'Madem atamayacaktınız niye mezun ettiniz Hasan'ı?'

Yeni başladığı fabrikada iş makinesine sıkışıp hayatını kaybeden atanamayan öğretmen Hasan Songur'un ailesi tepkili. Ağabey Orhan Songur, 'Hasan'ın hesabını soracağız' diyor.
Hasan Songur (25), Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi mezunu bir öğretmen adayıydı. Atama bekleyen binlerce öğretmenden biriydi. Sözleşmeli öğretmenlik yaparken, daha önce çalıştığı fabrikanın 'FETÖ' soruşturmasına takılması nedeniyle işinden olan Songur, 20 gün önce başladığı fabrikada iş cinayeti sonucu hayatını kaybetti. Hasan Songur'un ağabeyi Orhan Songur, kardeşinin cep telefonu borcunu ödemek için geçici olarak işe girdiğini, bir ay sonra işten ayrılıp KPSS'ye hazırlanmayı planladığını söylüyor. Kardeşinin mesleğini yapabilmek için mücadele ettiğini belirten Songur, tepkisini, 'Madem atamayacaksınız, neden mezun ediyorsunuz?' sözleriyle dile getiriyor. Songur, iş güvenliği eğitimi vermeyen fabrikaya yönelik olarak da yasal haklarını arayacaklarını belirtiyor.
 
'AİLENİN OKUYAN TEK ÇOCUĞU'

Hasan 6 çocuklu Songur ailesinin 3'üncü çocuğu. Ağabeyi Orhan Songur "Hasan bize hiç benzemezdi" diye başlıyor konuşmasına: “Biz 6 erkek kardeşiz. Hasan ailenin 3'üncü çocuğu. Ailenin okuyan ve üniversite mezunu tek çocuğu. Hayat dolu ve sosyaldi. Pek çok dernek ve gençlik kulübüne üyeydi. Dans etmeyi çok severdi, dans programlarına katılırdı. Çok kitap okur, düşünür ve eleştiri yapardı. Bize de kızardı, 'değiştirin kendinizi' derdi. 'Ben okuyacağım, mesleğimi yapacağım' derdi."

 
"SADECE BİR AY ÇALIŞACAKTI"


Ancak hayatın akışı Hasan'ın hayallerini gerçekleştirmesine izin vermez. Binlerce meslektaşı gibi ataması yapılmayınca ekonomik sıkıntılar başgörmeye başlar. Manisa'da bir fabrikada işe başlar. Ancak çalışma koşulları çok ağırdır, Hasan 10 gün sonra işten ayrılır. Aklı mesleğindedir. Bir süre sonra Manisa Yurtdağı'ndaki bir köy okulunda ücretli öğretmen olarak işe başlar. 'Sözleşmeli' de olsa öğretmenlik yapmaktan memnundur.
 
Hergün okula gitmek için iki otobüs değiştirip, 16 lira yol parası verdiğini anlatan ağabey Orhan Songur, o süreci şu sözlerle anlatıyor: "Hasan okulda sadace 2 ay çalıştı. Daha sonra kendisine işine son verildiği söylendi. Tam açıklanmadı ancak duyduğumuz kadarı ile Hasan'ın ilk çalıştığı fabrikanın sahibi 'FETÖ'den tutukluymuş. Hasan'a 'güvenlik soruşturmasından geçemediniz' denilmiş işine son verilirken. Öğretmenlik yaparken telefon almıştı. İşten çıkarılınca bu kez de iki kardeşimizin birden çalıştığı Sarp Plastik'e girdi. 18 yaşındaki kardeşimiz ibrahim ve 20 yaşındaki Muhammed de bu fabrikada çalışıyor. Sadece bir ay çalışacağını, sonra ayrılıp KPSS'ye hazırlanacağını söylüyordu."
 
'İŞÇİLERE ÜRETİM BASKISI YAPILIYOR'

"Hasan hayatında kalem dışında hiçbir şey tutmadı. Anahtar bile nasıl tutulur bilmezdi" diyor ağabey Songur. Kardeşini ölüme götüren koşulları şöyle anlatıyor: "Hasan'ın başladığı fabrikada, makinelere çalışırken müdahale eden işçiler zaman zaman iş kazaları geçirirdi. Ancak deneğimli oldukları için yaralanmaktan kurtulurlardı. Ben de bir fabrikada çalışıyorum, burada teknik bir sorun yaşadığımızda sadece teknik ekip makinelere müdahale edebiliyor. Hasan fabrikaya girdikten sonra iş güvenliği ya da herhangi bir teknik eğitimden geçirilmedi."
 
'İŞÇİLERE ÜRETİM BASKISI VAR'

Üretim baskısı ile işçilere makineleri durdurmamaları talimatı verildiğini iddia eden Songur, “Hasan iş güvenliği eğitimi almadı. Zaten fabrikada her zaman işçilere üretim baskısı yapılıyor. 'Kesinlikle makineler durdurulmayacak' deniliyor. İşçiler de işsiz kalma korkusu ile hayatlarını riske atarak makinelere müdahale ediyor. Onlar tecrübeli ama Hasan hayatında bir anahtar bile tutmamış ve deneyimsiz. Kimse kendisine makinelere müdahale etmemesi ya da etmesi durumunda ne tür tehlikelerle karşı karşıya kalınacağına ilişkin uyarıda bulunmamış. Daha önce kollarını ya da parmaklarını makiniye sıkıştıranları, iş kazası geçirenleri biliyoruz” diye konuşuyor.
 
'AMİRLERİ DIŞINDA SORAN OLMADI'

Dün Manisa’da toprağa verilen Hasan Songur’un taziyesi bugün sona eriyor. Ancak şimdiye kadar aile ile sadece fabrikadan idari bir personel iletişime geçmiş. Hasan hastaneye kaldırıldığında fabrikadan amirlerin de hastaneye geldiğini belirten Orhan Songur, “Beni aradıklarında 'durumu ağır' dediler. Hastaneye gittiğim zaman zaten ölmüştü. Hasan, 18 yaşındaki kardeşimiz İbrahim'in kollarında, fabrikada ölmüştü. Üst düzey hiçbir fabrika yetkilisi yoktu. Taziyeye de sadece idari bir personel gelmiş ve amcamla görüşmüş. Her türlü masrafı karşılayacaklarını söylemiş. Bunun dışında şimdiye kadar ne arayan ne de soran bir yetkili olmadı" diyor.
 
 
'HASAN'IN HESABINI SORACAĞIZ'

Yasal sürecin takipcisi olacaklarını belirten Orhan Songur, Türkiye'de adaletin geç işlemesinden kaygılı. "Hasan'ın hesabını soracağız. Hakkını arayacağız" diyen abi Songur, fabrikadan şikayetçi olacaklarını söyledi.
 
"Hasan işini çok severdi, atanamayan öğretmenlerin yaşadıkları sorunların da farkındaydı" değerlendirmesinde bulunan Songur, tepkisini, "Hasan işini yapmak için mücadele etmeye devam ediyordu. Madem atamayacaksınız, neden hala eğitim fakülteleri açmaya devam ediyorsunuz" sözleriyle dile getiriyor. Okulların ya kapatılması ya da kontejan ile sınırlı mezun verilmesi gereketiğini belirten Songur, "Yeni Hasanlar olmasın. Bizim yaşadıklarımızı kimse yaşamasın” diyor.
 
AYŞE ÖĞRETMEN DE MERİÇ'TE BOĞULMUŞTU


Öğretmenlerin atanamadıkları için yaşadıkları mağduriyete bir de OHAL kapsamında çıkan KHK ihraçları eklenmişti. Eğitim Sen'in verdiği bilgilere göre, 19 ayda 548 öğretmen kendisine gelen 'görev iptal' kararı ile meslekten ihraç edildi. Hasan öğretmenden kısa bir önce KHK ile görevinden ihraç edilen Ayşe öğretmen 2 çocuğu ile birlikte Yunanistan’a gitmeye çalışırken boğularak hayatını kaybettmişti.
 
RAKAMLARLA ATANAMAYAN ÖĞRETMEN SORUNU

Eğitim Sen’in verdiği bilgiye göre Türkiye’de eğitim fakültesi mezunu 438 bin öğretmen atama bekliyor. Her yıl eğitim fakültelerinden 70 bin mezun ile bu sayının 2020’de bir milyonu bulması bekleniyor. Hükümet bu yıl için 25 bin öğretmen ataması yapacağını duyurdu. Bunun 5 bininin sözleşmeli olacağı belirtildi. Ancak şu an öğretmen açığı 100 bin. Eğitim ise 50 kişilik sınıflarda yapılıyor. Bu dünya ortalamasının üstünde. Eğer eğitim 25 kişilik sınıflarda verilirse açık sayısı daha da artacak.

Kaynak: Artıgerçek


Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ