Çağdaş Hukukçular Derneği davasında tüm avukatlar tahliye edildi

Çağdaş Hukukçular Derneği’ne (ÇHD) bağlı 20 avukattan 3'ünün “örgüt yöneticiliği” 17'sinin ise “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılandığı davanının 5'inci duruşmasında tutuklu bulunan tüm avukatlar tahliye edildi
Duruşmanın ilk dört oturumu Bakırköy Adliyesi’nde görülürken "güvenlik" gerekçesiyle son oturumun Silivri Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görülmesine karar verildi. Bir yıl sonra yargılamalarına başlanan avukatların 17’si tutuklu, 1’i tutuksuz yargılanırken 2 avukat hakkında da yakalama kararı bulunuyor.

Gazeteyolculuk'un haberine göre, Avukat Hasan Fehmi Demir’in savunması ile başlayan duruşmada, tutuklu yargılanan avukatlar, duruşma salonundaki jandarma sayısına tepki gösterdi. 

Salonda ilk oturumların yapıldığı Bakırköy'den daha fazla güvenliğin bulduğunu belirten Demir  "Sivil polis salondan çıkarken silah gösterdi. Açıkça avukatlar tehdit ediliyor" dedi.


Dijital materyallerin üzerinde oyna yapılabildiği için delil olamayacağını söyleyen Demir, savunmasında şunları söyledi:

İdil Kültür Merkezinden alındığı söylenen materyaller elektronik veya sayısal delil denilen cd, hafıza kartı, flash bellek gibi dijital kayıtlar niteliği gereği şahısla birebir bağlantı kurulmalıdır. Hangi cihazdan çıktığı vb usulü işlemler ispatlanmalıdır.

Dijital materyal üzerindeki inceleme imaj üzerinden yapılır. Çünkü materyal üzerinde olursa bu bozulur. Dolayısıyla delil özelliğini kaybeder. Ayrıca çözümlenmesi de tarafsız bilirkişi tarafından yapılıp dosyaya konulmalıdır. Bunlar yapılmadıysa yasal delil olmaz. 

dosyada el koyma ile ilgili sulh cezanın onama kararı yok. Dolayısıyla usulsüz. Dijitaller 21 Ekim de alınıyor 6 ay sonra imajları alınıyor. Zaten artık bir delil özelliği yok.
2 tür tanık var. 1.gizli tanık 2. Olağan tanık. Gizli tanıklar Ali Osman Çelik -2009 ‘da ifadesi alınmış. Çelik-2011’de ve Ateş-2012’de alınmış ifadeleri.Bu ifadelerin 2013’ten sonrası suçları aydınlatacağına dair hiçbir şey söylenemez ama algı yaratılacak ya!

Dilovası var birde. Biz tanıyoruz Ergenekon davasından. Sonradan adı kepçe oldu, ifşa olunca. Kız kardeşini ihbar etti daha sonra beraat etti. Bu dosyaya da eklemişler Dilovası’nı ve Yüzleşme’yi.

Gizli tanığın kaynağı vatandaki polislerdir. CMK 43 vd kimler tanık olu, nasıl dinlenir açıkça belirtmiş. Kolluğun tanığı dinleme yetkisi yokken nasıl gizli tanığı dinliyor. Ve bu usulsüzlükler de bu kadar kolay dosyaya konur.

Kolluğun dinlediği tanık delil olabilir mi? Berk Ercan şüpheli olarak yargılanırken ifadesi alınıyor. Üst üste ifadeler veriyor. Menemen cezaevinden savcıya mektup gönderiyor:”Benim durumum burada kötü, su yemek vermiyorlar. Size yeni tanık taslağı hazırladım. sizin için hazırladığım tanık taslağına cezaevi el koydu.” diyor. Savcı da tabi hemen Berk Ercan’ı çağırıyor tem şubede ifadesini alıyor."

Avukatların savunmalarından sonra mütalaasını veren savcı 'kaçma şüphesi' gerekçesiyle tüm tutuklu avukatların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Daha sonra söz alan tutuklu avukatlardan Selçuk Kozağaçlı, "Asıl kaçma şüphesi olan sizsiniz" dedi.

"Asıl kaçma şüphesi olan sizsiniz, 1500 hakim kaçtı"

Savcının mütalaasının ardından savunma yapan Kozağaçlı şunları söyledi:

"Savcıya bu derinlik içerik için teşekkürler. Tutukluluk öncesi bürom basıldı, kapıları kırıldı. O esnada Şam'da uluslararası bir hukuk toplantısındaydım. Ve Şam o dönem ateş altındaydı. 'Hemen gitmem lazım, büro basıldı, arkadaşlarım gözaltında' dedim. Suriyeli avukat meslektaşlarım, silahlarla beni koruyarak çıkardı ama 'Gitme bak televizyonlarda hükümet sizin hakkınızda konuşuyor' dediler. Tabi ki 'gitmem lazım' dedim ve 48 saat sonra uçakla indiğim havalimanında gözaltına alındım. Savcı beni 'kaçma şüphesi'yle sevk etmeye çalıştı. 'Onursuzlaşma yöneticilikten sevk et' dedim. Ben yöneticilikten açtığınız davadan mı kaçacağım? Bizi öldürseniz ölümüz bu toprakta yatacak. Ben nereye kaçtım bugüne kadar da savcı bu mütalaayı veriyor? Bu ahlaksızlıktır, hukukla ilgisi yoktur. Hafıza i beşer nisyan ile malüldür. Bir avuç onurlu haysiyetli avukat aşağılanıyoruz. Asıl kaçma şüphesi olan sizsiniz. 1500 hakim kaçtı.

"Kovalasanız bu topraklardan gitmeyiz"

Kovalasanız gitmeyiz, öldürseniz ölümüz bu topraklardan çıkmaz. Silivri kararı yanlıştı. Hakimin kuşağını bükmüşler diye dedikodunuzu da yaptık yüzünüze de söyleyelim. Sessizliğiniz bazen gök gürültüsü gibiydi. Siz susunca biz arkadan devletin, MİT'in, emniyetin sesini duyduk. Dikkat edin 5 gündür birimiz bile bir şey için 'yapmadık' demedik. Reddetmedik, işte bu onurdur, gururdur.

"İslam hukukunda olsaydı dahi bize bu terbiyesizliği yapamazdınız"

Siz bizim hikayemizi unutamayacaksınız. 'Suçsuz insanlara bunu yaptık' diyeceksiniz. Hep hatırlayacaksınız. Sizin cezanız da budur. İslam hukukunda olsaydı dahi bize bu terbiyesizliği yapamazdınız. Bu salondaki erlere ders olsun. 'Dayağın, baskının yıldıramadığı insan var. Ben gördüm' desinler. Biz asla yenilmedik. Size de asla güvenmiyoruz. Çok utanacaksınız. Ben de hukukçu olmak isteyenlere bu dosyayı öğreteceğim. En iyi kötü örnekle öğrenilir."

Tüm avukatlar tahliye edildi

 Avukatların savunmalar bitti. Mahkeme heyeti, tahliye taleplerini değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, yakalamalı sanıkların yakalanmasının beklenmesine, bir kısım tanıkların da duruşmada dinlenilmesine hükmederek, tüm sanıkların tahliyesine karar verdi.

Duruşma, 19-20 Şubat 2019’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülmesi için ertelendi.



Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ