MEB, istedikleri liseleri doldurmak için kayıtları merkezden yapacak

"İstedikleri okullara öğrencileri doldurmak için tüm lise kayıtlarını merkezden yapacaklar."
İsmail S. Gülümser

İstedikleri okullara öğrenci doldurmak için tüm lise kayıtlarını merkezden yapacaklar. 

Milli Eğitim Bakanlığı, liselere giriş sistemiyle ilgili yeni yönergeyi yayınladı. Yönergede yer alanlara baktığınızda, eski adıyla (TEOG)Sınavlarını kaldırın talimatıyla başlayan düzenlemenin amacının sınavları kaldırmak olmadığı, sınavların aynen devam ettiğini, sistem değişikli için ileri sürdükleri hiçbir sorunun getirilen sistemle çözülmediği, koparılan yaygaranın siyasi tercihlerine göre eğitimi yeniden tasarlamak için yapıldığı ortaya çıkıyor.


AKP iyi niyetini tamamen kaybetti, yeni liselere giriş sistemi de ülkeyi ele geçirme sisteminin bir parçası. Her projesinde toplum yararını gözetme yerine ülkeyi ele geçirmenin öne çıktığı gibi burada da düzenlemelerin arasına dikkatli bakmadan fark edilmeyecek şeytani ayrıntılar yerleştirerek, tüm okullara öğrenci kaydını bakanlığa almış, eğitimde komünizm artığı merkezi sistem kurulmuş. Bakanlıktan habersiz hiçbir okula öğrenci kaydı yapılamayacak, bu yolla bir yandan tüm okulların kontrolünü siyasetin eline verilirken bir yandan da hızla bazı okul gruplarını artırıp doldurarak gerektiğinde sokağa dökebilecekleri gençlik yetiştirmeye çalışıyorlar.

ÖĞRENCİLER 5 FARKLI MODELLE YERLEŞECEK AMA HEPSİ MERKEZİN GÖZETİMİNDE

-Fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, proje okullar ve Anadolu teknik liseleri gibi “nitelikli okul” dedikleri 600 civarı okula e-okul üzerinden “Merkezi sınavı puanıyla”(MSP) merkezi olarak,

-Bünyesinde proje okul olan şimdilik 131 Anadolu İHL MSP ve yetenek sınav puanıyla merkezi olarak,

-Yetenek sınavıyla öğrenci alan 150 okula MSP ve yetenek sınavı puanıyla e-okul dan merkezi olarak yerleştirilecek.

-Sınavı kazanamayanlar kendi eğitim bölgesindeki okullara (6.500 civarı) e-okuldan “yerel yerleştirmeyle”

-Sınavı kazanamayanlar 2.800 pansiyonlu okula kendi tercihlerine bağlı olarak e-okul üzerinden yerleştirilecek.

Sınavla öğrenci alan okullara girişte okul başarılarının dikkate alınmayacağı, nitelikli liselerde sınıf kontenjanın 30, mahalle mekteplerinde sayının 40’a kadar çıkabileceği görülüyor. 10. sınıf sonuna kadar okul türleri arasında denkliğe ve ikametine bakılarak öğrenci nâkilinin yapılabileceği, boş kontenjanlar için yine e-okuldan tercihle ek yerleştirmenin yapılacağı belirtilmiş.

Sınavsız öğrenci alan okullara kayıt ve nakilleri okullardan alınıp yereldeki “kayıt ve nakil komisyonlarına” verilmiş ve önce yerelde merkezileşme tercih edilmiş. Aslında yerel yerleştirme işleminin de göstermelik olduğu mahalle mekteplerine bile kayıtları iller yapıyor gibi görünse de, Bakanlığın e-okul sistemine alınarak merkezi yerleştirmeye dönüştürüldüğü görülüyor. Okul kontenjanlarını diledikleri gibi doldurmak için aynen komünist sistemlerdeki gibi ülkedeki tüm kayıtları merkeze alarak okulları siyasi müdahaleye daha açık hale getirmişler. Örneğin sizin beldenizdeki sınavsız öğrenci alan velilerin tercih ettiği bir okul varsa kayıtları bakanlığın kontrolünde yürütülecek.

YENİ SİSTEM 2 BİN 500 CİVARI ANADOLU LİSESİNİ SESSİZCE KAPATIYOZ

Öğrencilerin liselere yerleştirmesinde, “nitelikli okul” olarak saydıkları okullara merkezi sınavla öğrenci alınacağı belirtilmiş. Sayılan okullar arasında Anadolu liseleri bulunmuyor, Bakanlık sınavları kaldırıyoruz bahanesine saklanarak 1,5 milyon öğrencisi olan 2.500 Anadolu lisesini sessizce kapatıp bu okulların bir kısmını mahalle mektebine bir kısmını İHL ye dönüştürüyor. Önümüzdeki günlerde okulların bu güne kadar tüm kazanımları yok sayılacak ve başarısıyla övünülen birçok okul sıradan okula dönüşecek.  

Anadolu liseleri de dâhil edilirse iktidar partisinin 2005 den bu yana lise grubundan kapattığı ya da öğrenci profilini değiştirdiği devlet okulu sayısı 4.542 ye bu değişikliklerden etkilenen öğrenci sayısı da 2.587.000 e ulaşacak

SINAVLA ÖĞRENCİ ALAN OKULLAR AŞAMALI PLANLA ERİTİLİP İHL'YE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR

2017 istatistiklerine göre sınavla öğrenci alan okulların sayısı yaklaşık 3.500 civarında iken bu sayı 600-800 e düşürülecek. Sınav sorularının geçmiş yıllara göre daha zor olacağı bu okullara alınacak öğrenci oranın %10 a düşeceği dikkate alınırsa düzenlemenin öğrenciler lehine olduğunu söylemek imkânsız.
Geçen sene öğrencilerin %30 u elenmişken bu sene %90 ı başarısız olacak ve kerhen mahalle mektebini ya da mesleki eğitimi seçecek. Bu düzenlemeyi öğrenci servise binmekten kurtulacak diyerek toplum yararına bir düzenleme gibi sunmak yalanla kandırmak Türkiye’de siyasilerin alışılmış yöntemi olsa bile eğitimcilere yakışmıyor. Bakanlığın daha fazla öğrenciyi “nitelikli okulla” buluşturması gerekirken bu okul sayısını niçin düşürdüğü niçin %10 la sınırlandırıp öğrencilerin çoğunu nitelikli okuldan mahrum ettiği, öğrencilerin daha iyi bir okulda okumasını niçin engellediğini, nitelikli 2.500 Anadolu lisesini kapatıp sıradanlaştırdığını sorgulamak gerekiyor.

Seneye ortaokullardan mezun olacak 1.250.000 civarı öğrenci var ve bu öğrencilerin yaklaşık 120.000 i sınavla öğrenci alan okullara yerleştirilecek, sınavla öğrenci alan okul listesini mayıs ayında açıklanacak. Eğer bakanlık mevcut fen ve sosyal bilimler liselerinden bazılarını kapatıp yerine yeni proje okul ya da Anadolu teknik lisesi açmayı düşünmüyorsa, yönergede sınavla öğrenci alacağı belirtilen fen liseleri(302), sosyal bilimler lisesi (93), proje okul (217) ve Anadolu teknik liseleri belli ve sayı 600 den fazla. Pek fazla opsiyonları yok belki Anadolu teknik liselerinin adedi üzerinde oynanabilir, ne olacağını mayıs ayında göreceğiz.

Bakanlık sınavla öğrenci alan proje okulların önemli bir bölümünü İHL bünyesinde açarak (şimdiden 131 okul)  bu okullara ülkenin ilk %10’luk diliminden öğrenci akıtmanın yolunu bulmuş bile.
Örneğin Ankara da 23 proje okuldan 16 sı, Adıyaman da 3 proje okulun tamamı, Mardin de 6 okuldan 4 ü Karabük-Bergama-Menemen gibi küçük beldelerde seçilen sadece 1’er okul bunlarda İHL bünyesinde açılmış ve açılmaya devam ediyor. Sınav sonunda başarı düzeyi yüksek öğrenciler ve velilerini bir sürpriz bekliyor. İllerinde proje okul tercih etmek istediklerinde bunların çoğunun İHL bünyesinde olduğunu görecekler, oran %60’a çıkmış durumda bu oran giderek artıyor. Tüm proje okulların öğretmen atama sistemini siyasete bağlayarak bu okulları parti çiftliği haline dönüştürmüş ve başarı düzeyi yüksek öğrencileri siyasetin oyuncağı haline getirmeyi planlamışlar.

KİMSEYİ İSTEMEDİĞİ OKULA ZORLAMAYACAGIZ SÖZÜYLE TOPLUM KANDIRILIYOR

Velilerin elinden 2.500 Anadolu Lisesi seçeneğini alarak her yıl yaklaşık 300.000 öğrenciyi istediği okuldan mahrum ediyor ve istemedikleri okullara kaydolmak zorunda bırakıyorlar. Tek başına bu kimseyi istemedikleri okula zorlamayacağız sözünün gerçeği yansıtmadığını, toplumu kandırma amaçlı olduğunu gösteriyor.

Bir diğer konu ise kapanan bu okulların hangi okul türüne dönüşeceği; bakanlığın yerel yerleştirmeyle öğrenci alabilecek toplam 6.500 civarı okulu bulunuyor. Bu okulların yaklaşık 2500 ü Anadolu Lisesi 2.500 ü meslek lisesi 1.500 ü İHL. Üç okul grubu eşit sayıda olacaksa kapatılan Anadolu liselerinin 2.150 si mahalle mektebine dönüşürken Anadolu ve meslek liselerinden 700 den fazla okulun İHL ye dönüşeceği söylenebilir. Bu durumda velilerin elinden 2.500 Anadolu Lisesi seçeneğini alındığı gibi, önemli bir bölümü de İHL ye çevirerek velilerin elinden çok sayıda lise seçeneği de alınacak ve istemediği okulu tercihe zorlanacaktır.
Sınavla yerleşen 120.000 öğrenciyi düşersek, yaklaşık 1.080.000 öğrenci yerel yerleştirme sistemine başvuracak. Öğrencilerin her okul bölgesinde 3 okul türüne eşit dağıtılacağı varsayılırsa İHL liselerine kaydolması muhtemel öğrenci sayısı 360.000 civarında olacaktır. Bu 4 yıl içinde İHL lerinin sadece lise kısmında sınavsız giren öğrenci adedinin yaklaşık 1.440.000 e ulaşacağı anlamına gelmektedir.

Halen İHL lerinde 650.000 ortaokullarla birlikte 1.300.000 öğrenci bulunmaktadır. Toplam sayıdan hareketle bu liselere her yıl kaydolan öğrenci sayısı iktidarın tüm zorlamalarına rağmen yaklaşık 160.000 civarıdır. Önümüzdeki yıldan itibaren İHL bünyesinde açılmış proje okullara kaydolacak asgari 20-30 bin öğrenciyi de dâhil edersek toplamda 380 bin civarı öğrencinin İHL lerine kaydırılacağı yeni sisteminizin amacının sınavları kaldırmak olmadığı, bahane ile öğrencilerin ellerindeki birçok alternatifi alarak bu okullara mecbur etmek ve kaydı 2,5 kat artırıp zorla doldurmak olduğu ortaya çıkmaktadır.  İktidarın mezunları öğretmen olamıyor diyerek Anadolu öğretmen liselerini kapattığı halde, mezunları imam olamayan İHL'lerini hızla açtığı ve bu okulları doldurmak için çalıştığı açıktır.

3 LÜ ÇEMBER SİSTEMİ ALANI DARALTIP ÖĞRENCİLERİ ZORLA YÖNLENDİRMEYİ AMAÇLAMAKTADIR

Öğrencilerin adresleri dikkate alınarak belirlenen “okul kayıt bölgelerine” göre tercih yapacak olması, birçok öğrencinin kendi muhitinde eğitime zorlanması sonucunu doğuracaktır. Her okulda faklı düzeylerde öğrenci ile akademik çeşitlilik sağlanacak iddiası, öğrencilerin çoğunun kendi muhitindeki başarı düzeyi düşük okula kayda zorlanacağı anlamına gelmektedir. Uygulama sınavı kazanamamış dar gelirli bölgelerde oturan bazı öğrenciler açısından ciddi handikap oluşturacak, onları başarısızlığa mahkûm edecektir.
Öğrencinin adresi esas alınarak üç çember (Eğitim Bölgesi) belirlenecek. Her çemberde üç okul türünden (Anadolu Lisesi, meslek lisesi, imam hatip lisesi) birer tane bulunacak. Öğrenciler adreslerine göre belirlenmiş olan üç çemberdeki toplam 9 okuldan (3 Anadolu lisesi, 3 meslek lisesi, 3 imam hatip lisesi) 5’ini seçecek, 5 tercihten az ya da fazla tercih yapamayacaktır.

9 okuldan 5 tercih zorunluluğu, kimseyi istemediği okula zorlamayacağız ifadesinin toplumu kandırmadan ibaret olduğunu gerçeği yansıtmadığını göstermektedir. Bir öğrenci sadece lise türü bir okula gitmek istemesi halinde kendi bölgesinden seçebileceği 3 okul bulunmaktadır. Kalan 2 tercihin ya meslek lisesi ya da İHL ile doldurması gerekeceğinden, öğrenciler önce istemediği meslek lisesi ya da İHL seçmeye zorlanacak,  ardından kendiniz seçtiniz biz de yerleştirdik diyerek, kimseyi istemediği okula yerleştirmedik ifadeleriyle kendilerini savunacaklar.
Her kayıt bölgesinde 3 okul grubundan eşit sayıda okul olacağı iddiası ülke gerçekleriyle örtüşmemektedir. Eğitimsen’in konuyla ilgili raporuna göre; Ankara Çankaya bölgesinde 27 Anadolu lisesi, 19 meslek lisesi ve 3 İHL vardır. Bu bölgede okulların eşitlenmesi, Anadolu liselerindeki 17.000 öğrencilik kite için 16 okul, 1000 öğrencilik İHL kitlesi için de 16 okul ayrılması anlamına gelecektir. Muğla Fethiye’de Anadolu Lisesi sayısı 8, İHL sayısı 2 dir. Diğerinin 4 katı bir okul grubunu eşitlemek öğrencileri istemediği alana zorlamaktır. Yozgat Boğazlayan ilçesinde lise düzeyinde 9 okul yoktur, öğrencilere 9 tercih seçeneği sunmak için en yakın 40 km uzaklıkta farklı ilçedeki bir okul seçmek zorunda bırakacaktır. Aynı durum Çanakkale Ayvacık ve Bayramiç ilçeleri içinde geçerlidir.

Ülkemizde bin ilçenin 600 den fazlasında 9 lise bulunmadığı, 500 den fazla ilçede sadece 1-4 lisenin bulunduğu, yani ülkemizdeki ilçelerin yarısından fazlasında öğrencilerin kendi ilçesinde seçebileceği 5 okulun bile olmadığından öğrencilerin %60 dan fazla yerde ilçe dışında okul seçmek zorunda kalacağı görülmektedir. Bakanlığın öğrencileri evine yakın okulda okumasını istiyoruz tezinin gerçeği yansıtmadığı okulları doldurmak için uzak yerleri de içine alan bir uygulamayı seçtikleri anlaşılmaktadır.

Bakanlığın okulları eşleştirdik öğrenciler en çok 10-15 km mesafede okullara kaydedilecek açıklaması da uygulanması imkânsız bir açıklamadır. Nüfusu 30.000 in altında 400 den fazla ilçede hatta büyük şehirlere bağlı ilçelerde bile 3 okul yoktur. İlçesinde bir ya da iki okul olan yüz binlerce öğrenci daha uzağa gidemeyeceği için pansiyonlu okulu tercih zorunda bırakılacaktır.

YEREL YERLEŞTİRME SİSTEMİ ve PANSİYONLU OKULLAR ÇELİŞKİSİ

Bakanlığın öğrenci açıkta kalması söz konusu değil yeteri kadar kapasitemizi var açıklaması, bakanlığın önceliğinin öğrenci ihtiyaçları olmadığının okulları doldurmak olduğunu göstermektedir.  Sınavı kazanamayan öğrenciler için uygulanacak “yerel yerleştirme sistemi” öğrenci kayıtlarının okuldan alınıp merkezden yapılması okulların bir havuzda toplanarak boş kontenjanlarının doldurulması için seçilmiştir. Okulları doldurma kaygısı öğrencilerin evine daha uzak okullara kayıt ihtimalini artırmaktadır   

Öğrenciler kendi okul bölgelerinde bir okul bulunamazsa bölge dışından 5 pansiyonlu okulu seçebileceği, pansiyonlu okulları seçenler arasında okula uzak olanların daha avantajlı olacağı belirtilmektedir. Bu açıklama öğrencilerin kendi bölgesinde okumasını istiyoruz tezleriyle çelişmekte, öğrencileri kendilerine çok uzak bölgelerdeki pansiyonlu okullara kayda zorlamaktadır. Ayrıca 5 pansiyonlu okul seçeneğinde de üç okul grubunu seçme gibi bir zorunluluğun olması halinde en çok pansiyonlu okula sahip İHL leri doldurmanın bir başka yolu olarak kullanılacaktır. Öğrencilere pansiyonlu okullar yeni bir alternatif gibi sunulurken bu ambalajın arasına öğrenciyi istemediği okula kayda zorlama gibi bir art niyet gizlenmiştir.  

SINAV İÇERİĞİNİN ÖĞRENCİLERİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRDIĞINI SÖYLEMEK İMKÂNSIZDIR

Haziran ayında yapılacak sınavların sayısal (20 mat-20 fen sorusu) ve sözel(20 türkçe-10 İnk tar-10 din kül.-10 y.dil sorusu) olmak üzere 8. sınıftan çoktan seçmeli sorularla aynı günde iki oturumda yapılacağı, açık uçlu soru sorulmayacağı, sınava girmenin zorunlu olmadığı, sınav sonuçlarının aynı ay içinde açıklanacağı duyurulmuş.  
Dil bilgisinden Matematiğe kadar her alanda yaşam becerilerinin ölçüleceği, konuyla ilgili bilgiler yanında bilgilerin hayatta kullanımının isteneceği, çok kitap okuyanın ve çevresindeki olayları yorumlamaya çalışanların başarılı olacağı, uzun okuma parçalarıyla okuma, okuduğunu anlama, yorumlama, analiz etme, sonuç çıkarma yeteneğinin ölçüleceği belirtilmiş.

Müsteşar dâhil tüm açıklamalar; sınavların daha zor olacağı öğrencilerin %60 ından fazlasının hiç anlamayacağı ve sınavla öğrenci alan okullara hazırlık yapmak isteyenlerin ALES-PİSA-TİMSS gibi sınav sorularına bakmaları gerektiği yönünedir. Bakanlık hem öğrencileri sınavlara daha çok çalışmalarını istemekte hem de sınav stresini azalttığını iddia etmektedir. Elemenin arttığı soruların zorlaştığı bir sınavda stresin azalması ancak öğrencilerin başaracağına olan inancını kaybetmesiyle mümkündür. Bakanlık ancak çok iddialı öğrencilerin başarılı olacağı bir düzenlemeyle öğrencilerin büyük bölümünün motivasyonunu düşüreceğini hesaba katmamaktadır.

Hem okulların hem de öğretmenlerin sosyal aktiviteler için hazır olmadığı bir ortamda baştan başarısızlığı kabullenecek öğrencilerin sınavlara hazırlanmaktan vazgeçip okuldaki diğer aktivitelere katılacağını beklemek ise ham hayalden ibarettir.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ