ASO Başkanı Özdebir: Asgari ücreti tuzu kurular belirliyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, asgari ücret tespit komisyonunun yapısını eleştirerek, “Asgari ücreti hem işveren, hem işçi açısından tuzu kuru olanlar belirliyor.” dedi.
Aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sanayi Konseyi Başkanlığını da yürüten Özdebir, asgari ücret komisyonunda Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) ile TOBB’un da yer alması gerektiğini vurguladı.

İŞÇİ VE İŞVEREN DÜŞMAN DEĞİL

Sonsöz gazetesinden Orhan Uğuroğlu’na konuşan Nurettin Özdebir, “Maalesef ülkemizde işçi işvereni birbirine düşman gibi göstermeye çalışıyorlar her iki tarafta bilmelidir ki bir diğeri olmadan öbürü bir değer ihtiva etmez. Boş kafes nasıl değer ihtiva etmiyorsa boş fabrika da bir değer ihtiva etmez. O fabrika olmazsa, işçi de çalışacak bir yer bulamaz.” değerlendirmesini yaptı.


KOMİSYONDA TEMSİL SORUNU VAR

Türk-İş’in temsil ettiği işçilerin oranının, çalışan nüfusun içerisinde yüzde 1’e bile ulaşmadığını kaydeden Özdebir, masanın diğer tarafındaki kurum olan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nu da (TİSK) “birkaç yüz işletmeyi temsil eden bir kulüp.” diye nitelendirdi.



Özdebir, “Bir tarafta 24 milyon işçi var diğer tarafta da 1,2 milyon işletme var bunların sadece tuzu kuru olanları burada temsil ediliyor.” diyen Özdebir, şöyle devam etti:

“Sosyal haklar olarak işçi sendikalarına üye olanlar sosyal hakları hem devlet tarafından hem de sendikalar tarafından hem de kurumsal iş yerleri olduğu için güvence altına alınmış kişiler. Diğer taraf diğer tarafta bulunanları hiç kimse görmüyor. Hak kaybına uğrayanlar asıl bu taraftakiler. O zaman onların temsilcilerinin de orada olması lazım. Onlar da TESK ve TOBB’dur.”

PAZARLIK DEĞİL PAYLAŞIM

Özdebir, komisyondaki görüşmelere “pazarlık” denmesini de eleştirerek, “Bu yapılan bir pazarlık olmamalı, bence işçi işveren arasında pazarlık olmaz sadece imkanlar çerçevesinde nasıl bir paylaşım yapılabileceğinin kararlaştırılmasıdır.Bu paylaşımın yapılmasında tarafların doğru oturması gerekir. Devlet hakem olarak kamu işveren olarak orada bulunması lazımdır.” yorumunu yaptı.

SENDİKALAR ÇAĞIN GERİSİNDE KALDI

Özdebir, Türkiye’deki sendika yapısını da eleştirdi. Özdebir şöyle devam etti: “Çağın gereğinin ve üzerlerine düşen görevlerin gerisinde kaldıkları için sadece ücret sendikacılığı yaptıkları için çalışanlarında onlara çok fazla güveni olmadığı için maalesef ülkemizde yaygın bir sendikacılık yok. Sendikalarımızın biraz inovasyon yapmaları lazım.”

İŞÇİNİN MALİYETİ ÜCRETİNİN İKİ KATI

İşçi ile işveren arasındaki sorunlardan birinin de, işçinin işverene maliyeti olduğunu kaydeden Özdebir, “Burada ciddi bir menfaat çatışması var. Bu menfaat çatışmasının temelinde işçinin işverene maliyeti nerdeyse yüzde 100. İşçi eğer 2 bin lira alıyorsa o işçinin işverene olan maliyeti 4 bin lira. Servis, yemek, ulaşım, sosyal güvenlik primi, işveren payı, işçi payı, vergi işsizlik sigortasında hem işveren adına hem işçi adına para ödüyoruz.” dedi.

Düşük ücretle çalışan insanların eline daha fazla para geçebilmesi açısından bu maliyet marjının düşürülmesi gerektiğini kaydeden Özdebir, “Hiç vergi vermeyelim demiyoruz ama asgari alan bir insanın eline geçen paranın arttırılmasında bir şeyler yapılması lazım.” ifadesini kullandı.

SOSYAL YARDIMLAR TEMBELLİĞE ALIŞTIRIYOR

Türkiye’deki sosyal yardımları da eleştiren Nurettin Özdebir, “Sosyal yardımlar tembelliğe ve çalışmamaya hazır yemeye veya yardımla yaşamaya yönlendiriyor, alıştırıyor, üretmemeye alıştırıyor.” dedi.

Özdebir şöyle devam etti:

“Sosyal devlet olarak biz bunu sağlıyoruz ancak bana göre bu yanlış bir şey. Bizim çalışmamayı değil çalışmayı teşvik etmemiz lazım. Çalışana bizim destek vermemiz lazım iş gücü piyasasına girene destek vermemiz lazım. İnsanları çalışmamaya değil çalışmaya yönlendirmemiz gerekiyor.”




 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ