Yabancı yatırımcı, Türkiye’de yeni fabrika açmıyor

Türkiye rezervlerini altın olarak tutmak için yurt dışından altın ithalatında rekor kırarken, ekonominin ek döviz ihtiyacını gösteren cari açık kalemi de tehlikeli şekilde büyüyor.
Geçen yıl beklentilerin üzerinde yüzde 42 artarak 47.1 milyar dolara ulaşan cari açık bu yılın ocak ayında da yüzde 163’lük artışla 2.7 milyar dolardan, 7.1 milyar dolara çıktı. Geçen hafta Türkiye’nin notunu kıran kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in de dikkat çeken bu gelişmenin ardından dövizdeki hareketlenme de hızlandı. Dolar 3.84’ün üzerine çıkarak son haftaların en yüksek seviyesine ulaştı.
 
Cari açık kalemindeki bu olumsuz tablo piyasalarda ‘ürkütücü’ bulunurken, asıl endişe kaynağı ise bu döviz açığının finansmanında yaşanıyor. Geçen yılki açığın 24 milyar dolarlık bölümünü sıcak para denen portföy yatırımlarıyla finanse eden Türkiye bu yıl bağımlılığı ve kırılganlığını daha da artıran şekilde kısa vadeli bu sermaye girişinin istilası altına girmiş gözüküyor.  2017’deki sıcak para girişi 2012’de kırılan 38.4 milyar dolarlık rekorun ardından en yüksek seviyeyi ifade ederken, bu yılın Ocak ayında gelen sıcak para miktarı 5.25 milyar dolarla aylık bazda tarihin en yüksek girişlerinden birini ifade ediyor.
 
Buna karşın aynı gelişme ülkede üretim ve istihdam sağlayacak doğrudan yatırım kaleminde görülmüyor. Doğrudan yatırım girişleri Ocak’ta yüzde 11 azalırken 606 milyon dolara indi. Üstelik bu rakamın 371 milyon dolarlık bölümü gayrimenkul yatırımı, 264 milyon dolarlık bölümü de daha önce kurulmuş olan yabancı şirketlerin sermaye artırımı yoluyla gerçekleşti. Yani Türkiye’de iş kurmak amaçlı gelen yeni doğrudan yatırım tutar eksi verdi. Bu da yabancı sermayenin artık Türkiye’de hiç yeni fabrika açmadığı anlamına geliyor.

 
Sıcak para girişindeki artış küresel konjonktüre bağlı şekilde yaşanırken, Moody’s’in not indirimi ve ABD Mekez Bankası Fed’in faiz artırımı gibi etkenler Türk ekonomisindeki kırılganlık riskini artırıyor.
 


Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ