamamaktan şikayetçi

Spor Toto Süper Lig'in yayın haklarını elinde bulunduran Katarlı BeIN Sports, Türkiye Futbol Federasyonu ve kulüpler arasındaki anlaşmazlık devam ediyor.




Geçtiğimiz günlerde BeIN'e ait Digiturk platformunun Türkiye'den çekileceği iddia edilmiş, Digiturk'ten yapılan açıklamada ise "Digiturk uzunca bir süredir, söz konusu anlaşma kapsamındaki bazı ticari hususlar hakkında TFF'den doğal ve makul taleplerde bulunmaktadır" ifadelerine yer verilmişti.


Yayıncı kuruluş Yıldırım Demirören döneminde kur sabitlemesi almış ve ödemeleri de kulüplere düşük kurdan yapmıştı. Yayıncı kuruluşun gizlilik esası gereği kamuoyuna açıklanmayan düşük kur ödemesi kulüpleri rahatsız eden en önemli faktörlerin başında geliyor.

Bloomberg de geçen günlerde yayıncı kuruluşun 3.80 TL'den kuru sabitlemek istediğini ileri sürmüştü. Peki taraflar ne istiyor?

Cumhuriyet'in haberine göre yayıncı kuruluşun geçen 2 yılda sözleşme ile garanti altına alınan birçok haktan mahrum kaldığı ve yatırdığı 500 milyon doların karşılığını alamadığı belirtiliyor.

Kulüpler ise kendi hakları olan yayın ücretinden TFF’ye “komisyon” vermekten şikayetçi. Kulüplerin dertli olduğu bir başka nokta da kendilerine sözleşmenin imzalandığı günkü dolar kuru ile şimdiki dolar kurunun ortalaması bir rakamdan ödeme yapılması.

Kulüplerin asıl talebi ise TFF’nin naklen yayın konusunda İngiltere örneğindeki gibi devre dışı bırakılıp, yönetimin kendilerine geçmesi. Kavganın üçüncü tarafı TFF ise hem Tahkim’de kaybettiği 80 milyon dolarlık ek yayın paketi geri ödemesi nedeniyle sıkıntı yaşıyor, hem de kulüplerle orta noktayı bulamıyor.

Habere göre futbol dünyasının önde gelen yayıncıları Süper Lig ve yan organizasyonların naklen yayın ederinin 500 milyon dolar değil, en fazla 125 milyon dolar olduğunu, beIN Sports’un hatır için bu parayı ödediğini öne sürüyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir yayıncı, “Katarlılar zararda. Yayının gerçek ederi 125 milyon doların bir kuruş üzerine çıkmaz” diyor.

Katarlı şirket beIN Sports’un CEO’su Yousef Al-Odaidly’nin yakın çevresine, Türk futboluna yıllık 500 milyon dolarlık kaynak yarattıkları halde, ticari olarak istedikleri havayı bulamadıkları konusunda şikâyette bulunduğu aktarılıyor.

TFF ve kulüplerin kendilerine ticari ortak gibi davranmadığından da şikâyetçi olan beIN Sports yetkilileri, takımların aylık röportaj takvimine uymaması ve önemli etkinliklerde kendilerine engel konulması gibi konularda da mağdur edildiklerini ifade etmekten çekinmiyorlar.

Adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, “Türk futbolu eğer yurtdışına ve özellikle Doğu’ya oyuncu satıyorsa bunu bize borçlu. Senegal’den Çin’e kadar 42 ülke Spor Toto Süper Lig maçlarını yayımlıyor, özel programlar yapıyor. Bunca oyuncu Suudi Arabistan ve Katar liglerine nasıl gitti? Ortalama 105 ülke Türkiye’deki futbol organizasyonunu takip ediyor ama biz birşey talep edince önce kulüpler sonra federasyonun defansı ile karşılaşıyoruz” dedi.

2016’da atılan imzalardan sonra dijital yayın paketinin pazarlanması dahil birçok sözün de tutulmamasından şikâyetçi olan Katarlıların, yeni sezonda en azından şartnameye uyulmasını istediği aktarılıyor.

Kulüpler Birliği Vakfı’nın başını çektiği Süper Lig kulüpleri ise TFF’ye naklen yayın ücretleri üzerinden verdikleri yüzde 4’lük pay ve yayıncı kuruluşun gizlilik esası gereği kamuoyuna açıklanmayan düşük kur ödemesi nedeniyle rahatsız.

TFF’nin yüzde 12’lik yayın masraf payını yüzde 4’e indirmesine karşın, “Dünyada böyle bir ödeme yok, futbol naklen yayınının sahibi kulüplerse tüm pay kulüplere kalmalı” diye TFF’ye aba altından sopa gösteren kulüpler, yayıncı kuruluşa karşı da özel röportaj, ek yayın hakkı gibi yükümlülüklerini çoğu kez yerine getirmiyorlar.

Kulüplerin, İngiltere örneğindeki gibi federasyonu devre dışı bırakıp tüm lig organizasyonunu üstlenmek istemesi ise kavganın bir başka nedeni.

Yayıncı kuruluşla ek paket bedeli olan 80 milyon dolarlık ödeme nedeniyle arası açılan, kulüplerle de ödeme takvimindeki gecikme nedeniyle ters düşen TFF ise futbolda dönen paranın bir şekilde denetlenmesi taraftarı.

Hasan Doğan’ın vefatı sonrası, kulüplerin, hiçbir şekilde denetlenememesi ve özellikle Yıldırım Demirören zamanında katlanan borç nedeniyle Kulüpler Birliği Vakfı ve Süper Lig kulüpleri ile arası açılan TFF’nin, yeni dönemde “denetleme” şartını ön planda tutacağı belirtiliyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ