90 günde okunabilecek 12 kitap tavsiyesi

Düzenli kitap okuyan birinin sıkılması pek ihtimal dahilinde olmaz denir. Evde, otobüste, metroda canınızın sıkıldığını hissettiğiniz bir anda, bir kitabın kapağını açmak sizi başka dünyalara götürmeye yetebilir...




Kelime dağarcığını da geliştiren bu alışkanlıkla birlikte okunan her yeni kitapla yeni denizler, başka insanlar, başka karakterlere yelken açılıyor.


Bilimsel araştırmalarda düzenli kitap okumanın beyinde yeni nöron bağlantıları oluşturduğu söyleniyor.

Ancak çoğu zaman, “Ne okusam?” sorusunun cevabı kolay olmuyor...

Yayınları ile bilgilendirici içerikler sunan YouTuber Barış Özcan, 90 günde okunabilecek 12 kitap tavsiyesinde bulunuyor. 

“Yaaa yazın da kitap okunur mu, demeyin. Okunur. Var mısınız kitaplara meydan okumaya" diyen Özcan, "Challenge zamanı. Ben diyorum ki sizlere vereceğim 12 kitaplık listenin tamamını bitirebilirsiniz. Nasıl bu kadar emin olabiliyorum? Bugün 19 Haziran 2019. Bugünden itibaren okulların açıldığı 16 Eylül 2019 Pazartesi sabahına kadar önümüzde tam 90 gün var. Seçtiğim 12 kitabın tamamını okumak toplam 89 saat 14 dakika sürecek. Günde en fazla 1 saatinizi ayırırsanız bunların hepsi bitebilir" görüşünü dile getiriyor.

Barış Özcan'ın tavsiye ettiği kitaplar aynı zamanda sesli kitap uygulaması Storytel'de de yer alıyor. Özcan, ilk 14 gün ücretsiz deneme seçeneğine sahip olan kitapları ve neden seçtiğini şöyle listeliyor:

"Don Kişot. Neden seçtim? Çünkü edebiyatta roman türünün başlangıcı olarak kabul edilen bu eser pek çok yazar tarafından da “gelmiş geçmiş en anlamlı kitap” olarak kabul edilir. Daha önce okumuş ya da izlemiş olabilirsiniz. Ama unutmayın iyi kitaplar birkaç kez okunmayı hak eder. Aslında gerçeklerle, hakikatle savaşa kalkışan ve en sonunda ölümün gerekliliğini kabullenen Don Kişot’un hikayesini bir de bu gözle okuyun. Hayatınızın her evresinde farklı anlamlar çıkartabileceğinize ve daha da önemlisi hayatta karşılaşacağınız durumlarda onun bazı sahnelerini hatırlayacağınıza eminim.

Orijinali iki ciltlik çok büyük bir eser. Yaz için seçtiğim versiyon Reşat Nuri Güntekin tarafından yapılmış kısaltılmış bir çeviri. O yüzden 5 saat 55 dakikada bitirebilirsiniz.

Yabancı klasik bir kurgusal kitaptan, yerli modern bir kurgu dışı kitaba geçelim: 50 soruda yapay zeka. “İnsanların yapıp makinelerin yapamayacağı şeyler var mı? Düşünen bir makine yapılabilir mi? Sadece sıfır ve 1 her şeye yeter mi? Turing kimdir? Turing testi nedir? Doğanın, yaşamın, insanların programlama dili nedir? AlphaGo dünya go şampiyonunu nasıl yendi?” gibi benim de çeşitli videolarımda değindiğim bu yapay zeka konusunu bir de Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Cem Say’dan okuyun.

İnsan nedir?  Tom Sawyer ve Huckleberry Finn’in maceralarını yazan Mark Twain’in bu kitabı bir roman değil, deneme. İlk yazıldığında sadece 250 adet basılmış. Kitabın formatı yaşlı bir adamla genç bir adam arasındaki diyalog şeklinde. Storytel’deki versiyonu da iki farklı ses tarafından okunmuş. Dolayısıyla hem okuması hem de dinlemesi sürükleyici olan bir kitap.

Morgue Sokağı Cinayeti. Sinema konusunda kendini geliştirmek isteyenler için seçtim bu kitabı. Çünkü yazarı Edgar Allan Poe, pek çok senaristin ilham kaynağıdır. Polisiye türünün mucidi olduğu gibi bilim kurgu türüne de katkıda bulunmuştur. Morgue Sokağı Cinayetiyse ilk modern dedektiflik öyküsü olarak kabul edilir. Sherlock Holmes ya da Hercule Poirot karakterlerini seviyorsanız onları yazanların ustasını da mutlaka okumalısınız.

Okuduktan sonra 19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla atlayıp yerli bir yazarın satırlarına göz atmalısınız: Kan ve Gül Fantastik bir Türk polisiyesi. Kara mizah ustası Alper Canıgüz tarafından yazılan bu romanı bir çırpıda ya da 5 saat 17 dakikada okuyacağınıza eminim.

Sonra da hızınızı alamayıp şununla devam etmelisiniz: Dublörün Dilemması. Bence Murat Menteş’in en güzel romanı. Bundan tam 12 yaz önce okuduğumda “Quentin Tarantino bu kitabı görseydi kesin filmini çekerdi” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bugüne kadar filmini çeken olmadı o yüzden bu yaz kulaklıklarımı takıp kitabı dinlerken filmini çekmeyi planlıyorum, burada kafamda.



19 Mayıs’ta yaptığım “yürüyelim arkadaşlar” videosunda yürümenin faydalarından bahsetmiştim. Yürümenin Felsefesi kitabı bu konuyu derinleştiriyor. Yürümek, iki mesafe arasında gidip gelmek değildir sadece… Yaratıcı bir eylemdir aynı zamanda. “Çünkü” diyor bu kitap “yürüyen insan kendi üzerine çöken kaygı, haset ve korku yumaklarını çözer, varlığını yeryüzünün ebediyen yeni olan kalbine düğümler. Yürüyoruz, işte bu düğümü atmak için.”

“Acaba ölüm olmadan ölmek mümkün mü? Veya ben bensiz ölebilir miyim?” Üç yıl önce Sivrisinek Şehirde romanını tanıttığımdan beri bu kanatlı yaratık, katilini şehirde aramaya devam ediyor. Sembolik olarak. Siz bu kitabı mümkünse şehir dışında bir ağacın sessiz gölgesinde okuyun ya da dinleyin.

Şu ana kadar tavsiye ettiğim kitapların hepsini okuduğum ve beğendiğim için önerdim. Sıradaki kitabı okumadım. Yeni dinlemeye başladım. Fasa Fiso adlı bu kitap Teoman’ın kendi hayatına dair hikayeler anlattığı bir anı kitabı. Üstelik yazdıklarını yine kendisi seslendirmiş. Yaptığı Rock şarkılardan zaten sesini seviyorduk, bu kitapta yazdıklarını da sevmeye başladım. Şimdilik iyi gidiyor, tavsiye ederim.

Hazır tavsiye etmişken tavsiyelerine asıl kulak vermemiz gereken İlber Ortaylı’nın Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabını atlamayalım. Gençlere, yaşlılara, öğrencilere hayatta doğru seçimler yapmaları için önerilerle dolu bu kitap. İnsan kendi kendini nasıl yetiştirir? Nasıl çalışmak gerekir? Nasıl seyahat edilir, nereleri görmek gerekir? “Ne izlemeli, ne dinlemeli, ne okumalı” kısmında 32 albümlük bir klasik müzik listesi bile verilmiş. Storytel’deki versiyonunda sadece önsözü İlber Ortaylı okuyor. Röportaj formatında yazılan kitabın geri kalan kısımlarında  İlber Hocayı Mazlum Kiper seslendiriyor. Bir de siz sesli okursanız 3 kişinin sesinden dinlemiş olursunuz.

Şimdiye kadar 10 kitap önermiş oldum. Günde 1 saat çok geliyorsa sadece 37 dakikanızı ayırarak 90 günde bu 10 kitabı bitirebilirsiniz. Gelelim en uzun süreli son iki kitabımıza.

Issız bir adaya düşsen yanına hangi kitabı alırsın diye bir soru vardır ya. Bana sorulduğunda Robinson Cruose’yu alırım diye takılıyorum. Issız bir adada tek başına 28 yıl yaşamak zorunda kalan bir adamın hikayesi olduğu için… Her yaştan kişinin özellikle yazın, özellikle deniz kıyısında, plajda okuyabileceği ya da dinleyebileceği bir roman. Eksiksiz çevirisi için 19 saat 43 dakikanızı ayırmanız gerekiyor.

Bizim klasiklerimizden Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile ilgili daha önce ayrıntılı bir video hazırlamıştım. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu eseri her ne kadar çocukluğu II. Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan Hayri İrdal’ın anıları şeklinde kurgulanmış olsa da adeta zamana meydan okuyarak insanların popülerliğe ve paraya verdiği önemin, onların nasıl bir anda yüz değiştirebileceğinin altını bugün de çizmeye devam ediyor.

Evet sizler için seçtiğim kitaplar böyleydi. Unutmayın bu yaz için hazırlanmış özel bir kitap listesi. Kendinizi çok zorlamadan keyifle okuyabileceğiniz ya da dinleyebileceğiniz kitaplar. Bitirdiğinizde 6 yerli ve 6 yabancı yazardan hem modern hem klasik, hem kurgusal hem de kurgu dışı eserleri bilgi dağarcığınıza eklemiş olacaksınız. 90 günde, yazın sonuna kadar bunları tamamlarsanız kitap okuma alışkanlığınız bir daha kaybolmamak üzere kazanılmış olur. Bu hayatta hemen her şeyi kazanabilmeniz için kazanmanız gereken belki de tek alışkanlık bu!

Bunlar bana yetmez derseniz listeyi genişletip 15 kitaba çıkardım. Onu da Storytel uygulamasında bulabilirsiniz. Benim favori bilim kurgularımdan biri olan Otostopçunun Galaksi Rehberi’ni de ekledim. Stephen Fry tarafından İngilizce seslendirilmiş versiyonu. Belki bir gün Türkçe çevirisini de eklerler. Belki onu da ben seslendiririm, kim bilir?"
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ