AB raporu: Bylock çok keyfi olarak uygulanıyor, hangi kriterlere göre uygulandığının belli değil

Erkam Tufan Aytav’ın You Tube kanalında yayınladığı ’30 Dakika’ programının bu haftaki konuğu uzun süre Brüksel’de görev yapan gazeteci-yazar Selçuk Gültaşlı’ydı.

 Programda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili son ilerleme raporu masaya yatırıldı. Gültaşlı, Raporda Bylock’un keyfi uygulandığı, Gülen mensupları ile birlikte ailelerinin de tehlike içinde olduğu belirtildiğini söyledi.

Programda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili son ilerleme raporu masaya yatırıldı. Programda raporun satır aralarından dikkat çeken ayrıntıları ortaya çıkarıldı.
Gültaşlı programda pek çok ilerleme raporunun gördüğünü belirterek, “AB yetkilileri ile geçen hafta görüştüm. Bana ‘en sert raporumuzu yazdık ve göreceksiniz.” dediler. AB Komisyonu ilerleme raporunu açıkladıktan sonra Avrupa Parlementosu da bir rapor yazıyor. Yetkililer, AB Komisyonun raporuyla Avrupa Parlementosu’na çok ciddi mühimmat verdiklerini söylüyor. Avrupa Parlementosu geçen yıl Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını talep etmişti, bu sene ne talep edecek bilmiyoruz. Çünkü daha sert bir rapor.” dedi.


 "AB RAPORUNDA ÇARPICI BYLOCK DETAYI" 

Gültaşlı AB’nin ilerleme raporunda Gülen Cemaati’ne yönelik Türkiye’nin takındığı tavırla ilgili endişelerin olduğunu da aktarıyor. Gültaşlı, “Gülen Cemaat ile ilgili raporda Bylock’un çok keyfi olarak uygulandığı, hangi kriterlere göre uygulandığının belli olmadığı, Gülen Cemaati üyelerinni hapse atılmasıyla ilgili çok müphem kriterlerin bulunduğu, sadece gülen mensuplarına değil gülen mensuplarının ailelerine de baskılar yapıldığı ve bu baskılardan büyük endişe duyulduğu da zikrediliyor. Dolayısı ile AB terör örgütü olarak kabul ediyor tartışması da ayıp da bir tartışma.” dedi.

Gültaşlı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birisinin Gülen Hareketi ile iltisakı; çocuğunu hareket ile irtibatlı bir okula yazdırmak, gruba yakınlığı ile bilinen bankaya para yatırmak ve mobil mesajlaşma programı Bylock’u kullanmak gibi resmi olmayan bir kaç kriter kümesine dayandırıldı. Eylül 2017’de Yargıtay Bylock kullanmayı Gülen hareketine üyelik için yeterli delil kabul etti. Ancak Ekim 2017’de Gülen hareketine sempati duymanın harekete üyelik anlamına gelmeyeceğine ve bu yüzden sempati duymanın üyelik için yeterli delil olmayacağına hükmetti. Aralık 2017’de yüzlerce insanın yanlışlıkla mobil uygulamayı kullanmakla suçlandığının ispat edilmesinden sonra ByLock kullandığı iddiası ile tutuklanan bazı kişiler serbest bırakıldı."






Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ