Türkiye'de gençler eğitimli de olsa iş bulamıyor

İsmail S. Gülümser, Türkiye'deki işsizliğe ilişkin bir analiz yazısı hazırladı.
İsmail S. Gülümser

OECD 2017 raporuna göre Türkiye’de genç işsizler ordusu büyüyor.

Alttaki grafik darbeden önceki 2016 yılı dönemine ait verilerden oluşuyor ve bu grafiğe göre Türkiye hem erkeklerde hem bayanlarda gençlerin iş hayatına girişinin en zor olduğu ülkelerden biri. Üniversite mezunları dâhil gençler iş bulamıyor, ülke yeni nesle istihdam sağlayamıyor. Darbeden sonra ise ekonomik dengeler tamamen bozulduğu için gençlerin istihdamının nerdeyse imkânsız hale geldiği aktarılıyor.  


OECD 2017 raporuna göre ülkelerde genç işsiz oranları:



Ne eğitimde ne de iş hayatında olmayan gençlerin oranı bakımından Türkiye en kötü durumdaki ülkelerden biri;

Türkiye’de ne eğitimde ne işte olmayan genç oranı 
- 15-19 yaş arası (OECD Sondan 3. sırada)
- 20-24 yaş arası (OECD Son sırada)

DEVLETİN İŞSİZLİK VERİLERİ GÜVENİLİR BULUNMUYOR  
Devletin verilerine göre 2014’lü yıllarda 3 milyon işsiz varken darbeden önce 2016’ da durum daha da kötüleşti. Son dönemde ülkede her şeyin iyi gittiği algısı oluşturmak için kayıtlarda manipülasyon yapıldığı yönünde ulusal ve uluslar arası kuruluşlardan uyarılar geliyor. Devlet birimlerince açıklanan rakamların inandırıcılıktan uzak olduğu, rakamlar üzerinde oynama yapmak için türlü hileli yöntemler geliştirildiği basına yansıyor. İşsizlik oranının düşük görünmesi için iş yerlerine yeni alacakları elemanların asgari ücrete karşılık gelen maaş ve sigortasını devlet ödüyor. İşyerleri de devletten bu desteğini alabilmek için birkaç ay çalıştı gösterip sonra çıkarıyor, verilerde birkaç ay çalışıp çıkarınlar daimi çalışanlar gibi gösterilip oranlar üzerinde oynanıyor. Devletin oranlar üzerinde oynaması, bazı iş yerlerinin uygulamayı devleti aldatmada kullanması müfettiş raporlarına da yansıyor.

BÜYÜME ORANLARI DA GÜVENİLİR BULUMUYOR
Son günlerde devlet birimlerince açıklanan büyüme oranları hem kamuoyunda hem de uluslar arası kuruluşlarca inandırıcı bulunmadı. İşyeri sahipleri devletin büyüdüğü iddia ediliyor, peki bizim işlerimiz niçin küçülüyor diye şikâyet ediyor. Çocukları iş arayan aileler, devlet büyüyorsa bizim üniversite mezunu çocuklarımız niçin iş bulamıyor, sebebini soruyor. Sendikalar kuşkulu sözlerle büyümenin istihdama niçin yansımadığını sorguluyor. İktidara yakın bir sendika, büyümenin istihdam oluşturacak alanlarda olmadığını ifade ederek konuyu açıklamaya çalışırken, devletin para hareketleri üzerinden açıkladığı büyüme rakamları manipülasyonunu nazik bir üslupla anlatıyor.

Yabancı yatırımcının kaçtığı, yerlilerin kaçmak için çareler aradığı, devletin tefeci faiz oranlarıyla borçlanmak zorunda kaldığı bir ülkede açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığı konusunda genel kanaat hâkim.  Prof Sinan Alçin’in “İktidarın büyüme formüllerini değiştirerek üretimin kesildiği, kapasite kullanımın düştüğü, işsizliğin rekor düzeye ulaştığı bir dönemde, ekonominin büyüdüğünü iddia etmesi siyasidir ve OHAL’in ekonomiyi etkilemediği yönünde toplumu etkilemeye dönüktür” şeklindeki özetlediğimiz açıklaması durumu en net anlatan ifadelerden biri.

Devlet kişi başı milli geliri 10.800 dolar olarak açıklıyor. Bu açıklamaya göre vatandaşların ortalama aylık gelirinin 3.700TL olması gerekiyor. Çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücret olan 1.500 TL ile geçinmek zorunda olduğu bir ülkede en üst derecedeki memur maaşına denk bir milli gelir açıklaması da inandırıcı değil. Devlet yüksek büyümeden bahsederken maaşıyla geçinemeyen, emekliler de iş arıyor, 8 milyon emeklinin %25’inin çalıştığı, ülkede 6 milyon çalışandan 2 milyona yakının emeklilerden oluştuğu aktarılıyor. İş yerlerinin de yüksek personel maliyetlerinin üstesinden gelemediği için emeklileri ucuz işgücü ya da kayıt dışı olarak çalıştırmayı tercih ettiği basına yansıyor.

GENÇLERDE İŞSİZLİK ORANI YÜKSEK
TUİK işsiz sayısının 2016’da 3,5 milyona çıktığı açıklıyor, ancak DİSK sendikasının açıklamasına göre gerçek işsiz sayısı 6,5 milyonu geçmiş durumda, üstelik bunların bir milyondan fazlası da üniversite mezunu gençlerden oluşuyor. Üniversite mezunu gençlerden bazıları asgari ücretle çalışmaya razı olduğu halde iş bulamadığını anlatıyor. MEB’e başvuranlardan hareketle sadece öğretmenlik alanında işsiz sayısı 500.000’i bulduğu biliniyor. TUİK e göre işsizlik oranı %12 olarak açıklarken, DİSK rakamlarla oynandığını gerçek işsizlik oranın %20’yi geçtiğini açıklıyor.

Uluslar arası çalışma örgütünün (ILO) raporuna göre;

-Gençler için mevcut işlerde kalite azalıyor

-Gençlerde işsizlik ve yoksulluk artıyor

-Gençlerde işsizlik oranı yaşlılara göre, 1,5 kat fazla

-Genç işçiler düşük ücretli işlere alınıyor

-Çoğu genç işçiler kayıt dışı çalışıyor

-Gençlerde geçici istihdam fazla kalıcı istihdam azalıyor
Hak iş sendikasının tespitlerine göre;

-Gençler iş imkânından yoksun ve sosyal belirsizlik içinde

-Gençler işgücüne girişte ve çalışma hayatında dezavantajlı

-Türkiye’de son dönemde istihdamsız büyüme temel sorun

-Büyüme sağlanırken istihdam aynı oranda artmıyor.

-Eğitimini tamamlayan gençler istihdama giremiyor.

-Uzun dönem işsiz kalan gençler kayıt dışı sosyal haklardan yoksun düşük gelirle çalışıyor

-İnsana yakışır çalışma şartları oluşturulamıyor

-Bazıları iş aramaktan vazgeçip topluma uyum sorunları yaşıyor.

-Gençler üretime katkıda bulunmalarına destek vermeyen topluma tepki duyuyor

-Gençlerin toplumdan kopma, yabancılaşma oranı yüksek

EĞİTİMİN İŞE YARAMADIĞINI GÖREN GENÇLER ARASINDA OKUL TERKLERİ ARTIYOR
Türkiye gençlerine istihdam sağlayamadığı gibi okulda devamlarını sağlamakta da zorlanıyor.  Üniversite mezunu büyüklerinin iş bulamadığını gören gençlerin okumaya karşı ilgi ve isteği azalıyor. En küçük bir engel karşısında gençler okulu terk ediyor.
Avrupa Birliği eğitim ajansı EFT’nin açıklamasına göre.

Türkiye’de erken okuldan ayrılma oranları çok yüksek;

                        Türkiye        AB    

    Bayan             %43         %11         

    Erkek            %36         %14,5     

    Ortalama    %39,6         %12,7

Erken okul terk edenlerin oranı Avrupa Birliği ortalamasının 3,5-4 katına kadar çıkıyor.  İktidar gençlerin istihdamını sağlamaya dönük bir sorumluluğunun olduğunu unutmuş görünüyor. O bir yandan işsiz gençleri artışını seyrederken bir yandan da tüm devlet birimlerinden her şeyin iyi gittiği yönünde  açıklamalar  yaparak iktidarını sağlamlaştıracak adımlarla yetinmeyi tercih ediyor.    
Hak-iş ve ILO’ya ait değerlendirmeler 2015 yılında EFT’nin İtalya Torinoda yaptığı toplantıda bu kurum temsilcilerinin yaptığı sunudan alınmıştır.

Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ