Krizin geleceğini Erdoğan da çok iyi biliyordu, seçimleri niye erkene aldı?

"Türkiye yönetilmiyor, savruluyor"
Medya kuruluşlarının temsilcileri ile akşam yemeğinde bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhaliflerin kurultay toplama arayışlarına, İnce'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı olup olmadığına, Mart'taki yerel seçimde büyükşehirleri hangi stratejiyle kazanmak istediklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kur krizine de değinen Kılıçdaroğlu, hükümetin 7 liradan dolar bozduranları açıklaması gerektiğini söyledi.

 Olağanüstü kurultay tartışmasının bittiğini, yerel seçimlere odaklanıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "İstanbul'u kesinlikle alacağız" dedi.

 Habertürk'ün aktardığına göre Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:


 Hedef iller

 Ankara için de birden fazla aday var şu anda. Bakılacak; onlar için de kamuoyu yoklaması yapacağız. Ankara'yı da alacağız. İstanbul, Ankara Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Uşak, buraları alacağız. Olayı bir de parti meclisi ile görüşmemiz, parti meclisinin de eğilimini almamız lazım. Parti meclisinden bir arkadaşımızın düşünüp bize önerdiği üçüncü bir yol da olabilir. Strateji belgesini götürüp parti meclisine sunacağız.

 "Beklediğimiz sonucu alamadık"

 Cumhurbaşkanlığına gelince, kamuoyuna gelen anketler siz onu da gördünüz. O kadar çok anket yapılıyordu ki buradan beklediğimiz sonucu alamadık. Bu da bir gerçek. İkinci tura kalma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorduk; yüzde 75-80 oranında. Toplumda yaratılan hayal kırıklığının bundan kaynaklandığını düşünüyoruz.

 "Dolar 7 lirayken bozduranlar kimler?"

 Erdoğan bir milli kurtuluş savaşından söz ediyor. Savaş halindeysek dolarda bu kadar oynama oluyorsa bu sıradan bir şey değil. Bundan birileri kazanıyor, birileri kaybediyor. Ben 13 maddelik krizle kısa, orta uzun vadede yapılacak mücadeleyi, yol haritasını açıkladım. Benim yol haritası belirlememden Erdoğan müthiş bir rahatsızlık duydu. Döviz baronlarından yana olduğumu söyledi. Ben de şunu söylüyorum, dolar düşükken alanlar, dolar 7 lira olduğu zaman bozduranlar kimler? Bütün bunlar Merkez Bankası'nda, Türkiye Bankalar Birliği'nde ve BDDK da var. Rakamlar toplu olarak verildiği için kişi bazında şu kazandı veya bu kaybetti diyemiyorum. Bunu hükümetin açıklamasını istiyorum.

 "Dövizle ihale alanlar kazandı, üretenler kaybetti"

 Çok net kazanlar var. Dövizle ihale alanlar. Sıradan rakamlar değil. Bunlar ilginç rakamlar. Kamu-özel işbirliği projeleri var. Bu projelerin yatırım tutarı 49 milyar 318 milyon dolar. Bunların sözleşme değeri ise 120 milyar dolar. Bunlar kazandılar. Dolar 3 lirayken aldılar, şimdi rakamlar çok daha yüksek. Yine aynı şekilde otoyol, köprü geçişleri var. Dolara endeksli. Bunlar da iyi para kazandılar. Üç hazine garantisi verdikleri var; bunlar da kazandılar. Kim kaybetti o çok açık. İşçi, memur, emekli, çiftçi, sanayici kaybetti. Üreten kesimlerin tamamı kaybetti. Fabrikasıyla, emeğiyle toprağıyla üreten kesimlerin tamamı kaybetti. Sıcak parayla ilgili akılcı bir politikaya ihtiyacımız olduğundan bahsettim. Sıcak para spekülatif amaçla gelip vurgunu vurup gidiyor. Bunu Erdoğan'ın açıklaması lazım. Buradan elde edilecek olağanüstü gelirle ciddi sermaye transferlerine de hazırlık yapılmış olabilir. MÜSİAD öyle diyor. 40 milyar gelirse yatırım ciddi yatırım yapılır. Şirketler çok ucuzladı.

 "Rahiple örtüyorlar"

 Pek çok çevre konuşuyordu. Dün aldığı önlemleri daha önce niye almadı. Doların 7 lira olacağını herkes biliyordu, konuşuyordu. Rahip meselesi krizi önceledi o kadar. Yoksa rahibe bağlı bir olay değil. Çok daha köklü bir olay. Krizin geleceğini Erdoğan da çok iyi biliyordu, seçimleri niye erkene aldı? Krizin geleceğini biliyordu. Seçimleri erkene alalım, bu işi bitirelim dedi. Siyasetçi biliyorsa bürokrasi de biliyordur. Bir yıl içinde ödeyeceği para 240 milyar dolar. 240 milyar doları nereden bulacak?

 Hükümet Papaz krizini öne çıkararak kendi beceriksizliğini, basiretsizliğini bir anlamda örtmek istiyor. Papaz mı dedi size bu kadar borçlanın? Trump mı dedi size bu kadar borçlanın? Türkiye çok derin bir kriz içindedir. Bunu çözmek için herkes elinden geleni yapmalıdır.

 "Kurumların özerkliği yok"

 Kurumları özerkliği yok. Ne BDDK'nın, ne SPK'nın ne Merkez Bankası'nın. Hepsine siyasi müdahaleler yapılıyor. Yaşanan köklü ve derin ekonomik kriz dolayısıyla BDDK, SPK, Merkez Bankası açıklama mı yaptı. Hepsi sustular; ta ki dolar 7 liraya çıkıncaya kadar. Sonra özel bankaların genel müdürlerini çıkarıp kanal kanal dolaştırdılar. Bu hükümet kadar basiretsiz bir hükümet yoktur. Herkesin gördüğü, geleceğini tahmin ettikleri bir olayı herkesin gözünün önünde halının altına süpürdüler. Vurgunlar yapılıncaya kadar seslerini çıkarmadılar.

 "Trump da böyle, bu da böyle"

 Tıkanmışlığı aşmanın yolu bunu milli bir dava haline getirmektir. Beceriksizlik, basiretsizlik hepsi var zaten. Türkiye yönetilmiyor, Türkiye savruluyor. Hangi bakan ne karar alabilir? Bürokrasi darmadağın, hangi bürokrasi. Eksiden bakanlar bile Maliye müsteşarına giderlerdi. Şimdi bunlar yok ortada. Tam bir kaos yaşıyoruz aslında. Her şey bir kişiye teslim edildi. Trump da böyle; bu da böyle. Bir ipte iki cambaz oynuyor. Karşılıklı restleşiyorlar, rakibini tutup ölçmen lazım. Aynı kiloda olmanız lazım. Gardını ona göre alman lazım. Şunu yapacağım bunu yapacağım o zaman niye ABD'ye heyet gönderdin. O zaman gönderme. Türk lirası değerli. O zaman göndersin dolarları. Yuan getirsin, Ruble getirsin. Onunla alışveriş yapsınlar. Böylece bu işlemler ABD üzerinden de gitmemiş olur.



Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ