'Kriz derinleşecek; yüz binlerce kişi işsiz kalacak'

'Yüzbinlerce işçinin işsiz kalması ve teminatsız alacağı olanların alacaklarını alamamaları gibi bir sonuç doğuracaktır.'
Sözcü yazarı Nedim Türkmen, konkordato meselesini yazdı. Türkmen, bugünkü, "Bankacılık lobisi konkordatoyu bitiriyor" başlıklı yazısında, konkordato ilanının zorlaştırılmasına ilişkin; "yüzbinlerce işçinin işsiz kalması ve teminatsız alacağı olanların alacaklarını alamamaları gibi bir sonuç doğuracaktır." dedi.

İşte o yazı...

İflas ertelemesi müessesesinin yerine, biraz rötuş yapılarak yıllardır mevzuatta olan fakat çok fazla kullanılmayan konkordato müessesesi ikame edildi. Konkordatonun son halini içeren düzenleme 15 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen; Türkiye'de bu kelimeyi duymayan kalmadı.


Kim ne derse desin, bu ülkede gücü tartışılamayacak iki lobi var. Birincisi inşaat lobisi, diğeri ise bankacılık faiz lobisidir. Son 10 gündür bankacılık lobisi harekete geçti. Hem muhalefet hem de iktidar partisini, konkordatonun ekonominin çarklarını durdurduğu ve piyasayı tıkadığı söylemi ile sahaya sürdü. Sonra da gazetelerin en büyük reklam vericisi olarak, ekonomi sayfalarını harekete geçirdi. Bütün bu gelişmelerden sonra Meclis'e yasa teklifi sunuldu, teklif Adalet Komisyonu'nda kabul edildi ve Meclis Genel Kurulu'nda haftaya büyük ihtimal yasalaşacak. Adalet Komisyonu'ndan geçen haliyle, konkordato müessesinde aşağıdaki belirlemeler yapılıyor:

KOMİSERE 5 DOSYA SINIRI

– Konkordato talep dilekçesine sunulması gereken rapor, Türkiye denetim standartlarına göre hazırlanacak. Denetim raporunu hazırlayacak denetim kuruluşlarının faaliyetleri, bu kuruluşların hak ve yükümlülükleri, hazırlanan raporların ilgili kurum tarafından incelenmesi ve denetlenmesi, bu raporlar sebebiyle denetim kuruluşlarının idari ve hukuki sorumlulukları ile diğer hususlar hakkında, 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanacak. Böylece konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporlarını hazırlayanların çalışma şekli, denetimleri ve sorumlulukları açıkça düzenleniyor ve bu çerçevede hazırlanacak raporla, konkordato talep edenin gerçek mali durumunun mahkeme huzuruna taşınması sağlanmaya çalışılıyor.

– Konkordato komiserinin seçimi, nitelikleri ve eğitimiyle ilgili düzenlemeler yapılarak; komiserlerin bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilmesi ve listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunlu hale getiriliyor. Bir komiser , eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamayacak.

KİMSE BAŞVURU YAPMAZ

Getirilmek istenen düzenleme ile konkordato müessesesinden faydalanmak isteyen şirketlerin, konkordato teklifinin uygulanabilir olup olmadığı yönündeki taleplerinin sorumluluğu, bağımsız denetim şirketlerine veriliyor ve bu düzenleme ile adeta konkordatonun uygulanması olanaksız hale getiriliyor.

Bağımsız denetim şirketleri Türkiye muhasebe standartlarına göre denetim yapacak ve finansal analiz raporu yerine makul güvence veren denetim raporu hazırlayacak.

Konkordato talebi ile ilgili olarak mahkemeye sunulacak mali tabloların, en fazla 45 gün eskiye dayanabileceği düzenlemesi karşısında; bu tür bir raporun hazırlanması, şirketin büyüklüğüne göre ortalama 2-3 ay sürmektedir. Dolayısıyla bu raporların 45 günlük süre içerisinde tamamlanması mümkün olmadığından, bu şirketler bir türlü günceli yakalayamayacaklar.

Türkiye muhasebe standartlarına göre bağımsız denetim çalışması yaparak makul güvence verecek yetkili bağımsız denetim şirketinin, birçok çalışmanın yanında mutabakat çalışması yapması da zorunludur. Hesap mutabakatları için tüm taraflara doğrulama mektubu gönderilecek ve cevap beklenecektir. Bu çalışmanın yılın herhangi bir tarihinde yapılmış olması, özellikle alacaklılar açısından dikkat çekecek ve konkordato talep edecek şirketlerin icra ve haciz işlemlerine muhatap olması kaçınılmaz olacaktır.

Mahkemelerin görevini bağımsız denetim kuruluşlarına yıkan ve tüm sorumluluğu neredeyse tamamen bağımsız denetim şirketine yükleyen bu düzenleme karşısında; Türkiye'de bu raporu düzenleyebilecek bağımsız denetim şirketi sayısının 110 civarında olduğu dikkate alındığında, hiçbir bağımsız denetim kuruluşu bu sorumluluğu almayacaktır.

REEL KRİZ DERİNLEŞECEK

Sırf bankalar istiyor diye, finansal durumları bozulan şirketlerin borçlarını vadeye yayarak ödemek için son çare olarak başvurdukları konkordato müessesini, birkaç kötü örnek için başvurulamaz ve yararlanılamaz hale getirmenin bankalar dışında hiç kimseye faydası olmayacak ve reel sektör krizi daha da derinleşecektir. Bu durum, yüzbinlerce işçinin işsiz kalması ve teminatsız alacağı olanların alacaklarını alamamaları gibi bir sonuç doğuracaktır.

Kötü niyetle konkordato talep edenler, zaten en fazla 5 ay içinde sistemin dışına atılıyor. Hal böyle iken; “Kötü örnek var” deyip , bunu da açıkça ortaya koymadan, sistemi yok etmenin kimseye faydası olmayacaktır. Bankalar kendilerine milyar dolar borcu olan firmaların borcunu tıpış tıpış yapılandırırken, KOBİ niteliğindeki küçük ve orta boy şirketlerin elinden konkordato müessesini de alarak onları batırmaya çalışıyor. Hükümetin, Meclis Genel Kurulu'nda konuyu çözeceğini umuyorum.


Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ