‘OHAL Komisyonu CIA gibi… Hangi okullarda okumuş, hangi banka…’

Türkiye gazetesi yazarı Süleyman Özışık, OHAL Komisyonu’nun, KHK ile ihraç edilen 125 bin kişi hakkında kararı ellerindeki CIA benzeri fişleme kayıtlarına dayanarak verdiğini yazdı.


'Türkiye gazetesi yazarı OHAL Komisyonu'ndan bildiriyor: 'Havalı bir CIA açılır ve tüm bilgiler o havalı ekranda görüntülenir ya...Hangi kurumlarda çalışmış, hangi bankalarda hesabı var.. hangi okullarda okumuş ve çocuklarını hangi okullara göndermiş...falan...'

Özışık, ‘Havalı bir CIA açılır ve kişinin tüm bilgileri o havalı ekranda görüntülenir ya…Hangi kurumlarda çalışmış, hangi bankalarda hesabı var, hangi bankadan ne kadar kredi çekmiş, sicil dosyası nasılmış, hangi okullarda okumuş ve çocuklarını hangi okullara göndermiş, sosyal medyada neler yazmış falan…’


Komisyon kararlarında Bank Asya hesabı ve Digitürk aboneliğini iptalin kesin delil olduğunu aktaran Süleyman Özışık şu görüşleri dile getirdi:

Geçtiğimiz hafta OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonundaydım. Zaman zaman hepimizin eleştirdiği kurumun işleyiş düzenini, kararları nasıl verdiğini yerinde görme fırsatım oldu.

Komisyon Başkanı Sayın Salih Tanrukulu’nun refakatinde 440 bin dosyanın yer aldığı çelik kasalarla dolu alanları tek tek dolaştık.

125 bin kişinin hayatını kökünden etkileyecek bu merkezde dolaşırken aklıma takılan soruları sormaya başladım.

Salih Bey baktı ki anlatmakla olmayacak, birkaç dosya üzerinden nasıl karar verildiğini anlatmaya başladı.

Görevli personel, rastgele bir çelik kasa açtı ve yine rastgele bir dosya seçti. Üzerinde bulunan barkod numarası girildi ve kişinin aklınıza gelebilecek bütün bilgileri ekrana yansıdı.

Hani bazı filmlerde kişinin bilgisi girildikten sonra havalı mı havalı bir CIA açılır ve kişinin tüm bilgileri o havalı ekranda görüntülenir ya…

Tam da öyle bir ekranda, kişinin tüm bilgileri karşınıza seriliyor.

Bilgi dediğim, hangi kurumlarda çalışmış, hangi bankalarda hesabı var, hangi bankadan ne kadar kredi çekmiş, sicil dosyası nasılmış, hangi okullarda okumuş ve çocuklarını hangi okullara göndermiş, sosyal medyada neler yazmış falan…

Aklınıza gelebilecek her şey…

Tüm bunların yanında kişinin 10 sayfayı bulan komisyona başvuru dilekçesi ve savunması da var.

Ekranın en üstünde “Ret” yazıyor. Yani komisyona göre F.... ile bağlantısı olanlardan biri. “Nedir suçu, F... ile hangi bağlantıları bulundu?” diye sordum.

Dosya üzerinden bakarak ilerlemeye başladık.

Bank Asya’ya para yatırdığı görülüyor. “O dönemde F...’den bağımsız Bank Asya’ya para yatırmış biri olamaz mı? Yani o dönemde bu bankaya para yatıran herkes suçlu mu?” diye sordum.

Ekran üzerinden cevabını verdi.

Fetullah Gülen 14 Eylül’de “Bank Asya’ya para yatırın” diye talimat vermiş. Bu kişi de 14 Eylül’de Halk Bank’a müracaat ederek 20 milyon kredi çekmiş. O parayı da aynı gün ya da bir sonraki gün getirip Bank Asya’ya yatırmış!”Bir tesadüf olamaz mı?” diye üsteledim. Başkan Tanrıkulu “Tabii ki olabilir. Zaten bunu kesinleştirmeden karar verilemez” dedi ve ekran başındaki personele “Kişinin Bank Asya’ya yatırdığı paranın dekontunu görelim” dedi.

EFT yapan F... ’cü, dekontun açıklama bölümüne “Fetullah Gülen Hocaefendi’ye ve Bank Asya’ya destek” diye yazmış. Yani kendi eliyle “Ben bir F...’cüyüm” diye not düşmüş devlet kayıtlarına…

Peki sadece bu mu?

“O tarihlerde Digitürk aboneliğini iptal etmesi bir kişinin suçlu olduğunu mu gösteriyor. Belki başka bir gerekçeyle iptal etmiştir” diye üsteledim.

Başkan Tanrıkulu “Tabii ki olabilir ve bu ihtimalleri de düşündük” dedi. Bunların nasıl tespit edildiğini yine ekran üzerinden gösterdi. Bahsi edilen kişi Digitürk aboneliğini iptal ettirirken, müşteri ilişkilerindeki kişiye “Samanyolu televizyonunu platformdan çıkardığınız için üyeliğimi sonlandırıyorum” diye not düşmüş.















 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ