ÜNİVDER: "Üniversiteler resmen siyasi vesayet altına girmiştir"

AKP Hükümeti'nin meclisten geçirdiği yasayla Türkiye'deki saygın üniversiteler bölündü.
İstanbul, Gazi, İnönü, Anadolu, Selçuk, Erciyes üniversitelerinin de bulunduğu 13 üniversitenin bölünmesini ve 20 yeni üniversite kurulmasını düzenleyen tasarı Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek yasalaştı.

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER) Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, konuya ilişkin olarak, “Bu müdahale ile üniversiteler resmen siyasi vesayet altına girmiştir” dedi.

Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre, AKP’nin iktidara geldiği zaman, üniversiteler demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturacağı yönünde vaatleri olduğunu anımsatan Yeşildere, “Üniversiteler 2002’den bu yana demokratik yapılarını tamamıyla kaybettiler. Artık yukarıdan dizayn ediliyorlar” dedi. Görüşlerini dile getiremeyen bir üniversite modeli oluşturulduğuna dikkati çeken Yeşildere, “Bu da biat kültürünün üniversitelerde ne kadar hâkim olduğunun göstergesidir” ifadesini kullandı.


Yeşildere, öğrencilerin ve bir kısım akademisyenin tepki gösterdiği bölünme tasarısına üniversitelerin topyekûn tepki ortaya koyamadığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gül ve Erdoğan akademi tarihinin en absürd rektör atamalarını yaptı. Devlet üniversitelerini yavaş yavaş ele geçirmeye başladılar. Sıra köklü üniversitelere geldi. İstanbul Üniversitesi, rektör olarak Raşit Tükel’i seçmişti ancak Mahmut Ak atandı. Görüyoruz ki ne Mahmut Ak ne de diğer atananlar bu bölünmeye karşı duramadı. Üniversitelerin özerkliği tamamıyla yok ediliyor.”

‘Nedenini açıklayamıyorlar’
CHP Eğitimden Sorumlu Geğnel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Lale Karabıyık, “Saray istedi oldu” dedi. Talebin YÖK’ten gelmediğinin altını çizen Karabıyık, “YÖK’den gelmiş olsa belli sayıda üniversite için gelirdi. Komisyonda, ‘Bir tane daha bir tane daha’ diyerek önergelerle yeni üniversiteler eklediler bölmek için” diye konuştu. Karabıyık, bölmenin gerekçesine dair herhangi bir açıklama yapılamadığına dikkati çekerek, “Yardımcı Doçentliğin kalkacağını söylediler, açıklayamadılar. ‘Nitelikli, niteliksiz’ okul gibi bir şeyi neden yaptıklarını da açıklayamadılar. Şimdi üniversiteleri neden böldüklerini de açıklayamıyorlar” ifadelerini kullandı.

Kamuoyundaki öfkenin büyüdüğüne vurgu yapan Karabıyık, “Bütün öğrencileri ve velileri karşılarına aldılar. Öğrenciler kendilerini eğitime veremiyor, geleceğe güvenle bakamıyorlar” dedi. Akademinin mevcut bir dizi sorunu olduğunun altını çizen Karabıyık, “İran, yayın sayısında bizi geçti. OECD ortalamalarına bakarsak eğitim seviyesi arttıkça işsizlik azalıyor. Bizde ise eğitim seviyesi arttıkça işsizlik artıyor. ” diye konuştu. Karabıyık, mevcut bütün sorunların görmezden gelindiğini ifade ederek “Herkes artık siyasi kaygılarla hareket ettiklerini biliyor” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ