Yeni Zelanda saldırılarından hayatını kaybedenlerin hayat hikayeleri

Yeni Zelanda'da 15 Mart'da iki camiye gerçekleştirilen saldırılarda 49 kişi hayatını yitirdi, onlarca kişi de yaralandı.




Müslümanları hedef alan saldırılarda hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı zorlu yaşam hikayeleri medyaya yansımaya başladı.


BBC Türkçe'nin haberine göre, hayatını yitirenlerin büyük bir bölümü farklı ülkelerin vatandaşları ve ya mülteci ya da göçmen olarak Yeni Zelanda'da yeni bir hayat kurmaya çalışan kişilerdi. 

Onlardan biri de Daoud Nabi. 71 yaşındaki Nabi, saldırılarda hayatını kaybeden ve kimliği ilk açıklanan isim. Afganistan doğumlu olan Nabi, 1980'de Sovyet işgalinden kaçarak Yeni Zelanda'ya yerleşenlerden. Mühendis olan Nadi'nin en büyük tutkusu klasik arabalardı. Diğer azınlık gruplara da destek veren Nabi bir Afgan derneğinin de başkanıydı. 

Nabi'nin saldırı sırasında kendisini diğer insanlara siper ettiği belirtiliyor. 

Oğlu Omar Amerikan NBC News televizyonuna konuştu, babası için "İster Filistin'den olun, ister Irak'tan, ister Suriye'den. Babam size el uzatan ilk kişi olurdu" dedi.

Bir diğer kurban da Sayyad Milne. 14 yaşındaki çocuk, futbolcu olmak istiyordu. Babası oğlu için "küçük ve cesur bir askerdi" yorumunu yaparken, oğlunun huzura kavuştuğunu söyledi.

Bir başka kurban da 50 yaşındaki Naeem Rashid. Pakistanlı olan Rashid, öğretmendi. Saldırganı etkisiz hale getirmeye çalıştığı görülen Rashid, ağır yaralı olarak hastaneye götürüldü ancak kurtarılamadı.

Bir kahraman olarak görülen Rashid, için kardeşi Khurshid Alam, videoyu gördükten sonra onunla gurur duyduğunu, "Cesur bir kişiydi. Birçok kişiden, görgü tanığından, bazılarının hayatlarını kurtardığını duydum. Ancak o bir kahramana dönüşse de, yaşananlar bizim için hala çok edici. O bizim gururumuz ama aynı zamanda kaybımız da. Vücudumuzun bir parçasını kaybetmiş gibi hissediyoruz" sözleriyle anlattı. 

21 yaşındaki Talha Rashid ise, Naeem Rashid'in oğlu. Yeni Zelanda'ya göç ettiklerinde Rashid 11 yaşındaydı. Yeni bir işe başlayan Talha yakında evlenecekti. .

Talha'nın amcası Lahore kentinde gazetecilere yaptığı açıklamadı; birkaç gün önce kardeşi Naeem ile konuştuğunu, onun kendisine oğlunu evlendirmek için Pakistan'a gelmeyi planladığını söylediğini aktardı ve ekledi:

"Şimdi ise onun ve oğlunun naaşlarını Pakistan'a getirmenin hazırlıklarını yapıyoruz."

Bir diğer isimse 42 yaşındaki Hosne Ara. Saldırı sırasında caminin kadınlar bölümündeydi. Tekerlekli sandalyede bulunan eşi Farid Uddin ise erkeklere ayrılan yerdeydi.

Bangladeş'in New Age gazetesine konuşan Hosne Ara'nın yeğeni, "Silah seslerini duyar duymaz bulunduğu yeri, terk edip eşini kurtarmaya çalıştı. Ancak kurşunlardan bazıları ona isabet etti ve öldü" dedi.

Farid Uddin'in ise hayatta olduğu bildiriliyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ