'Böyle giderse Albayrak yeni bir paket açıklamak zorunda kalacak'

Ekonomistler, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın dün (10 Nisan) tarihinde açıkladığı reform paketini yorumlamaya devam ediyor.


Genel kanı ise, açıklanan paketin acil sorunlara temas etmesine rağmen bir reform niteliği taşımaktan uzak olduğu yönünde.

Ekonomist Prof. Emre Alkin de, blogunda yaptığı değerlendirmede bu hususun altını çizdi:


Son zamanlarda ekonomik gelişmelerin siyasal gelişmelerin gölgesinde kaldığını görüyorum. Metroda insanların yüksek sesle seçimler ile ilgili tartıştığına şahitlik ederken, hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun herkesin "şu iş artık bitse de kendi gündemimize dönsek" şeklinde yaklaştığına şahitlik ediyorum.

Bu şartlar altında, dün ekonomik reform paketi açıklandı. Daha önce de söylediğim gibi, açıklanan olan paket "acil önlem" niteliğinde oldu.Yani reform değil, acilen müdahale edilmesi gereken noktaların altı çizildi. Bankacılık ve enerji sektörü acil neşter vurulacaklar arasında. Hatta kamu bankalarına ciddi bir sermaye artışı yapılacak. Bu adımı eleştirenler var ama ben onlara katılmıyorum. Çünkü kamu bankalarının kuruluş felsefesi belli. Elbette amaç dışı kullanımlar beni de üzüyor ve düşündürüyor. Ancak KOBİ'lere en çok desteği kamu bankaları veriyor. Bunu da unutmayalım.  

Konkordatoyla ve yeniden yapılandırmalarla ilgili bir yenilik yapılacağı açıklandı. Bir uyarıda bulunmak istiyorum: Eğer tüm şirketleri kurtarmak için plan yaparsak birçoğunu kaybedeceğimizden korkuyorum. Dolayısıyla mutlaka "pozitif ayrımcılık" yapacak bir anlayışı benimsemeliyiz. İhracat, teknoloji, katma değer ve dijitalleşme değerlendirmelerimizde liste başında yer almalı diye düşünüyorum.

Kamu harcamalarında henüz bir tasarruf göremedik. Ancak bunun ile ilgili de bir müjde verildi. Ben peşinen söyleyeyim: Kamu harcama ve yatırım önceliklerini mutlaka en baştan ele almalı. Örnek vermem gerekirse, bundan sonra havalimanı, köprü veya otoyol yapmak yerine ülkenin fiber optik alt yapısını bitirilmesi en mantıklı yaklaşım olacaktır. Fiber optik kablo döşemenin zor olduğu coğrafyalarda mikro dalga teknolojilerini kullanmalıyız. Hepsinin maliyeti Osman Gazi Köprüsü ve bağlantı yollarının sadece % 30'u kadar tutuyor desem sakın şaşırmayın. Eğer bunu gerçekleştirirsek, 2030 yılına kadar Milli Geliri % 15 ile 25 arasında öngörülenden de fazla artırma imkanımız bulunuyor. 

Tarım ile ilgili müjdelerin fiyatlara yansıması orta ve uzun vadede olacak gibi gözüküyor. Buradaki garabeti çözmek kolay değil. Hayvancılıkla alakalı da cesur hedefler açıklandı. Takipçisi olacağız. 

Turizm, lojistik, eğitim ve yargı ile ilgili konularda da açıklamalar yapıldı ama müjdelerin nasıl gerçeğe dönüşeceği üzerine detay verilmedi. Yabancı Finans Kuruluşları "güzel temenniler ama biz artık elle tutulur gerçekler istiyoruz" diye yorum yaptılar. 

Özetle, yapılan açıklamaların "daha önce yapılması gerekenler" ile "yapılsa iyi olur" sıfatı taşıyan projelerden daha üst seviyede olması bekleniyor. Ayrıca bunların hayata geçirilmesi hepsinden önemli. Ben yine de fikrimi söylemekten geri durmayacağım: Adalet-özgürlük-eğitim konularında köklü bir değişiklik yapmadan, atılan adımlar uzun soluklu olmayacaktır. Dolayısıyla, bir süre sonra yine bir paket açıklamak zorunda kalabiliriz. 

Dünkü yazıma bir atıfta bulunayım: Önceliklerin doğru tespit edilmesi ile IMF'nin gelmesine gerek kalmaz. Yeter ki dünyaya, bu konuda istekli ve arzulu olduğumuzu gösterelim.  
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ