Adalet Bakanlığı Rehine Bakanlığı olsun

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında gündeme dair konuştu.
Halkları Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili  ve Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında konuştu. partisinin 6’ncı kuruluş yıl dönümüne denk gelen grup konuşmasında, bileşen ve dostlarına teşekkür ederek, “Partimizin simgesi olan çınar ağacı gibi derinlere kök salmışız. HDP, Kürt, Türk, Ermeni, Arap, Çerkes, Alevi, Süryani, Êzidî, Hıristiyan, Müslüman bütün kimlik ve inançların sırtını dayadığı koca bir çınar ağacıdır” dedi. 

HDP’liyim, diyen herkese seslendiğini ifade eden Buldan, “Yaşadığınız sokakta, mahallede, ilçede, ilde nerede bir mağdur, dertli, mazlum varsa elini ilk uzatan siz olun. Asla partisine, inancına, kimliğine bakmayın. Bu HDP’nin ruhudur. HDP budur. Unutmayın. Bizleri kurtaracak tek şey birbirimize el uzatmak, omuz omuza vermektir. Bu zorlu mücadelede en kıymetlilerimizi yitirdik. Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelemizde yitirdiğimiz bütün yoldaşlarımızı bu vesileyle saygı ve özlemle anıyorum” dedi.

"HDP DEMOKRATİK SİYASETİN DIŞINA ATILMAK İSTENİYOR"


Buldan, 2015 yılından bu yana HDP’nin demokratik siyasetin dışına atmaya çalışıldığını belirterek, şunları ifade etti: “Sandıkta yaşadığı kaybı, yargı ile polis ile bir kazanıma dönüştürmek istemektedir. Bunun adı gasptır. Halk iradesine saygısızlıktır. Son üç yılda on binlerce arkadaşımız gözaltına alındı, binlerce arkadaşımız tutuklandı. Eş başkanlarımız, vekillerimiz, belediye başkanlarımız rehin alındı. İnanın ki, bize yapılan baskının, siyasi operasyonun onda biri AKP’ye yapılsaydı, üç gün dayanamaz dağılırlardı.”

"BİTMİYORUZ, GİTMİYORUZ, GİTMEYECEĞİZ"

Buldan, “HDP, Saray’dakinin rüyasına giriyor. Ama uyandığında gerçekle yüzleşmek zorunda kalıyor. HDP bir çınardır. Kökleri sağlamdır. Ampule benzemez! Biz kararlıyız. Hem de sonuna kadar! Özgürleşmedik tek bir insan kalmayana kadar, bu ülkenin barış gelmeyen bir karış toprağı kalmayana kadar bu mücadele, bu büyük insanlık yürüyüşü sürecek! Sen bu kararlılıkla baş edemezsin. Buradayız Erdoğan, bitmiyoruz, gitmiyoruz, gitmeyeceğiz” diye konuştu. 

"YARGI REHİNE ARACIDIR"

HDP’ye yönelik yargılamaları “rehine politikası” olarak değerlendiren Buldan, “Geçen Cuma günü Rahip Brunson davasında bu durum bir kez daha görülmüştür. Rahip bir rehine olarak tutuluyordu. Tıpkı rehine olarak tutulan siyasetçiler, gazeteciler gibi. Deniz Yücel de rehineydi, Almanya’yla kirli pazarlık sonucu serbest bıraktılar. Ortada hukuk filan yok” diye belirtti.

"GİZLİ TANIK AKP GENEL BAŞKANIDIR"

Brunson davasında ifadeleri çeken gizli tanık tartışmaları için de Buldan, “Siyasi iktidar rehin alınacak siyasetçilerle ilgili karar veriyor, düğmeye basıyor, polis gözaltına alıyor, yargı da gizli tanık ifadesi diye gerçek dışı iddianame hazırlıyor. Tüm bu rehine davalarının savcısı da, hakimi de, gizli tanığı da AKP genel başkanıdır” dedi. Buldan, “Rahibi aldılar. Rehineliği bitti. Neyin karşılığında? Acaba bizim fakirin durumunda bir değişiklik mi oldu? Doğrusu merak ediyoruz” diye sorarak, “Adalet Bakanlığı’nın adını Rehine Bakanlığı yapın” çağrısında bulundu. 

"RAHİBİN BIRAKILDIĞI GÜN ROJAVA’YI TEHDİT ETTİ"

Buldan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Rahibin bırakıldığı gün AKP Genel Başkanı ‘Fırat’ın doğusunu darmadağın edeceğiz, Münbiç’e de gireceğiz’ diyerek Rojava halklarını tehdit etti. Kobane’den başlayarak Irak sınırına kadar her tarafı dümdüz edecekmiş. Her cümlesinde yıkma, öldürme, yerle bir etme var. Türkiye ve bölge halkları bir yıkım ekibiyle karşı karşıya. Halkların iradesini hiçe sayanların tek yapacağı şey yıkımdır. Bunlar da bunu yapıyor. Kürtler herhangi bir toprak parçasında küçük de olsa bir kazanım sahibi olmasın diye neredeyse Türkiye’den vazgeçecekler! Nedir bu Kürt düşmanlığı? Bu düşmanlık halklar arası çatışmayı doğurur. Hedefiniz halkların karşı karşıya gelmesi midir.”

"AYNI FİLM TEKRAR SAHNEDE"

Buldan, 24 Haziran seçimleri öncesi Efrin’e yönelik operasyona dikkat ederek, “Şimdi yerel seçimler var sırada. Münbiç’ gireceğiz diyor. Aynı film tekrar sahnede. İdlib’ten atılan çeteleri mi yerleştireceksiniz? Bunların tek derdi, halkların kendi özgücüyle demokratik özerk bir yönetim oluşturmasını engellemektir. Çünkü iyi biliyorlar ki Rojava’da oluşacak demokratik yönetim, Türkiye’deki katı merkeziyetçi, otoriter tekçi yönetimi daha da sorgulanır, tartışılır hale getirecektir. Bundan korkuyorlar” ifadelerinde bulundu.

"MUHTARDAN KORKAR HALE GELDİ"

Erdoğan’ın “Bana muhtar bile olamazsın dediler” sözlerini hatırlatan Buldan, “Mağduriyet edebiyatı yapan zihniyet bugün muhtarlardan dahi korkar duruma gelmiştir” diyerek, İçişleri Bakanlığı tarafından muhtarların görevden alınmasına tepki gösterdi. 
 
"KENDİ ADAYLARINDAN BAHSETMİYOR"
 
Erdoğan’ın 'kayyım atarız' açıklamalarına da sert tepki gösteren Buldan, şunları söyledi: “Hedefi bellidir. Kaybedeceği yerel seçimleri gasp etme yolunu aramaktadır. Akşam sabah kayyımdan bahsediyor. Kayyımla yatıp kalkıyor. Dikkat edilirse kendi adaylarından hiç söz etmiyor. Kayyıma sarılması aslında siyaseten yenildiklerinin, bittiklerinin de bir ifadesidir. Korkunun ifadesidir. Halkın içine çıkacak halleri yok.” 
 
Buldan, AKP-MHP ittifakının anketlerde oy kaybı yaşadığını sözlerine ekleyerek, şöyle dedi: “Özellikle son ekonomik kriz AKP’nin gerçek yüzünü halka daha net gösterdi. Oylarda erime hızlanınca ortağıyla beraber telaşa kapıldılar. Ama nafile. Karşınızda halkların ben geliyorum diyen gümbür gümbür ittifakı var. HDP var. HDP’yle umutlarını büyüten ve demokratik iktidara yürüyen milyonlar var! HDP’yi parlamentodan silemediniz, gücünüz yetmedi. Yerel yönetimlerden de silemeyeceksiniz. Parlamentoda çoğunluğu kaybettiniz, yerelde de kaybedeceksiniz. Siz madem halk iradesini hiçe sayıyorsunuz, halk da sizi tanımayacak! Yok sayacak.” 





 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ