Mahmeke, HDP'nin kayyım raporunu toplatma kararı verdi!

HDP'nin 28 Şubat'ta kamuoyu ile paylaştığı 'Kayyım raporu' hakkında, Siirt Sulh Ceza Hakimliği toplatma kararı verdi.
Raporda, 11 Eylül 2016 tarihinde başlayan kayyım atamaları, üç büyükşehir belediyesi olmak üzere, 10 il, 63 ilçe ve 22 belde ile DBP’li toplam 95 belediyede gerçekleştiği hatırlatılmıştı.

Ayrıca, kayyım sürecinde çok sayıda belediye başkanı tutuklanmış ve bir yıl ile 18 yıl arasında değişen cezalara çarptırılmıştı.

Halihazırda ise, 40 belediye eşbaşkanımı hala tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde bulunuyor.


Mezopotamya Ajansı'nın (MA) haberine göre, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14 Mart tarihinde "Terörle Mücadele Kanunu"nun 7/2'inci maddesi kapsamında “Örgüt propagandası yapmak" iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında Siirt Sulh Ceza Hakimliği aynı gün "talebi uygun" bularak, toplatma kararı verdi. Mahkeme kararı Basın Yayın Kanununun 25'inci maddesi kapsamında aldığı belirtilirken, ilgili karar kapsamında raporun basımı, satışı ve dağıtımı da yasaklanarak, tüm baskılarının toplatılarak, el konulması kararı verildiği belirtildi.

HDP, 28 Şubat'ta Diyarbakır'da, 15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) Demokratik Bölgeler Partisi belediyelerine atanan kayyımlarla ilgili Türkçe ve Kürtçe hazırladığı raporu bir basın toplantısı ile açıklamıştı. Açıklamaya, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, belediye eşbaşkan adayları, HDP ile ittifak sağlayan Kürt partileri ve yerine kayyım atanan DBP’li belediye eşbaşkanları katılmıştı. Kitapçık haline getirilen rapor basın mensuplarına da dağıtılmıştı.

Amerika'nın Sesi'nin derlemesine göre, 'Kayyım raporu'nda şu tespitlere yer verildi:

"11 Eylül 2016 tarihinde başlayan kayyım atamaları, 3 büyükşehir belediyesi olmak üzere, 10 il, 63 ilçe ve 22 belde ile DBP’li toplam 95 belediyede gerçekleşmiştir. Bu süreçte pek çok belediye başkanımız tutuklanmış ve 1 yıl ile 18 yıl arasında değişen cezalara çarptırılmıştır. Şu anda 40 belediye eşbaşkanımız hala tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde bulunmaktadır.

-Kayyım rejimi boyunca temsiliyet gaspı ve otoriterlik, belediyelerin bütün mekanizmalarında ortaya çıkmıştır. Meclisler toplanmamış, belediye kayyımların atadığı meclis üyeleri ile yönetilmiştir.

-KayyIm Rejimi ile birlikte tüm sosyal politikalarımıza adeta savaş açılmıştır. Gıda bankaları, psikolojik danışma merkezleri kreşler ve çocuk oyun salonları, yaşlı bakım merkezleri, meslek edindirme amaçlı kurulan tekstil atölyeleri kapatılmış; spor müdürlüğü bünyesinde açılan tüm kurslar, engelli ve gençlere yönelik yapılan sosyal projeler iptal edilmiştir. Üniversiteye hazırlık kursları kapatılmış, kültür derneklerinin faaliyetleri ve buralara verilen isimler değiştirilmiş, sosyalleşme, çocuklara ve genç nüfusa yönelik politikalar hedef alınmıştır.

-Kayyımların yaptığı ilk iş ise Türkçe ile birlikte kullanılan Kürtçe, Arapça, Süryanice tabelaları indirmek olmuştur. Kürtçe eğitim veren kreşler ve okullar masal kitapları, çocuk oyunları, resimli sözlüklerin olduğu çalışmalar, kurslar ve kütüphaneler gibi kültürel projeler iptal edilmiş, belediyelere ait kütüphanelerdeki binlerce kitap yakılarak imha edilmiştir.

-Kayyımlar Kürtlerin tarihsel, kültürel değer isimlerini taşıyan park, mahalle ve sokaklar ile kültür merkezlerinin de ismini değiştirmiştir.

-Kayyım atamalarıyla birlikte yerel yönetimlerimizde oluşturulmaya çalışılan kadın sistemi ilk hedef haline getirilmiştir. Belediyelerin 1999 yılından bugüne gerçekleştirdiği kadın çalışmaları ve kurdukları kurumlar tasfiye edilmeye başlanmıştır.

-AKP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan kayyım kent halkının kaynağını kişisel konforu için kullanmıştır. Sadece makam odasının mobilyası alımı için 750.000 TL’yi harcamıştır. 350 bin TL’ye çelik kapı ve kurşungeçirmez cam, korumalar için 250 bin TL’ye kiralık pikap harcaması gerçekleştirilmiştir.

-Mardin genelinde kayyımların atandığı tarihten günümüze ihaleler yoluyla yapılan toplam harcama miktarı 800 milyon TL civarındadır. Pazarlık usulüyle yapılan harcamanın toplam içindeki payı ise %75 civarındadır. Bu, 600 milyon TL’nin açık ihaleye çıkmadan yandaşlara peşkeş çekildiği anlamına gelmektedir.

-Kayyımlar belediyeleri hem borç batağına saplamışlar hem de ihalelerin ödemelerini kaybedeceklerini bildikleri için 31 Mart seçimleri sonrasına bırakmışlardır. Yani belediyeleri çökertmek ve bizi bu firmalarla baş başa bırakmak için yerel seçimler sonrasına bırakmışlardır"





 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ