The Guardian: Tarihi seçim öncesi Türkiye Erdoğan’ın avucunda

Birleşik Krallık'ın seçkin gazetelerinden The Guardian’da yayınlanan bir haber-analize göre, Türkiye’de dinamik muhalefete rağmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gücünü ve popülerliğini koruyor.

The Guardian Türkiye muhabiri Kareem Shaheen’in imzasını taşıyan haberde Erdoğan’ın Türkiye’nin, Ortadoğu ve daha geniş bir coğrafyada bir güç haline geleceği vaatlerini yineleyerek 16 yıldır hiç seçim kaybetmediği hatırlatıldı.

Haberden satır başları şöyle: 


Türkiye'nin en büyük şehri, bu vizyona yön veren çeşitli büyük projelere ev sahipliği yapıyor. Hükümetin yılda 90 milyon yolcuya hizmet verecek olan İstanbul'un üçüncü havalimanındaki çalışmalarını Ekim ayında tamamlaması bekleniyor. Marmara Denizi'ni Karadeniz'e bağlayan yeni 45 km uzunluğunda bir su yolu ile Boğaz'ı atlamak için yapılacak bir proje milyarlarca dolara mal olacak.

Türkiye’nin modern tarihinin tartışmasız en önemli seçimlerine bir haftadan daha az bir süre kaldı. Cumhurbaşkanı olarak seçilecek kişi geçen yıl referandumda kılpayı farkla onaylanan değişiklikler sonrasında 2023'e kadar olağanüstü güçlere sahip bir konuma gelecek.

Erdoğan'ın iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK) partisi, parlamentodaki çoğunluğunu kaybetme ihtimali ile karşı karşıya ancak kendisini ve ülkesini Müslüman dünyanın lideri olarak konumlandırmayı amaçlayan 64 yaşındaki Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak kalması bekleniyor. Beklenmedik bir şekilde dinamik olan bir muhalefete rağmen Türkiye'nin en popüler ve güçlü politikacılarından biri Erdoğan.

Ülkenin en genç milletvekili adayı olan AKP’li Rumeysa Kadak Erdoğan için "Gerçekten büyük bir lider" diyor. “Dünyada çok acı var ve Erdoğan ‘dünya beşten büyüktür’  diyen, dünyaya “dur” diyebilen ilk lider.”

Bağımsız kamuoyu yoklamaları  Erdoğan’ın birinci turda az bir çoğunlukla seçileceğine işaret ediyor. 

İkinci tura kalması en muhtemel olan kişi ise ana muhalefetin adayı olan Muharrem İnce. Canlı seçim kampanyası ülkenin her yerinden binlerce insanın seçim mitinglerine katılmasını sağladı. İnce, temel özgürlükler üzerindeki kısıtlamaları kaldırma ve Türkiye'deki hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme sözü veriyor. 

Başka bir partiden kopan milliyetçi bir partinin lideri Meral Akşener, sağ görüşlü genç seçmenlere enerji verirken, karizmatik Kürt lideri Selahattin Demirtaş, Edirne'deki cezaevinden başkanlık kampanyasını yürütüyor. Pazartesi günü, seçmenleri tek adamlık bir düzeni reddetmeye çağıran ve ezberleri bozan televizyon konuşmasını cezaevinden yaptı yaptı.

Ancak bütün bunlara rağmen insan hakları savunucuları tarafından Donald Trump, Vladimir Putin ve Viktor Orbán gibi liderlerle birlikte anılan Erdoğan yeniden seçilecek gibi görünüyor. Erdoğan’ın seçim afişleri “Büyük Türkiye güçlü bir lider istiyor” diyor.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan (SETA) Fahrettin Altun, “Bana göre iki Türkiye var, biri batılı yazarların hayalindeki Türkiye, diğeri ise gerçek Türkiye. Burada gerçek Türkiye’yi görüyoruz” diyor. Altun, “Seçmen Erdoğan'ın liderliğiyle güçlü bir Türkiye'nin var olabileceğine inanıyor ve Erdoğan'ın ana akım Türkiye'nin sembolü olduğuna inanıyor. Erdoğan, Türk toplumunun sesi. ”

Bu son iddia tartışmaya açık. Erdoğan son yapılan referandumu oy çalma iddiaları eşliğinde ve jilet farkıyla kazandı.

Ancak Altun, muhalif liderlerin Erdoğan'ı taklit etme girişimlerinin Türk toplumunun iyi bir temsilini sunduğu olduğunu kanıtladığını söylüyor.

İnce'nin konuşmaları popülist bir tona sahip ve zaman zaman kalabalıkların hoşuna gidecek Batı-karşıtı sloganlar kullanıyor. Erdoğan’ın dindarlığını yansıtan Akşener ve İnce, kişisel olarak dindar olduklarını belirttiler. 

Erdoğan ve AK Partinin seçmenlerine verdiği söz, çoğunlukla iki ayak üzerinde duruyor: ekonomik büyüme ve demokratikleşme. Destekçileri onun kamuoyuna açık olarak gösterdiği dindarlığına hayranlık duyuyor, çünkü bunun onlarca yıllık aşağılanma sonrasında Müslüman dindarlığının ana akım toplumun bir parçası olmalarını sağladığına izin verdiğini düşünüyorlar. 

Parlamento, üniversite ve kamuda başörtüsünün serbest bırakılması Erdoğan liderliğinde odlu. Bunlar seçmenlerinin asla unutamayacağı adımlardı. 

AK Parti milletvekili Ravza Kavakçı, “1980'lerde Ankara'da okulda başörtüsü takamıyorduk Hafta sonları veya okul dışındayken insanlar bana hakaret etmemişse acaba görünmez miyim diye endişelenirdim” diyor. “Ama demokratikleşme ile insan olarak kabul edildim.”

Bu arada Türkiye ekonomisi birkaç şoka maruz kaldı. Genç işsizliği hala yüksek ve Türk lirası dolar karşısında büyük oranda değer kaybetti. Ancak güçlü lider imajı, Türkiye’nin sorunlarını sadece Erdoğan'ın düzeltebileceği konusunda seçmenlerin çoğunluğunu ikna etti.

55 yaşındaki AK Parti seçmeni Kiraz, muhalif liderlerin dindar oldukları söylemleri veya ülkeyi kurtarmak istedikleri ifadelerine fazla tahammül edemediğini söyledi. Muhalefetin adayı İnce'yi “her şeyi mahvedecek bir yalancı” olarak adlandırarak şöyle sordu: “Hastanelerde kuyruklar yok; yollar, parklar, her şey var, daha ne istiyoruz?”.






 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ