Demirtaş: Çökertme Planı Nisan 2015’de başladı

HDP’nin tutuklu Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Çöktürme Planı’nın 2015’te başladığını açıkladı. Demirtaş, “HDP kimsenin bekası mekası için bir tehdit değildir, faşizan, tekçi, militer statüko için bir tehdittir sadece.” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) tutuklu Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP’nin yeni saldırı ve imha planı (Çöktürme Planı)’nın ilk olarak Nisan 2015’te İmralı’da Abdullah Öcalan’a yönelik tutumla başladığını açıkladı.

Planın, Dolmabahçe Mutabakatı’nın reddi ile devam ettiğini ifade eden Demirtaş, “Çöktürme Planı’nın parçalarından biri de HDP’yi tasfiye etmek, olmuyorsa sınırlamaktır. Çünkü HDP, Türkiye’de tekçi, faşizan, devletçi, cinsiyetçi, ırkçı, mezhepçi, kapitalist devlet-siyaset yapılanmasına alternatif olabilecek en etkili politik çizgi haline gelmeyi başarmıştır” dedi.

“ÜÇÜNCÜ YOL” ÇÖZÜM MODELİ ENGELLENİYOR


Yeni Özgür Politika’ya konuşan Demirtaş, düğümün İmralı’da atıldığını ve çözülecekse yine oradan çözüleceğini dile getirdi. Bu anlamda yapılan açlık grevlerini önemsediğini belirten Demirtaş, “Tecrit sadece aile, avukat görüşünün engellenmesi de değildir. Bir bütün olarak Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu, konumu ve etkisini yok sayma, yok etme girişimi olarak ‘İmralı Sistemi’nin kendisidir tecrit. Bu yaklaşımın köklü değişimi olmadan tecrit kalkmış sayılmaz” ifadelerini kullandı.

Öcalan’ın fikri öncülüğünü yaptığı “Üçüncü Yol” olarak tarif edilen çözüm modelinin gelişmesinin tecritle engellenmeye çalışıldığını kaydetti.

DEMOKRATİK SİYASETİN ÖNÜNÜ AÇMA GAYRETİ

Demirtaş şunları dile getirdi: “Öcalan’ın Çözüm Süreci’nde demokratik siyasetin önünü açma gayretleri, çatışma-isyan ikileminden çıkışın ve demokratik bir seçeneğin güçlenmesi noktasında verdiği desteklerin sonucunda HDP çizgisi hızla gelişti ve kalıcı hale geldi. Bu bile başlı başına Sayın Öcalan’ın barışa ve demokratik yaşama verdiği stratejik önemin göstergesidir.”

HDP KİMSENİN BEKA MEKANİZMASI İÇİN TEHDİT DEĞİLDİR

HDP’ye yönelik saldırıların statükonun sürdürülmesi (ki kendileri buna beka meselesi diyorlar) açısından hayati görüldüğünü vurgulayan Demirtaş, “Oysa HDP kimsenin bekası mekası için bir tehdit değildir, faşizan, tekçi, militer statüko için bir tehdittir sadece. HDP’yi yok etmeden eski sömürgeci, talancı düzenlerini sürdürmeleri kolay olmadığından her alanda ve hukuk-kanun, ahlak falan tanımadan HDP’ye saldırıyorlar. Toplum için uzun yıllar sonra ilk defa ortaya çıkmış olan güçlü bir demokratik seçeneği yok etmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

AKP MİTİNGLERİNE KATILIP GERÇEKLERİ ANLATMAYI HEP ARZULAMIŞTIM

Erdoğan’ın, kendisinin söylemlerinin olduğu video ile seçim kampanyası yürüttüğü hatırlatılan Demirtaş, “Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış. Kaldı ki, benim arkasında duramayacağım, savunamayacağım tek bir videom yoktur. Meydanlarda beni izletmesi çok ironik olmuş. AKP mitinglerine katılıp AKP seçmenlerine gerçekleri anlatabilmeyi hep arzulamıştım, sağ olsun kendisi bu eksiği de gidermiş oluyor. Ben hapisteyim ama her gün AKP mitinglerinde halka sesleniyorum. İlginç bir seçim stratejisi olmuş, bakalım sonunda kime yarayacak bu” dedi.

FAŞİZMİN SON AŞAMASINDA İÇ İKTİDAR KAVGALARI OLUR

“Faşizmin son aşamasına yaklaşırken iç iktidar kavgaları da boy göstermeye başlar” diyen Demirtaş, “Bu zaten beklenen bir şeydi. Bir demokrasi arayışından çok ‘sen rolünü artık oynayamıyorsun, sıra bizde, biraz da biz faşizmin kontrolünü ele alalım’ kavgasıdır. Ama bizim için zararı yoktur, hatta oldukça yararlı sonuçlara da fırsat yaratabilir. İktidar odaklarının kendi aralarındaki çelişki, çatışma vs. yaratacağı geçici (kısa süreli) boşluk iyi değerlendirilirse demokrasi güçleri başat rol oynayabilir ve iktidar değişiminde halktan, ezilenden yana bir alternatif egemen kılabilir” şeklinde konuştu.





Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ