Ekonomistler ‘Acı reçeteye hazır olun’ diyor: ‘Bir devrin sonu bu…’

Türkiye ekonomisi yokuş aşağı yuvarlanmaya devam ediyor. Seçim sonrası döviz kurları bir kez daha tırmanışa geçerken enflasyon rakamları da 14 yılın zirvesine ulaştı.




Gıdadan yiyecek ve içeceğe zam üstüne zam geliyor, işletmeler birer birer iflas bayrağı çekiyor. 


2001 krizinden daha ciddi bir krizin ayak sesleri duyulmaya başlarken ekonomistler de kara tabloyu çiziyor:

“Görünen o ki bir devrin sonu bu…”

BirGün’den Yağmur Öztürk’e gidişata ve sonrasında yaşanacaklara dair değerlendirmelerde bulunan ekonomist Uğur Gürses, “Türkiye ekonomisinin 2003-2004 yıllarına geri döndüğünü” belirtiyor ve ekliyor:

“Görünen o ki bir devrin sonu bu. Bol para döneminin sonuna gelindi. Dolayısıyla muhtemelen kurdan fiyatlara geçişkenlik daha yüksek oranda seyrediyor gibi görünüyor. Türkiye bol para döneminde uzun yıllar enflasyon meselesini idare etmeye çalıştı. Şimdi bol para dönemi bitince daha sert vurmaya başladı. Giderek acı reçeteye doğru ilerliyor. Yani daha yüksek faiz, daha sıkı maliye politikası gerektiren bir fotoğrafa doğru gidiyor. Bu tabii işsizlik, ekonomik daralma ve muhtemelen durgunluk dönemine sokacak bizi.”

Gürses’e göre son enflasyonun daha çok yoksulu vuran bir enflasyon olduğu görüşünü dile getiriyor. 

Gürses, enflasyon oranının işsizlik oranına etkisinin orta vadede sonuçları olacağını kaydederken “Şu anda işsizlik alanında, büyümede ve enflasyonda negatif yönde ilerliyoruz. Tablo beklediğim gibi gidiyor. Göstergeler bozuluyor ve henüz müdahale edilmedi. Mesela şu noktada bile hala faizleri artırmak gerekiyor” diyor. 

Prof. Dr. Osman Altuğ ise Türkiye ekonomisinin kayıt dışı olduğunu, dolayısıyla enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor.

Altuğ, sözlerini şöyle sürdürüyor: 

“Gerçeği, üretimle tüketim arasındaki farktır. Siz ne yapıyorsunuz? Üretimi bilmiyorsunuz çünkü kayıt dışı, tüketimi bilmiyorsunuz kayıt dışı. Tutuyorsunuz malın sadece fiyatlarını alt alta yazıyorsunuz. Geçen ayı topluyorsunuz, bu kadar. Aradaki farka da enflasyon diyorsunuz. Mal ve hizmet bedeli miktar çarpı fiyata eşittir. Burada miktar bilgisi yok. Sadece fiyatları topluyorsunuz. Dolayısıyla hesap tamamen dandik. Peki, yarın ne olacak? Dandik hesap devam edecek. İnsanlar da dandik hesaplamaya bakacak. Yani bu ay da bir enflasyon makamında şarkılar dinledik.”







Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ