"Ahmet Hakan'ın sesini duyduğum an kanal değiştiriyorum!"

Diyarbakır'da öldürülen baro başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi Ahmet Hakan'la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Ahmet Hakan´ın CNN Türk´te sunduğu Tarafsız Bölge'de kullandığı sözlerden kısa süre sonra Diyarbakır'da öldürülmüştü.

Gazete Duvar'dan İrfan Aktan'a konuşan Türkan Elçi kocasının Tarafsız Bölge'de söylediklerinden sonra siyasi lince uğradığını ardından da öldürüldüğünü belirtti.

Türkan Elçi, eşinin ölümünde Ahmet Hakan'ın bir rolü olup olmadığını bilmediğini ancak o gece Tarafsız Bölge'de biraz daha idareci yayın yapabilse bugün eşinin hayatta olabileceğini belirtti.

Türkan Elçi, eşinin ölümünden sonra pek televizyon izlemediğini ancak yine de ekranda Ahmet Hakan'ın sesini duyduğu anda kanal değiştirdiğini söyledi.

İşte Türkan Elçi'nin o röportajda anlattıklarından bir bölüm:

"O programı seyretmediğim, seyredemediğim için Ahmet Hakan için bir şey diyemiyorum. Olaydan sonra en çok suçlanan kişi doğal olarak Ahmet Hakan oldu. İşin müsebbibi biraz o görüldü gibi ama kalkıp böyle bir vahim sonucu tek nedene bağlamak doğru değil. Çünkü bu olayın çok farklı parametreleri var. Ahmet Hakan o programda idare ettirse, tartışmayı geçiştirse böyle olur mu olmaz mı, bilemiyorum. Tüm medya zaten böylesi bir hava için, bir şeye saldırmak için konuşlanmıştı. Ahmet Hakan özelinden çok medyanın pozisyonunun, duruşunun bu olayda çok etkili olduğunu düşünüyorum. Fakat iki yıl olacak Ahmet Hakan’ın televizyonda sesini duyar duymaz refleks olarak hemen kanalı değiştiriyorum. Duymak istemiyorum. Medyanın o saldırgan dili kullanıp Tahir’i hedef haline getirmesi hem bir zemin hem de karar alıcılar üzerinde baskı yarattı. Dediğim gibi, böylesi bir olayı sadece bir programa bağlamak doğru değil. O dönem yeni bir sürecin başlangıcıydı. Altta bir irin birikmişti ve Tahir oraya bir iğne batırdı."

ÖLDÜRÜLENLER ÜZERİNDEN ÖLÜM İNŞA EDİLİYOR

Bu toplumda belli bir amaç uğruna ölmek hep yüceltilmedi mi?

Ölümlere alışmak ayrı bir problem, ölümü yüceltmek, kutsallaştırmak da kendi başına apayrı bir problem. Kürtlerde de Türklerde de ölümü fetişleştirmek gibi bir eğilim var. Sağlıksız ruh haline sokulmuş bütün toplumların kaderi bu maalesef. Ölüm üzerine politikaların inşa edilmesi, ölmüşler üzerinden taleplerde bulunmaya başlamak tuhaf geliyor bana.

Türkiye’de pek çok diri, ölüler adına verilen savaşta hayatını kaybediyor…

Evet, öldürülenler üzerinden yeni ölümler inşa ediliyor. Bunu kabul edemeyiz.

Peki siz, yaşadığınız kayıp üzerinden nasıl bir şey inşa etmeye çalışıyorsunuz?

Ölmüş biriyle bağ kurmakla ölmüş birileri üzerinden yeni ölümler inşa etmek aynı şey değil. Az önce size anlatmaya çalıştığım şuydu: Eşimin yattığı toprakla farklı bir bağ kurmaya başladım. Tahir’in kabrinin başında durmak benim için bir ayindir. Onunla bağımı sürdürüyorum. “Artık öldü ve her şey bitti” dememek, onu kendi dünyamda yaşatmak için bunu tercih ediyorum.
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ