ABD, Türkiye'deki bir bankadan bilgi istedi.. Bankalarla ilgili dava mı geliyor?

Amerika Birleşik Devletlerindeki Reza Zarrab davasında bazı banka isimleri gündeme gelmişti. Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Bugün itibariyle bir bankamız hariç hiçbir banka hakkında Amerikan hazinesinin başlattığı bir bilgi talebi dahi yok." dedi.
Türkiye Finans Forumu'nun açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, bir bankadan bilgi talebinin bulunduğunu ve bunun davaya dönüşebileceğini kaydetti. 

"BANKADAN BİLGİ TALEBİ OLDU, DAVAYA DÖNÜŞEBİLİR"

Başbakan Yardımcısı Şimşek, bankacılık sektörünün son derece sağlıklı bir temel üzerinde gittiğini ifade etti. ABD'de Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla'nın sanık, Reza Zarrab'ın da tanık olarak yargılandığı davadan dolayı Türkiye'deki bankacılık sisteminin etkilenmesi durumunda yasal çerçevede gereken desteği sağlayacaklarını kaydeden Şimşek, "Amerika'daki dava şu an itibariyle belirsiz. Bugün itibariyle bir bankamız hariç hiçbir banka hakkında Amerikan hazinesinin başlattığı bir bilgi talebi dahi yok. Sadece ve sadece bir bankamızla ilgili ki o konuda açıklama yapıldı; bir bilgi talebi var. Bu davanın bir parçası olarak davaya dönüşebilir. Ama bugün itibariyle sadece ve sadece bir kamu bankası dışında, orada da çok net olarak söyledim. Başbakanımız da söyledi. Bu, bankacılık sektörü için ülkemiz için çok kritik. Bu yaşanacak belirsizliğin etkisi bankaların kendi basiretsizliklerinden kaynaklanmıyor. Sistem normal işini yapıyor. Bu belirsizlik etkilerse tabi ki biz gereken desteği mevcut yasal çerçevede sağlarız" diye konuştu.

"SINIRLAMA GETİRECEĞİZ"

Çok yakında Türkiye'de makro ihtiyati çerçeve anlamında önemli bir yapısal reform yapacaklarını belirten Başbakan Yardımcısı Şimşek, "25 bin şirketimizin döviz yükümlülüğü var. Bu 25 bin şirketimizin 23 bininin döviz yükümlülüğü 15 milyon dolar ve altında. Bunlar nispeten küçük, kısmen orta ölçekli şirketler. 23 bin şirketin açık pozisyondaki payı yüzde 16 civarı. 2 bin büyük firmanın ise payı yüzde 84 civarı. Biz ilk aşamada 2 bin firmaya ilişkin veri toplamanın yasal altyapısını bu hafta oluşturduk. Bir çerçeve oluşturacağız. Bu küçük ve kısmen orta ölçeklilere biz doğrudan doğruya sınırlama getireceğiz. Niyetimiz şu; hane halkına aldığımız tedbire benzer bir tedbir alacağız" ifadesini kullandı.

"İŞ GÜCÜ PİYASASINDAN EN BÜYÜK SORUNUMUZ DÜŞÜK İSDİHTAM"

"İş gücü piyasasında en büyük sorunumuz düşük istihdam" diyen Mehmet Şimşek, "Türkiye'de çalışabilir nüfusun yüzde 51'i çalışıyor. Avrupa'da yüzde 67'si çalışıyor. İş gücüne katılım oranı kadınlar arasında oldukça düşük. Temel sorunlarımız işe almak çıkarmak çok maliyetli bu kadar basit. Ondan dolayı Türkiye haftalık çalışma saati itibariyle OECD ülkeleri arasında en yüksek ülke. Demek ki Türkiye'de işe almanın ve çıkarmanın maliyeti düşük olsa, girişimciler fazla mesai modeli yerine, daha çok eleman çalıştırmayı tercih edebilirdi ve bunun sayesinde de istihdam oranı hızla artabilirdi" şeklinde konuştu.
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ