Uzmanlar anlatıyor: Fiyat denetimleri enflasyonla mücadelede etkili olur mu?

Türk Lirası'nın döviz karşısındaki tarihi değer kayıpları sonrası enflasyonun yüzde 25’lere dayanması, pazardan markete tüm ürünlerde etkisini göstermeye başladı.



İktidar, enflasyonla mücadele kapsamında hazırladığı program ile yüzde 10 indirim uygulamasına gidiyor. Bakanlıklar ve yerel yönetimler de raflarda denetimlere başladı.


Çok sayıda belediye zabıtalarını pazar, manav ve marketlere göndererek fiyat ve stok denetimi yapıyor. Ticaret Bakanlığı da Ticaret İl Müdürlükleri kanalıyla 4 bine yakın firmada 69 binden fazla ürünü incelemiş durumda.

Peki, serbest piyasada fiyat artışlarına dair bu incelemelerin yasal temeli nedir? Fiyat ve stok denetimleri enflasyonla mücadelede ne kadar etkili olabilir? 

Ticaret Bakanlığı, 3 bin 974 firmayı denetlediğini ve haksız fiyat artışı yaptığından şüphelenilen 114 firmadan savunma istediğini açıklamıştı.

BBC Türkçe’den Onur Erem’in haberine göre ekonomist Uğur Gürses, denetlemenin "Girdi maliyeti ve döviz kuru artışı gibi fiyat değişimlerinden etkilenmemesine rağmen bu durumlardan etkileniyormuş gibi hareket etmeyi" denetlemenin ne kadar etkili olacağı konusunda şüpheli. "Bunu denetlemenin zor olacağını düşünüyorum” diyen Gürses, “Kimin hangi fiyattan alıp sattığını, maliyetinin ne olduğunu bilmek… İşin doğrusu bir tarafta da şöyle bir realite var: Üretici fiyatları maliyetleri yüzde 40-50 seviyesinde arttı yıllık olarak” görüşünü dile getiriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı 50 üründe iki aylık yüzde 10 indirim açıklamasının 'tamamen sembolik nitelikte olduğunu' söyleyen Gürses, indirime giren ürünlerin stokları bittiğinde, yeni ürünlerin üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle fiyatların da artmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor:

"900 milyar dolarlık bir ekonomide bu tür bir mücadele yoluyla enflasyonu engelleyemezsiniz. Asıl Merkez Bankası işini yapar, bağımsızlığına kamuoyunu ikna edersiniz ve maliye politikasıyla harcamaları azaltırsınız, o zaman enflasyon düşer."

Piri Reis Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı enflasyonla mücadele programının bir mantığı olduğunu, fakat bunun ne kadar uygulanabileceğinin ayrı bir konu olduğunu söylüyor.

Önerilen adımların heterodoks bir politika olduğunu, fiyatların artışının belli bir konsensüsle sınırlandırılmasının iktisat literatüründe yer aldığını fakat bunların ortodoks para ve maliye politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:

"Bundan sonra uygulamayı görmek gerekiyor. Merkez Bankası para politikasını, Maliye Bakanlığı maliye politikasını sıkı uygularsa, iş dünyası da buna destek veriyorsa, biz de tüketici olarak bunu destekleyip buna göre davranırsak bu tutar.” 

Tüketici Hakları Merkezi Genel Başkanı Fatih Dinler, fiyat denetimleri ve Berat Albayrak'ın açıkladığı indirimin tüketiciler açısından olumlu sonuçları olduğunu düşünenlerden.

Ancak Dinler, “Siyasi baskı yoluyla yasal olarak bir şey yapamadığınız bir fiyat artışını indirmeye çalışmak tüketici açısından olumlu ancak uzun vadede, Avrupa Birliği ve dünya ekonomisi açısından bakıldığında, serbest piyasa ekonomisiyle paralellik sağlamayacak bir durum” şerhini düşüyor.












 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ