AB'den sert rapor: Türkiye AB'den dev adımlarla uzaklaştı

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Türkiye İlerleme Raporu‘nu düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Hahn, rapora yansıyan AB ve Türkiye ilişkilerini şöyle özetledi: “Korkarım ki Türkiye AB’den uzaklasmaya devam etmektedir, özellikle de hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlukler alanında. AB Komisyonu defaatle Türkiye’yi bu olumsuz gidişatı durdurması çağrısında bulunmuştu. Şunu da belirtmek gerekir ki Türkiye AB icin stratejik önemini korumaktadır.”

AB Disisleri temsilcisi Mogherini ise bugüne kadar ki en sert İlerleme Raporu olarak değerlendirilen rapor hakkında, “Türkiye ile yeni fasıllarını açılmasını öngörmüyoruz. Bugünlerde sorularınıza Ankara’nın cevaplarının ne olduğunu duymak çok ilginç olacaktır. Ortaklık ve üyelik süreci her zaman iki taraflıdır.” dedi.

YANDAŞ VE İLTİSAKLI MEDYANIN YALANI RAPORDA: FETÖ DEĞİL, GÜLEN  HAREKETİ


15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) yürüklükte olmaya devam etmektedir, hükümet (OHAL ile) hem terör örgütü olarak ilan ettiği ve darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Gülen Hareketi’ni dağıtmanın yanı sıra terörle mücadeleyi desteklemek ve Türkiye’de tekrarlanan (IŞİD) terör saldırılara karşı mücadele etmeyi amaçlamaktadır, genel olarak Türkiye’de travmatik bir dönem.

OHAL ACİLEN KALDIRILMALI, TÜRKİYE AB’DEN DEV ADIMLARLA UZAKLAŞTI

Darbeye teşebbüs edilen darbeyi derhal ve güçlü bir şekilde kınayan AB, ülkenin demokratik kurumlarına tam desteğini yinelemiş ve Türkiye’nin böylesine ciddi bir tehdit karşısında hızlı ve orantılı harekete geçme meşru ihtiyacını kabul etmişti. Ne var ki, Olağanüstü hal çerçevesinde darbe girişiminden bu yana alınan tedbirlerin orantısızlığı, geniş çaplı ve genelleme niteliginde görevden alınma, tutuklama ve gözaltına alınma gibi tedbirlerin orantısızlığı, ciddi kaygıları gündeme getirmeye devam etmektedir. Türkiye, acil hal durumunu gecikmeden kaldırmalıdır. Türkiye AB’den dev adımlarla uzaklaştı.

KHK’LAR İNSAN HAKLARINI AZALTTI

Olağanüstü hal kapsamında bugüne kadar alınan 31 kararnameyi (KHK) ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Meclis tarafından gayretli ve etkili bir inceleme yapılmamıştır. Sonuç olarak, kararnameler uzun süredir yargı denetimine açık değildir ve hiçbiri Anayasa Mahkemesi tarafından henüz bir karara bağlanmamıştır. Bu KHK’larda ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve usule ilişkin haklar da dahil olmak üzere, bazı sivil ve siyasi haklar önemli ölçüde azaltılmıştır. Ayrıca, OHAL kalktığında etkisi olmaya devam edecek olan kilit yasalar da değişiklikler olmuştur.

KAMUDA KIYIM

Olağanüstü hal ilanından bu yana, 150.000’den fazla insan gözaltına alındı, 78.000 kişi tutuklandı ve 110.000’den fazla memur görevden alındı. Yetkililere göre, 40.000’in üzerinde memur 3 600 mahkeme kararı ile yeniden görevlerine döndü.

HUKUK YOLU AÇILMALI

OHAL Temyiz Komisyonu faaliyete geçti ve 107.000 itiraz talebini tamamıyla kabul etti. Bu Komisyon sadece Aralık 2017’de karar almaya başladı ve şu ana kadar sadece birkaç başvuru sahibine tazminat sağlamıştır. Kararları yargı denetimine açıktır. Halen olağanüstü hal altındaki tedbirlerden haksız bir şekilde etkilenenler için etkili ve şeffaf bir hukuk yolu geliştirmesi gerekmektedir.

Avrupa Konseyi ve organlarının önemli tavsiyeleri henüz Türkiye tarafından ele alınmamıştır. Suçlama iddiaları şeffaf prosedürlerle ve bireysel olarak belirlenmelidir. Bireysel cezai sorumluluk sadece yetkilerin ayrılığı, yargının tam bağımsızlığı ve her bireyin adil yargılanma hakkına tam saygı ile kurulabilir.

AB Komisyonu'nun Türkiye raporunda öne çıkan kısımlar şöyle;

15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) yürürlükte olmaya devam etmektedir, hükümet (OHAL ile) hem terör örgütü olarak ilan ettiği ve darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Gülen hareketini dağıtmanın yanı sıra terörle mücadeleyi desteklemek ve Türkiye'de tekrarlanan (ISID) terör saldırılara karşı mücadele etmeyi amaçlamaktadır, genel olarak Türkiye'de travmatik bir dönem.

Darbeye teşebbüs edilen darbeyi derhal ve güçlü bir şekilde kınayan AB, ülkenin demokratik kurumlarına tam desteğini yinelemiş ve Türkiye'nin böylesine ciddi bir tehdit karşısında hızlı ve orantılı harekete geçme meşru ihtiyacını kabul etmişti. Ne var ki, olağanüstü hal çerçevesinde darbe girişiminden bu yana alınan tedbirlerin orantısızlığı,  geniş çaplı ve genelleme niteliginde görevden alınma, tutuklama ve gözaltına alınma gibi tedbirlerin orantısızlığı, ciddi kaygıları gündeme getirmeye devam etmektedir. Türkiye, acil hal durumunu gecikmeden kaldırmalıdır.

Olağanüstü hal kapsamında bugüne kadar alınan 31 kararnamede (KHK) ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Meclis tarafından gayretli ve etkili bir inceleme yapılmamıştır. Sonuç olarak, kararnameler uzun süredir yargı denetimine açık değildir ve hiçbiri Anayasa Mahkemesi tarafından henüz bir karara bağlanmamıştır. Bu KHK’larda ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve usule ilişkin haklar da dahil olmak üzere, bazı sivil ve siyasi haklar önemli ölçüde azaltılmıştır. Ayrıca, OHAL kalktığında etkisi olmaya devam edecek olan kilit yasalar da değişiklikler olmuştur.

Olağanüstü hal ilanından bu yana, 150.000'den fazla insan gözaltına alındı, 78.000 kişi tutuklandı ve 110.000'den fazla memur görevden alındı. Yetkililere göre, 40.000'in üzerinde memur 3 600 mahkeme kararı ile yeniden görevlerine döndü.

OHAL Temyiz Komisyonu faaliyete geçti ve 107.000 itiraz talebini tamamıyla kabul etti. Bu Komisyon sadece Aralık 2017'de karar almaya başladı ve şu ana kadar sadece birkaç başvuru sahibine tazminat sağlamıştır. Kararları yargı denetimine açıktır. Halen olağanüstü hal altındaki tedbirlerden haksız bir şekilde etkilenenler için etkili ve şeffaf bir hukuk yolu geliştirmesi gerekmektedir.

Avrupa Konseyi ve organlarının önemli tavsiyeleri henüz Türkiye tarafından ele alınmamıştır. Suçlama iddiaları şeffaf prosedürlerle ve bireysel olarak belirlenmelidir. Bireysel cezai sorumluluk sadece yetkilerin ayrılığı, yargının tam bağımsızlığı ve her bireyin adil yargılanma hakkına tam saygı ile kurulabilir. Türkiye, acil hal durumunu gecikmeden kaldırmalıdır.
Tr7/24
Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ