TÜSİAD Başkanı: Cankurtaran gibi IMF'ye sarılmak çözüm değil

Türkiye ekonomisi kötü günlerden geçiyor. Dövizin ateşe sönmüyor. Dolar 6 TL’ye, Euro 7’ye doğru gidiyor. İş dünyası da zor durumda. IMF sesleri daha sık duyulmaya başlandı.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik’e göre ise, zor dönemlerde cankurtaran gibi IMF’ye sarılmak çözüm değil. Bilecik, o noktaya gelmemek için büyük çaba sarf edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bilecik, "Önce enflasyonu azalan bir eğilime sokmalıyız. Yatırımcı güveninin devamını sağlamak çok önemli. Biliyorsunuz, son dönemde ABD'den kaynaklanan gerginlikler piyasaları etkiliyor" diyor.


Sözcü'den Özlem Gürses'e konuşan TÜSİAD Başkanı,  Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisinin hiç kuşkusuz enflasyon olduğunu hatırlatıyor ve devam ediyor:

“Diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla zaten daha yüksek bir enflasyona sahiptik ve bu, Türkiye'nin olumsuz ayrışmasına neden oluyordu. Şimdi ise tüm dünyada maalesef en yüksek orana sahip ülkelerden biriyiz. Ekonomide iyi ve kötü sonuçlar rastlantısal olamazlar. Enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele edildiğinde kur ve faiz de normalleşecektir. Bu nedenle; yeni ekonomik programın önceliğinin enflasyonla mücadele ve dengeli, sürdürülebilir büyüme olacağını umuyoruz."

“Merkez Bankası'nın son kararlarını nasıl okudunuz? Yani özerk bir yaklaşım mı, yoksa siyasi kararlar mı ?” sorusuna Bilecek, şu yanıtı verdi:

“Kararların siyasi olup olmadığını değil, enflasyon hedefi ile uyumlu olup olmadığını değerlendirebiliriz. Yakın zamana kadar tek haneli bir enflasyon hedefimiz varken bugün enflasyon neredeyse yüzde 16'ya ulaşmış durumda. Bu sonucun, tek bir ayın faiz kararıyla değil, daha uzun bir perspektiften bakılarak değerlendirilmesi gerekiyor.”

Türkiye ekonomisi için ana reçetenin  reformlar olduğunu belirtiyor. “Bu alanlarda geçici çözümler, sorunu ağırlaştırabilir. Siyasal, sosyal ve ekonomik reformlar, birbirinden ayrı düşünülemez. Bu 3 alan, iyi bir ekonomi yönetiminin güçlü 3 sacayağıdır. Özetle; yalnız ekonomi alanında değil; eğitimden adalete kadar birçok konuda yapısal reformlara ihtiyacımız var. Vergi, işgücü ve bütçe reformlarına hızla başlayabiliriz” diyor.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi reformları, vergi denetiminde uygulamaların iyileştirilmesi gibi konuların öncelikli olarak gündeme gelmesini beklediklerini belirtiyor.

“Önümüzdeki dönemde yeni bir IMF paketi bekliyor musunuz?” sorusuna Erol Bilecik’in yanıtı ise şöyle:

“Zor dönemlerde cankurtaran gibi IMF'ye sarılmak, çözüm değildir. Dalgalarla mücadele etmeyi, yüzmeyi öğrenmek zorundayız. O noktaya gelmemek için çok çaba sarf etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Önce enflasyonu azalan bir eğilime sokmalıyız. Yatırımcı güveninin devamını sağlamak çok önemli. Biliyorsunuz, son dönemde ABD'den kaynaklanan gerginlikler piyasaları etkiliyor. Eğer temellerimiz sağlam olursa, bu tür anlaşmazlıklar, kısa sürmek kaydıyla, ekonomide büyük bir etki yaratmaz. Dış borcumuz ve cari açığımız yüksek. Dışarıdan kaynak akışının, sermaye girişlerinin devam etmesine ihtiyacımız var. Türkiye, dünyada oluşan ve dolaşan ve buna kendisinin de katkıda bulunduğu uluslararası sermayeden kendi payına düşeni almalı. Bu, bir milli menfaat meselesidir. Bunun için de, hem AB ile entegrasyon sürmeli, hem de dünyanın diğer bölgelerine daha çok açılmalıyız. Bunlar birbirini tamamlayan süreçlerdir ve TÜSİAD'ın çalışmalarının ana eksenidir”

Kısa vadede bazı tedbirlerin her kesimi bir miktar üzeceğini dile getiren TÜSİAD Başkanı, “Ama bu tedbirler alınmazsa oluşabilecek negatif ortamın maliyeti ve vereceği üzüntü daha fazla olur. Artık hiç maliyet ödemeden devam etme gibi bir lüksümüz yok. O yüzden; çok daha maliyetli bir faturayı yarın ödemek zorunda kalmak yerine; az maliyetli faturayı bugün ödemek daha iyidir” diyor.











Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ