Atılacak öğretmenlerin listesi darbeden çok önce yasadışı fişlemelerle hazırlandı

İhraç edilen öğretmenlerle ilgili listeler yasadışı fişlemelerle darbeden çok önce oluşturuldu.
İsmail S. Gülümser

İktidar partisi senaryo darbenin arkasından cemaatle bağlantılı olduğunu iddia ederek açığa aldığı, KHK ile ihraç ettiği ya da çalışma iznini iptal ettiği öğretmenlerle ilgili listelerin nerede ve nasıl hazırlanmış olabileceğini merak ettim. Biraz kurcalayınca ilginç şeyler karşımıza çıkıyor.

Farklı tarihlerde ihraç listelerinde hangi kriterleri kullanıldığı açıklanmış, zorlamalı da olsa mazeret uydurmaya çalışılmış ancak listelerin ne zaman ve nerede belirlendiği ile ilgili hiçbir açıklama yok.


Bakanlığın saklama gayreti ve açıklamalar arasına yer alan bilgilerden hareketle, ihraç listelerinin hazırlanmasında kanun devletinde asla yapılamayacak çok ciddi usulsüzlükler ve yasa dışı yollar kullanıldığıyla ilgili ipuçlarına rastladım. Belki devam eden ya da AHİM de açılacak davalarda avukatlar tarafından kullanılır ya da tarihe not düşmeye vesile olur diye tespitlerimi aktarıyorum.

İhraçlarla ilgili işlemlerin tarihleri incelendiğinde: İhraç edilen 28 bin MEB öğretmeni ve lisansı iptal edilen 27 bin özel kurumu öğretmeniyle ilgili 1 Eylül 2016 tarihli resmî gazetede, listelerin 15 Ağustos 2016’daki Bakanlar kurulunda kararlaştırıldığı belirtilmiş. Bakanlar kuruluna sunulacak hale getirilmesi için gereken süreyi de hesaba katarsak, en kötü ihtimalle ihraç listesinin 2016 Temmuz sonunda hazır olması gerekiyor.

Hatta darbeden 4 gün sonra 19 Temmuz 2016 günü MEB’de çalışan 15 bin öğretmenin açığa alındığı, özel kurumlarda çalışan 21 bin öğretmenin çalışma iznini iptal edildiğinin duyurulması listelerin darbeden çok önce hazırlandığının kesin kanıtı olarak önümüzde duruyor.

Bakanlığın ihraçlara gerekçe olarak ileri sürüdüğü hiçbir konuda OHAL’den önce mahkeme kararı olmadan ilgili kurumlardan kişisel bilgileri alması yasal değil. Ayrıca yasadışı yollarla alınan listelerin nerede ayıklanıp kesinleştirildiği konusu ciddi bir soru olarak duruyor.

YÖK başkan yardımcısı akademisyenlerin ihracından üzüntü duyduğunu belirttiği açıklamasında listelerin hazırlanmasında kendilerinin rollerinin hiç olmadığını, tamamen üniversitelerin iradesiyle listelerin hazırlandığını duyurmuştu.
Üniversitelerde listeleri hazırlama görevi yürüten akademisyenlerle görüşen mağdurlar, listelerin hazırlanmasında üniversitelerin hiçbir rolünün olmadığını, listelerin bazı devlet birimlerden hazır geldiğini öğrenmişlerdi.  

Bütün bunlar yapılan işlemde yasadışı birçok yöntemin kullanıldığını gösteriyor, bu yüzden 672 sayılı KHK ile ihraç edilen 30 bin civarındaki eğitimci idare mahkemelerinde dava açıyor. Darbeden bir hafta sonra çıkarılan ilk KHK ile “OHAL kapsamında çıkarılan KHK lar için yürütmenin durdurulması kararı verilemez” denilerek itiraz yolu kapatıldığı için Kayseri ve Trabzon mahkemeleri itiraz başvurularını reddettiğini açıklıyor, böylece hukuk dışı yollarla hazırlanan listelerle atılanların mahkemede hak arama yolu da tıkanıyor.

Bakanlık iki mahkemenin verdiği red kararını sitesinde yayınlayarak öğretmenlerin geri dönemeyeceğini duyuruyor. Bununla yetinmiyor ihraç edilenlerin açacakları tazminat davalarını engellemek için mağdurlar aleyhine dava açıyor.
Ülkede tüm hukuk yollarını tıkadıkları halde, mağdurların AHİM de açacakları davaları engellemek için ihraçlardan 1,5 yıl sonra karar yetkisi olmayan göstermelik bir itiraz komisyonu kuruyor, hem mağdurları hem AB’yi oyalamaya çalışıyorlar.  Bu arada zaman kazanıyor OHAL’i fırsat bilip yasadışı yollarla ihraç etkilerinden önemli kısmını yasal faaliyetlerinden dolayı suçlayıp ceza yağdırıyorlar.

12 Ocak 2018 tarihine gelindiğinde farklı tarihlerde çıkarılan KHK larla kamudan toplam ihraçların 113 bin ve göreve iadeler ise 2 bin civarında olduğu, Millî Eğitim Bakanlığından ihraç edilenlerin 34 bin göreve iade edilenlerin bin civarında olduğu açıklanıyor. Özel öğretim kurumlarından ihraç edilenleri de dâhil ederseniz Bakanlığın yasa dışı işlemlerden 62 bin eğitimci zarar gördüğü ortaya çıkıyor.
Hukuksuz ihraç listelerinin nerede ve ne zaman kim tarafından hazırlandığı sorusu cevap bekliyor.

11 BİN ÖĞRETMENİN PKK İLE İLİŞKİSİ NASIL VE NE ZAMAN BELİRLENDİ

Cemaat mensubu olduğu gerekçesiyle açığa alınan 15 bin öğretmenin göreve iade edilmeyi beklediği günlerde, Eğitim sen üyesi 11. Bin öğretmenin daha PKK destekçisi oldukları gerekçesiyle açığa alındığını ihraç çalışması başlatıldığı ve sayının 14 bine çıkabileceği açıklaması yapıldı. İktidar partisi cemaatle irtibatlı öğretmenleri ihraç ettikten sonra PKK ile irtibatlı dediği öğretmenlere yönelmişti.
Başbakan basına bu öğretmenlerin terör gruplarıyla ilişkisi olduğunu, PKK’ya sempati duyduklarını, sınıfta öğrencilere PKK propagandası yaptıklarını iddia etti. Bu öğretmenler hakkında çalışmanın bir yıldan beri yürütüldüğünü bilgi kaynaklarıyla birlikte aktardı.

Öğretmenler hakkındaki bilgilerin; istihbarat birimleri raporlarından, bölgeden kendilerine ulaşan şikâyetlerden, il milli eğitim birimlerinin öğrenciler üzerinde yaptığı gözlemlerden, bazı öğretmenlerin sosyal medya paylaşımları ve ayaklanma çağrılarından derlendiği açıkladı.

Bu öğretmenlerin bağlı olduğu Eğitimsen başkanı Kamuran Karaca Bakan yardımcısı Orhan Erdem ile yaptığı görüşmede isimlerin belirlenmesinde çeşitli siyasi oluşumlardan, okul idarelerinden İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden gelen yerel ihbarlar ve emniyet raporlarının değerlendirildiğini öğreniyordu.
 
28 BİN ÖĞRETMENİN CEMAATLE İRTİBATI NASIL VE NE ZAMAN BELİRLENDİ

Bakanlık PKK ile ilgili ihraçlarda, hangi kaynaklardan yararlanıldığını, ne zamandan beri çalışma yürütüldüğünü, çalışmanın nerede yapıldığını açıkladı. Ancak cemaatle irtibatından dolayı yapılan ihraçların gerekçesini bile açıklamakta zorlandı. 3 Eylül 2016 da ihraçlarda kullanılan kriterler için yapılan açıklamada:
Cemaatin insani projelerinden çok geniş kesimlerin yararlandığını bu yüzden cemaatle ilişkisi olanların belirlenmesinden 17-25 Aralık 2013 tarihinin baz olarak alındığını bundan sonraki dönemde hala cemaatin sunduğu yasal hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin örgüt mensubu olarak değerlendirildiğini aktarmıştı.
İktidarın darbeden sonraki ilk 4 gün içinde açığa alınacakları ilk 10 gün içinde atılacakları belirlenmesi listelerin OHAL den çok önce yasal hizmet veren kurumlardan derlenmiş olduğunu gösteriyor. Bu da listelerin yasa dışı yollarla alındığını, bu amaçla iktidarın önceden hazırlık yaptığını devlet birimlerini siyasi hedefleri için yasadışı işlerde kullandığının ipuçlarını veriyordu.

BAŞBAKANIN CEMAAT İHRAÇLARI AÇIKLAMASINDAN SONRA CEVAP BEKLEYEN SORULAR

PKK ile irtibatlı olanların belirlenmesinde tüm devlet birimlerinin 1 yıllık çalışmasına rağmen hala 3 bin öğretmen hakkında tereddüt yaşadıklarını açıklıyor. Ancak cemaatle irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilenlerin tutarsızlıklarla dolu gerekçesi dışında bir açıklama yapılmadığı gibi, 30 bin öğretmeni hiç tereddüt etmeden attıkları gözleniyordu.
 
Başbakanın basına yansıyan gerekçeleriyle isim belirlemek için (mesela öğretmenlerin öğrencilik yıllarında kaldığı ev ve yurdun) en az birkaç yıllık bir çalışmaya ihtiyaç olduğu ortada. Aslında cemaatle irtibatı olanların belirlenmesi için 2013 yılı belki daha da öncesinden bu yana çalışma yaptıkları anlaşılıyor. Eğer bir kabile devleti değilsek, kendi açıkladıkları ihraç gerekçelerinden sonra fişleyerek ihraç edilen öğretmenlere aşağıdaki soruların cevabını vermek gibi bir hukuki sorumlulukları var.

1. Eğer öğretmenler “Bank Asya”ya para yatırdığı için ihraç edildi ise; yasal bir bankanın mudilerinin para yatırma tarihleriyle birlikte verilerini ne zaman hangi mahkeme kararına dayanarak hangi tarihli yazışma ile aldınız ve üzerinde nerede nasıl çalışma yaparak belli dönemlerde para yatıranları ayıkladınız? Bu banka mudileri ne zamandan beri fişleniyor?

2. Öğretmenleri cemaatle irtibatlı dernek ve sendikaların yönetiminde veya üyesi olduğu için ihraç etti iseniz; Yasal sendika ve dernek listelerini ne zaman hangi mahkeme kararına dayanarak hangi yazışmalarla aldınız? Listeler üzerinde hangi birimde ne zaman çalıştınız?

3. Öğretmenleri “Bylock” yazışma programını kullandığı için attı iseniz; bu programı kullananların listesine nasıl ve ne zaman ulaştınız? Öğretmenleri ihraç listelerini nerede ve ne zaman hazırladınız?

4. Öğretmenleri “Kimse yok mu?” derneğine yardımdan dolayı ihraç etti iseniz; kimse yok mu derneğinin bağış listelerini nereden, hangi yolla ne zaman hangi tarihli yazışma ile aldınız? Listeler üzerinde nerede hangi mahkeme kararına dayanarak çalışma yaptınız?

5. Öğretmenleri “Emniyet-MİT ve MASAK” raporlarında adı geçtiği için attı iseniz; bu raporlar hangi mahkeme tarafından alınan karara bağlı olarak hazırlandı? Raporları hazırlayan birimlerin kişisel verilere ulaşması için nereden hangi tarihli yazılarla izin alındı? Bu veriler nerede ve kim tarafından değerlendirip atma kararı vermede kullanıldı?

6. Öğretmenlerin dünya görüşü hakkında kapsamlı “sosyal medya” taramaları; ne zamandan beri ve hangi gerekçe ile yapılıyor? Kimler fişlenip kimler hakkında işlem yapılacağına nasıl nerede karar veriliyor? Bilgilerin suç oluşturduğu kararını kim veriyor ve atmada kullanılıyor?

7. Öğretmenleri cemaatin “sohbet” programlarına katıldığı için attıysanız; bu sohbetler ne zamandan beri hangi mahkeme kararına göre izleniyor? Kimler hangi gerekçe ile görüşünden dolayı fişleniyor?

8. Eğitimcilerden bazılarını doğal akışı dışında yükseldiği gerekçesiyle attı iseniz; bunu nasıl nerede ve ne zaman belirlediniz? Cemaatle irtibatı olanların olağan dışı yükselmesi suçsa ve öğretmenleri bu gerekçe ile attı iseniz aynı şekilde “Talim Terbiye Kurulu” na öğretmen olarak alınıp sonra bakan müşaviri olarak atanan AKP yakınlarından onlarca üst düzey yöneticiyi niçin ihraç etmediniz?

9. Eğitimcileri cemaatin “sosyal projelerine” yardım ettiği için attı iseniz; “himmet” adıyla yapılan toplantıları ne zamandan beri hangi mahkeme kararına dayanarak izlemeye aldınız? Kimin nasıl yardım ettiğini nasıl ve ne zaman belirlediniz? Bireysel yardımlar ne zamandan beri fişleniyor?

10. Öğretmenleri kişisel ihbarları ve itirafları değerlendirerek attı iseniz; bu ihbar ve itiraflar nerede nasıl ve hangi şartlarda alındı, atmadan önce neden dava açılmadı? İhbarları kimler ne zaman nereye yaptı? Bu bilgiler mahkemeye intikal etmeden kim derledi ve ihraçta kullandı?

11. Öğretmenleri takip ettikleri “internet siteleri” yüzünden attı iseniz; herkese açık internet sitelerine girenleri ne zamandan beri izliyorsunuz, hangi mahkeme kararıyla siteler suçlu bulundu? Nerede bu sitelere giriş yasak kararı alınıp insanlar girdiği internet sitesine göre fişlendi?  

12. Öğretmenleri cemaatle irtibatlı şirketlerin olağan dışı işlerini yaptıkları ile ihraç ettiyseniz; bu işlemi hangi mahkeme kararı ile ne zaman hangi yazışma ile tespit ettiniz?

13. Eğitimcileri cemaatle ilişkili kişiler arasında görülmesinden dolayı ihraç ettiyseniz; Toplumda bireylerin dilediği ile iletişim kurmasını ne zaman hangi yazıyla yasakladınız? Bu iletişimleri hangi mahkeme kararıyla izleyip takip ettiniz? Birlikte görülmenin suç olduğuna kim karar verdi?

14. Eğitimcileri öğrencilik yılarında hangi ev ve yurtlarda kaldığını nasıl belirlediniz? Sonraki yıllarda aidiyetinin devam edip etmediğini hangi mahkeme kararına dayanarak izlediniz nasıl tespit ettiniz? Hangi suçlardan dolayı insanları OHAL’den önce bu gerekçeyle takip edip fişlediniz?

15. OHAL’den önce öğretmenler hakkında aynı iş yerinde çalışanlardan niçin bilgi derlediniz? ihbarları hangi gerekçe ile aldınız? Nerede nasıl derlediniz? Atılacağına nerede hangi suçtan karar verdiniz?

16. “17-25 Aralık”tan sonra gazete-dergi aboneliği cemaat okulunda çocuk okutmak gibi yasal hizmetlerinden yararlanmaya devam edenlerin, hangi mahkeme kararıyla listelerini aldınız ve bu bilgileri nerede-nasıl ihraçta kullanılacağı kararı verdiniz? Yasal işlemlerin suç olduğunu kim belirledi?
Şu anda güç ellerinde olduğu için cevaplama gereği bile duymayacakları soruların cevabını tarihe not düşmek üzere biz verelim.

DARBECİLER LİSTELERİ ÖNCEDEN HAZIRLAR

28 Şubat sürecinde toplum yararına yaptıkları tüm olumlu faaliyetleri sorgulanan cemaat mensupları, hukuk karşısında suçlu duruma düşmemek için gönüllük esasına dayalı faaliyetlerini yasaların izin verdiği yöntemlerle yapmaları gerektiğini öğrenmişlerdi. Ülkede karanlık emelleri olanlar mevzuatın izin verdiği yöntemlerle yapılan bu sivil toplum faaliyetlerine engel olamayınca o günün yöneticilerini hukuk dışı yöntemler kullanmaya zorladılar.
80’de zorbalıkla devleti ele geçiren ihtilalciler ilk seçimde başbakan olan Özal’a, 28 Şubat sürecinde Demirel ve Ecevit’e cemaatin gönüllü faaliyetlerini engellemek üzere baskı yaptılar. O dönemde ulusal çaptaki cemaat faaliyetleri mercek altına alındı ve engellemek için çalışmalar yapıldı. Her dönem kendine özgü yaklaşımlarla cemaatin projeleri darbelere maruz kaldı. Ancak yaşanan bu tecrübeler gönüllüleri geliştirdi, engelleme gayretleriyle baş etme yollarını öğretti.
Tüm darbeciler listeleri önceden hazırlar

80 ihtilalında darbeciler kimleri tutuklayacaklarını kimleri işten atacaklarını biliyordu.

28 Şubatçılar ihraç listelerini önceden hazırlamışlardı.
AKP’nin darbe sonrasında kullandığı ihraç listesini nasıl hazırladığını? da öğrenme hakkımız var?

-OHAL’den çok önce Şubat 2015’te Bank Asya’ya para yatıranları tespit için mi kayyum atadınız?

-OHAL’den çok önce Aralık 2014’te gazetelere abone listelerini almak için mi polis zoruyla girdiniz?

-OHAL’den çok önce Eylül 2014’te özel okullar genel müdürünü illegal yolarla öğrenci velilerini fişleyebilmek için mi değiştirdiniz?

-Darbeden çok önce kullanıcı listelerine ulaşmak için mi Bylock’u kapattırdınız?

-OHAL’den çok önce Şubat 2014’te emniyette dernekler masası dâhil üç daire başkanını sendika ve derneklerin üye listelerini almak için mi değiştirdiniz?

-Kasım 2015’te Kaynak Holdinge cemaat kurumlarının listesini alabilmek için mi kayyum atadınız?

-OHAL’den çok önce Şubat 2014’te TÜBİTAK ve BİLGEM başkanını tüm ülke telefonlarını dinleyip internet görüşmelerini takip etmek ve cemaati fişlemek için mi eski başkan hakkında suç uydurup tutuklama kararı çıkarttınız ve başkanı değiştirdiniz?

Cemaat faaliyetlerini yasal yollarla engelleyemeyeceğinizi bildiğiniz için mi yasa dışı yöntemlere başvurdunuz? Darbeden çok önce yaptığınız bütün bu hukuk dışı işlerin arkasında yatan şey İhraç etmeyi düşündüğünüz cemaat mensuplarını fişlemek için miydi? Bu birimlerden insanlık suçu kabul edilen fişleme bilgilerini kayyumlardan ya da birim amirlerinden kim, ne zaman hangi mahkeme kararına dayanarak aldı? Nerede değerlendirdiniz ve atılacaklara kim karar verdi? Bakanlar kurulunda onaylanan listeler nerede hazırlandı? Kaç yıldan beri yasa dışı fişleme yapıyorsunuz?

Anayasaya aykırı KHK’lardaki kapatılan kurumlar el konulan mülkler ve atılan insanların listeleri hangi yasal birimde hangi dayanakla hazırlanıyor? Muhalefet partisi başkanı K. Kılıçdaroğlu “KHK’lar tek partinin imzası ile yayınlanıyor, bütün partilerin katıldığı bir komisyon tarafından hazırlanmıyor, bu haliyle meclisi temsil etmiyor” itirazını kanunsuz işlerinizin açığa çıkmasından korktuğunuz için mi kabul etmediniz?

Eğer OHAL den önce tüm hukuksuzlukları listeleri elde etmek için yaptıysanız

Listeler ele geçtikten hemen sonra yapılan bu darbeyi yoksa siz mi planladınız?

Allah’ın lutfu darbe sonrası yapılacakların her aşamasını nerede planladınız?

Ülkeyi tek başına kimseye hesap vermeden yönetmek için darbe planını ne zaman yaptınız?
Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ