Vize Ambargosu tam olarak ne anlama geliyor?

Yaptırım, ambargo hatta tehdit...
 Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı görevlerinde bulunmuş deneyimli diplomat Faruk Loğoğlu, Amerika’nın vize başvurularını askıya almasıyla ciddi ve ağır bir yaptırım uyguladığını ve ikili ilişkilerde yeni dip yaşandığını söyledi.

Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği’nin Türk Hükümeti’nce diplomatik misyonlarında güvenlik sağlanamayacağı ve ziyaretçi sayısını azaltmak gerekçesiyle vize başvurularını askıya aldığını duyurması Türkiye’de şok etkisi yarattı. Gelişme, Türk medya kuruluşları ve sosyal medya platformlarında son dakika gelişmesi ve en tartışmalı konu başlığına dönüştü.

Türk–Amerikan ilişkilerini uzun yıllardır yakından izleyen, diplomasi kariyeri ardından TBMM’de Dışişleri Komisyonu üyeliği de yapan Faruk Loğoğlu, son gelişmeyi Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.

KARARIN NE OLDUĞUNUN FARKINA VARALIM

Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği’nce açıklanan kararı öncelikle “Beyaz Saray ile irtibat halinde Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın kararı” olarak görmek gerektiğini söyleyen Loğoğlu, karar ile birlikte Türk–Amerikan ilişkilerinde son dönemde yaşanan gerginlik atmosferinde yeni bir dibe vurma noktasına gelindiğini ifade etti. Loğoğlu, “Adına ne derseniz deyin çok ağır bir uygulama. Amerika’nın kararı, Türkiye açısından yaptırım, ambargo hatta tehdit olarak yorumlanmalı. Amerika Elçiliği’nin yaptığı açıklamada gerekçe olarak ziyaretçi trafiğini azaltmak gibi bir ifade kullanılıyor ama ilgisi yok. Çok ağır bir tepki” dedi.

Bu kararı tetikleyen süreçte Amerika İstanbul Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz adlı şahsın adli bir soruşturmada tutuklandığını anımsatan Loğoğlu, “ABD Elçiliği’nin konuya ilişkin açıklaması itibariyle Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşını tutuklamasını haksız buluyor olabilirsiniz. Ama ABD’nin bu kararı Türk Hükümeti’ni değil doğrudan masum Türk vatandaşlarını olumsuz etkileyecek. Uzaktan yakından ilgisi olmayan öğrenciler, hastalar, işadamları mağduriyetine yol açacak böylesi bir uygulama çok ağır bir tepki. ABD’nin attığı adım yanlıştır. Konuyla ilgisi olmayan insanları mağdur edici. ABD’nin insan hakları ve hukukun üstünlüğü kavramlarını savunmasıyla da çelişkili buluyorum” diye konuştu.

Amerika’nın açıkça Türk yargısına güven duymadığına işaret ettiğini de söyleyen Loğoğlu, ABD vatandaşı din adamı hakkında Türkiye’de tutuklu yargılama kararından vazgeçilmediğini hatırlattı. ABD’nin söz konusu papaz ve ardından konsolosluk çalışanı bakımından Türk yargısına güvensizlik yaşadığını düşündüğünü kaydeden Loğoğlu, ABD Elçiliği’nce yapılan önceki açıklamada da “hukuki olmayan medya yargılaması” denildiğini anımsattı. Loğoğlu, “Diplomatik muafiyeti olmayan bir elçilik çalışanı tutuklanabilir. Hukuki prosedür baktığımızda, ABD için de Türkiye için de diplomatik misyonlarındaki çalışanları bakımından böylesi yargı süreçleri işletilebilir. Ama öyle bir ortamda, öyle bir suçtan tutuklanıyor ki ABD Büyükelçisi, geçen günkü açıklamasında durumu ‘siyasi bir intikam süreci’ olarak gördüğünü açıkladı. Dolayısıyla ABD’nin Türkiye’deki durumu hukuki görmediği açık ama yine aldığı karar, konuyla ilgisiz Türk vatandaşları aleyhine bir uygulama” yorumunu paylaştı.

Loğoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Cumartesi günkü telefon görüşmesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu atacakları bu adım konusunda bilgilendirmemiş olduğunu düşündüğünü aktardı. Loğoğlu, “Tillerson muhtemelen son tutuklamadan duyduğu rahatsızlığı yineledi. Öncesinde zaten papaz konusunda da rahatsızlık iletilmişti. Muhtemelen bakanlar arası görüşmede konu çözümsüz kaldı” görüşünü dile getirdi.

Deneyimli diplomat, bundan sonra Ankara–Washington hattında eğer yargı boyutlu ve çözülemeyecek bu meseleler üzerine gidilmeye devam ederse süreçte iyileşme sağlanmayacağını da işaret etti.
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ