'İmar Barışı uzatılacak düşüncesiyle şu an herkes kaçak yapı yapıyor'

Seçimlerden önce çıkarılan İmar Barışı, çok sayıda kaçak yapıyı yasallık zemini sunarken, Türkiye’nin tek özel çevre koruma bölgesi olan Datça’da, yerel seçimler öncesinde barışın uzatılacağını düşünenler ilçede kaçak yapılar inşa etmeye başladı.


Cumhuriyet Gazetesi'nden Aykut Küçükkaya'nın haberine göre, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, "Şu anda hızlı bir şekilde herkes kaçak yapı yapıyor" diye konuştu.

Barışın kriterlerinin çerçevesinin netleştirilmediğine işaret eden Uçar, AKP'nin çıkardığı yasa ile kıyı kenti sakinleri ile CHP'nin karşı karşıya getirildiğini belirtti. 


"Şimdi ben bakıyorum ki en çok kaçak yapılaşmanın olduğu yerler, Mersin’den tut, sahillerde İzmir’e kadar hepsi de CHP’li belediyeler. Bana göre şimdi bu belirsizliklerle vatandaşın karşısında daha fazla yanlış yapmamızı bekliyorlar. Yoksa zor değil ki kriter koymak" yorumunu yapan Uçar, Datça'nın özel çevre koruması bölgesi olduğunu hatırlattı ve ekledi:

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın burayı korumak için yapması gereken işlerden bir tanesi adam gibi koruma amaçlı planlar yapmaktı. 28 yıldan bu yana özel çevre korumasında. 28 yıldır nerenin planlarını yaptı? Neyi bitirdi? Adam gibi bir plan, ‘şurayı korudu’ dediğimiz bir yer yok. Yasak yapamazsın... İmar planları olmadan imar durum belgesi zaten alamazsın. Bu yasaklarla bugüne getirdik. Şimdi Palamutbükü...

Sonuçta plansız bir şekilde gelişti. Ve orada geçmişte yapılan binaların hepsi şu anda yasal hale geldi. Şimdi diyorlar ki planları bir an önce yapalım. Bu imar barışı bizim 28 yıldan beri korumaya çalıştığımız bir bölgeyi artık koruyamayacak duruma getirdi. Geçmiş ola... Şimdi Cumalı köyünün, Yaka’nın, Karaköy’ün, Mesudiye’nin planlarını hızlı bir şekilde yapalım demeye başladılar. Çok geç kaldı çoook..."

Siyasilerin, kaçak yapılanmanın üzerine gidilmeyeceği yönündeki tavrının vatandaş tarafından görüldüğünü, oy uğruna insanların yasakları ihlal etmesine göz yumulduğunu dile getiren Uçar, "Yasak olan şeyler seçim zamanında sanki insanların yasal hakkıymış gibi görünmeye başlandı" yorumunu yaptı.

Uçar, imar barışının yol açtığı aksaklıklara şu sözlerle dikkat çekti:

"Şimdi bu imar affı 31 Aralık 2017 tarihine kadar bitmiş yapıları kapsıyor. Öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki... Adam müteahhitle sözleşme yapıyor. 2017’nin Kasım ayında sözleşme yapmış. ‘Başkanım diyor... Ben kasım ayında sözleşme yaptım, müteahhite parasını da verdim’ diyor.

‘Müteahhit inşaata ocak ayında başladı’ diyor. ‘Benim suçum yok, benim aftan yararlanmam lazım’ diyor. Tuğla alımı sözleşmesini getiren mi dersiniz, aralık ayında kaç ton demir aldığını gösteren faturayı getiren mi dersiniz. ‘Namussuz müteahhit başlamadı, benim suçum ne’ diyor. Neyse ki burada kaçak yapıyı yapanlar, doğa katliamı yapmıyor. Ağaçları yok edercesine inşaat yapmayı düşünmüyor gene...

Çıkardıkları imar barışında net bir açıklama yok. Yani atıyorum ki tamamı ile kaçak bir yapıyı imar barışına alırken biz hangi kriterlere göre alacağız. Sadece tabandaki su basmanlarını atan kişi bu imar affı barışında yararlanacak mı? Yoksa su basmanlarını atmış, kolonlarını dikmiş o vaziyette mi olacak. Veya su basmanlarını atıp, kolonlarını dikip, tabbesini atmış mı olacak. Böyle bir imar barışı kusura bakmayın ama hiçbir ülkede, gelişmemiş ülkelerde bile böyle bir anlayışla çıkmaz.

Ben neyi kriter alacağım. Şimdi sen e-devlet üzerinden bunu kabul ediyorsun. Ben buna kaçak yapı diye tutanak tutmuşum, para cezası vermişim, yıkım kararı vermişim. Sana müracaat etmiş...

Sen demişin ki ‘ben vatandaşın beyanını kabul ederim, ona yapı kayıt belgesi vermişsin. Bana da geliyor şimdi yapı kayıt belgesiyle, ‘başkanım yapı kayıt belgemi buyurun. Bana vermiş olduğunuz cezayı kaldırın, encümenin de yıkım kararını kaldırsın’ diyor. Tamam kaldırayım da...

Ben şimdi yapı kayıt belgesine göre kaldıracak mıyım? 2017’nin son günü bu binanın durumu neydi? Hangi şartlarda bunun imar barışından faydalanması gerekiyor? Bilgi yok ki bende. Yani vatandaşla beni karşı karşıya getiriyor. Şimdi aklıma gelmiyor değil bilinçli mi diye!.. Nerelerde var bu kaçak yapıların yoğunluğu, sahillerde var. Çünkü sahillerde yazlıkçılar olsun, dışarıdan gelenler olsun yapı yapma isteği var. Buralarda da diyorlar ki ‘aman sahillerimizi yağmalattırmayalım’ diyorlar. Şimdi bakıyorum ki ben en çok kaçak yapılaşmanın olduğu yerler, Mersin’den tut, sahillerde İzmir’e kadar hepsi de CHP’li belediyeler."










Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ