Suriye Kürtlerinin geleceği ne olacak?

Kürt savaşçılar şehir savaşı sırasında Şam ve Rusya'ya destek verdi ancak yeni müttefikler Rusya, İran ve Türkiye ise Suriye'deki Kürt sorununu görmezden geldi. Bu doğal olarak Kürtleri ABD'nin yörüngesine girmeye itiyor.
Rusya-Ankara-İran ittifakı ve sonrasında açıklanan Suriye ateşkesi ile birlikte Suriye Kürtleri kendi bölgelerini Beşşar Esad yerine Rusya'nın kontrolüne bırakmak istiyor. 

Gazeta.ru'da Aleksandr Rıbin Kürtlerin Suriye'deki geleceğini masaya yatırdı. 

Yazıda Aleksandr Rıbin, Suriye rejiminin Kürt milis birliği YPG'nin Halep'ten çıkması konusunda ısrarcı davrandığına vurgu yaparken, Kürtlerin ise kendi bölgelerinin kontrolünü Beşşar Esed yerine Rusya'nın denetimindeki güçlere vermek istediğini belirtiyor. Gazeta.ru'ya göre ayrıca, Kürt savaşçılar şehir savaşı sırasında Şam ve Rusya'ya destek verdi ancak yeni müttefikler Rusya, İran ve Türkiye ise Suriye'deki Kürt sorununu görmezden geldi. Bu doğal olarak Kürtleri ABD'nin yörüngesine girmeye itiyor. 


SURİYE KÜRTLERİNİN GELECEĞİ NE OLACAK?

Yazıda YPG yerel güçlerinin ve Rojava siyasi yapılanmasının yeni oluşacak güç dengesi sonrası nerede duracağı da irdelendi. 

gazeta.ru'da yer alan makale şu şekilde:

Irak Kürdistan'ında yayın yapan Rudaw, Suriye yönetiminin YPG'yi Kuzey Halep'ten çıkması konusunda zorladığı yönünde bilgilere yer verdi. Haberde Beşşar Esad'a yakın Suriyeli General Ali Maksud'a atıfta bulunuldu. 

Rejim karşıtı muhalif grupların 23 Aralık'ta Halep'ten tahliye edilmesinden sonra, şehrin Esed kontrolüne geçmeyen tek noktası olarak çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı Şeyh Mesud bölgesi kaldı. 2012 yazında Suriye rejim güçleri ve yönetim karşıtı muhalif güçler arasında savaş başladığında Kürtler kendi milislerini burada organize etti.YPG yerel güçleri sadece muhalif militanlara karşı değil bazen rejime karşı da savaşmak zorunda kaldı. 2013 yılında Şeyh Mesud bölgesi kuvvetli hava bombardıamnlarına da maruz kaldı. 

Ancak 2016 yılına gelindiğinde Kürt milisler Halep'te Beşşar Esed tarafında hareket etmeye başladı. Yazın sonunda Suriye rejim güçleri, Lübnan Hizbullahı'nın yanı sıra Rusya destekli Irak ve Afganistan Şiileri ile birlikte Doğu Halep'te Nusra ve diğer rejim karşıtı güçlere karşı saldırı düzenledi. YPG'de büyük çaplı olmasa da Nusra'ya karşı mücadele etti. Ayrıca Kürt milisler Suriye ordusunun kendi topraklarına geçerek muhalif güçlere saldırı düzenlemesine müsade etti. Bu saldırların ardından neredeyse tüm Doğu Halep rejim güçlerinin eline geçti. Yöneim karşıtı güçler de Türkiye'nin arabuluculuğu ile İdlib'e tahliye edildi. 

Tahliyeleden bir gün sonra ise Rudaw, Şam'ın YPG'nin Halep'ten tahliyesiyle ilgililendiğini bildirdi. Bunun sebebi kolayca açıklanabilir: Moskova ve Şam'ın yeni müttefiki Türkiye Suriye Kürtlerini kendi ülkesindeki PKK ile ortak sayıyor.

Erdoğan, Suriyeli Kürt milisleri ve Rojava siyasi yapılanmasını IŞİD ile birlikte Türkiye'nin ana dış düşmanlarından birisi olarak adlandırdı. Fırat Kalkanı operasyonun başlamasındaki nedenlerden birisi de Rojava bölgesini yenilgiye uğratmaktı.

Vladimir Putin, Rusya, Türkiye ve İran'ın aracılığıyla Suriye'de bir ateşkes ilan edildiğini açıkladı. Ayrıca Savunma Bakanlığı Suriye'deki ateşkese katılacak muhalif grupların da listesini yayınladı. Onların arasında IŞİD ve Nusra hariç neredeyse tüm islamcı gruplar yer aldı. Resmi açıkalamda Kürt gruplardan ise bahsedilmedi. 

Suriye Kürtleri kendilerini Beşşar Esad'a muhalif olarak görüyorlar ve hükumeti kendi haklarını ihlal etmekle suçluyorlar. 

Suriye iç savaşına kadar Kürtlere okullarda ve üniversitelerde kendi dillerini kullanma imkanı verilmedi. Kürt siyasetçiler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne babaları Türkiye'den yasadışı yollarla göç etmiş bazı Kürtler vatandaş olarak kabul edilmedi. Bu yüzden resmi yetkiller ve Rojava medyası Esad'ı zorba olarak adlandırıyor. Şam da resmi olarak Rojava'yı otonom bir bölge olarak tanımıyor. 

2016 Ağustos ayında gazeta'ru, Rusya ve Türkiye arasındaki krizin bitmesinin ardından Erdoğan ve Putin'in Halep ve Kürtler konusunda anlaşmaya vardığı yazmıştı. Türkiye Halep'in kontrol edilmesi konusunda Rusya'ya yardım edecekti, Şam ve Moskova ise Kürt sorunun çözümü noktasında Türkiye'nin kararına engel olmayacaklar.

Rus Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Elena Suponina'ya göre, Kürtler IŞİD'le olan savaşlarına devam edecekler. Ancak YPG ile Türkiye ya da YPG ile Suriye yönetii arasına bir sorun çıkması halinde ise Moskova iki taraflı karar verecek.

Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi Müdürü Türkolog Semen Bagdasarov ise Kürt sorununun gözardı edildiğini düşünüyor:

"Kürt sorunu noktasında kararı Türkiye alacağa benziyor. Bu durum bir taraftan Rusya ve Suriye yönetimi, diğer taraftan Kürtler ve diğer gruplar arasında bir tehdit oluşturacak. Daha ziyade Kuzey Suriye Federasyonu ve Suriye Kürtleri ABD ve NATO'dan bağımsız bir bütündürler. Ayrıca 5 bin kadar batılı asker onların topraklarında bulunuyor ve onlara silah desteği sağlıyorlar. Türkiye Kürtleri baskı altında tutuyor. Bundan taviz vermesi mümkün değil. Kürt sorununun çözümü Rusya ve ABD arasındaki ilişkiye bağlıdır."


 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ