‘Anayasa ve hukuk hürriyetlere müdahale etme aracına dönüştü’

Anayasa Profesörü Kemal Gözler, "Anayasa ve kanunlarda yazılanın dışında ülkede başka bir “hukuk” mu var?" diye sordu.
 "Temel hak ve hürriyetleri korumak amacıyla tasarlanan anayasal ve hukuki mekanizmalar temel hak ve hürriyetlere müdahale etme aracına dönüştü" dedi.

Anayasa Profesörü Kemal Gözler, temel hak ve hürriyetleri korumak amacıyla tasarlanan anayasal ve hukuki mekanizmaların temel hak ve hürriyetlere müdahale etme aracına dönüştüğünü söyledi.

Gözler, ‘Hukuk Nereye Gidiyor, Gözlemler ve Sorular’ başlığı ile anayasa.gen.tr adlı portaldaki makalesinde “Somut örnekler vererek bu gözlemleri dile getirmek artık cesaret istiyor. İçinde bulunduğumuz akademik özgürlük düzeyi buna müsait değil” yorumunda bulunarak şunları yazdı:


“Hukuk burnunun üstüne kocaman bir yumruk yedi.

Temel hak ve hürriyetleri korumak amacıyla tasarlanan anayasal ve hukukî mekanizmalar, temel hak ve hürriyetlere müdahale etme aracı hâline dönüştü.

Hâkimler, temel hak ve hürriyetleri koruyan değil, tersine temel hak ve hürriyetlere müdahale eden görevliler hâline geldi.

İktidarı sınırlandırmakla görevli organlardan birincisi olan Anayasa Mahkemesi, iktidarı sınırlandıran bir unsur değil, tersine onu tahkim eden bir unsur hâline dönüştü.”

‘AYM KARARLARI HUKUK DIŞI FAKTÖRLERE BAĞLI’

Görüşlerini, “Kısacası hukuk, siyasetin longa manus’u hâline geldi” sözleriyle dile getiren Gözler, “Artık hukuk, siyaseti çerçevelendirmiyor; tersine o siyasetin cenderesi altında bulunuyor.” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

“Artık anayasa veya kanunlardaki kurallara bakmak, karşılaşılan hukukî sorunun nasıl çözümleneceği konusunda bir fikir vermiyor. Örneğin anayasa mahkemelerinin önündeki bir iptal davasının sonucunu tahmin etmek için anayasanın ne dediğine bakmanın bir yararı yok. Zira artık anayasa mahkemesi kararları anayasaya değil, birtakım hukuk dışı faktörlere bağlı. Belirli bir davada anayasa mahkemesinin ne yönde karar vereceğini anayasa hukuku profesörleri değil, gazeteciler daha iyi tahmin ediyorlar.

Aynı şey idare ve ceza hukuku için de geçerli. İktidarın önem verdiği bir idarî işlemin idarî yargı tarafından iptal edilme ihtimali neredeyse sıfır. Bugün, siyasî niteliği olan bir olayda, en kıdemli ceza hukuku profesörleri dahi gözaltına alınan bir kişinin tutuklanıp tutuklanmayacağını, sanığın mahkum olup olmayacağını bize önceden söyleyemez. Ceza hukuku profesörlerinin bilgileri artık bu konuda bir işe yaramıyor.”

‘ANAYASA VE KANUNLAR DIŞINDA BAŞKA BİR HUKUK MU VAR’

Gözler yazısını, “Başta anayasa hukuku olmak üzere ülkemizde hukuk biliminin değersizleşmesi sürecini yaşıyoruz. Hukuk biliminin değersizleşmesine yol açan şey, aslında bizatihi “hukuk”un değersizleşmesidir” diyerek “Anayasa ve kanunlarda yazılanın dışında ülkede başka bir “hukuk” mu var?” diye sordu.
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ