Topçu Kışlası için çarpıcı bilirkişi raporu

Topçu Kışlası'nın yeniden inşasına yönelik İstanbul 1. İdare Mahkemesi’ne sunulan bilirkişi raporunda, Gezi Parkı 'Cumhuriyet döneminin korunmaya değer mirası’ olarak tanımlandı.
1940 yılında yıkılan kışlanın yeniden inşasını (ihyası) inceleyen uzmanlar raporda, “Hiçbir replika (taklit) aslının değerinde olamaz, olsa olsa özenmedir, öykünmedir. Mekanın üretildiği zamana, emeğe saygı için özenle ve dikkatle karar almak ve eylemde bulunmak gerekmektedir” ifadelerine yer verdi. Topçu Kışlası'nın yapılması durumunda, Taksim Gezi Parkı'nın yüzde 67 oranında azalacağı ve yaklaşık 430 ağacın zarar göreceği tespiti yapıldı.

ALANLARINDA UZMAN 5 ÖĞRETİM ÜYESİ HAZIRLADI

Taksim Gezi Parkı'na yeniden yapılmak istenen Topçu Kışlası ile ilgili plan iptal kararının Danıştay tarafından bozulmasının ardından bilirkişi raporu hazırlandı. Danıştay 6. Dairesi, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin verdiği ‘Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ilişkin 1/5 bin ve 1/bin ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planına yönelik iptal kararını onaylamıştı. İBB’nin karar düzeltme istemini kabul ederek onama kararını bozan Danıştay, yeniden bilirkişi keşfi yapılarak rapor hazırlanmasını talep etmişti. Ortadoğu Teknik, İstanbul, Hacettepe ve 9 Eylül üniversitelerinden, Kentsel Koruma, Kültürel Miras, Orman Mühendisliği, Ulaştırma ve Sanat Tarihi alanlarında profesör ve doçentlerden oluşan 5 uzman, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'ne sunmak üzere bilirkişi raporu hazırlandı.

“OSMANLI MEKANLARININ TEMSİL GÜCÜ ARTTIRILIRKEN, CUMHURİYET DÖNEMİ MEKANLARI ZAYIFLATILDI”

Bilirkişilerin hazırladığı raporda, Osmanlı dönemine ait mekanların temsil gücünün arttırılmasına karşılık, Cumhuriyet dönemine ait mekanların referanslarının zayıflatıldığı tespitinde bulunuldu. Cumhuriyetin ilanıyla başlayan yeni sürecin kültürel değerlerinin de korunması ve tarihe aktarılmasının gerekli olduğu vurgulanarak “Cumhuriyet döneminin korunmaya değer mirasının da geleceğe taşınacak bir katman olarak görülmesi gerektiği” belirtildi.

“TAKSİM'İN SİMGELERİ ‘AYRILMAZ BİR BÜTÜN OLARAK' KORUNMALI”

Bilirkişi raporunda birçok kez, Atatürk Kültür Merkezi, Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı, Taksim Meydanı, tescilli Su Maksemi ve Taksim Gezisi ‘birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak' ele alınarak, ‘korunması gereken kültürel değerler' olarak sayıldı. Taksim Meydanı ve Taksim Gezi Parkı'nın uygulandığı dönemin bayındırlık hareketlerinin bir örneği olduğu belirtilerek, bu mekanlarda yapılacak değişikliklerin ‘toplumsal hafızada yer alan mekansal kodların ve işaretlerin kaybolmasına' neden olduğu ifade edildi.

“TOPÇU KIŞLASI YAPILIRSA, GEZİ PARKI YÜZDE 67 ORANINDA AZALACAK”

Topçu Kışlası'nın, 19131914 haritalarında yer alan ölçüleri avlusuyla birlikte 27 bin 172 metrekare olduğu, bina çevresinin de hesaba katılmasıyla bu alanın 31 bin metrekareye ulaştığı tespit edildi. İstanbul'un kayırlara geçen ilk imar planlarından bu yana Gezi Parkı'nın ‘boş imar parseli' olmadığı, sosyal donatı alanı olarak kullanıldığı vurgulandı. 1940 yılında yıkılan kışlanın ihyası durumunda, Beyoğlu'ndaki en önemli yeşil alanlardan biri olan Taksim Gezi Parkı'nın yüzde 67 oranında azalacağı ve Gezi Parkı'nda bulunan 563 adet ağaçtan yaklaşık 430 ağacın zarar göreceği belirtildi.

İSTANBUL'DA 7 YILDA KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YEŞİL ALAN MİKTARI 2 KAT AZALMIŞ

Raporda altı çizilen bir diğer konu, İstanbul'da kişi başına düşen yeşil alanların azlığı oldu. Yeşil alan oranının Batılı çağdaş metropol kentlerin çok gerisinde olduğunu belirten uzmanlar, İstanbul genelinde 2010 yılında 6.05 metrekare olan kişi başına düşen aktif yeşil alan oranının, günümüzde 3.66 metrekareye gerilediği verilerini paylaştı. Beyoğlu ilçesinde kişi başına düşen yeşil alan miktarının 1.3 metrekare ortalaması ile İstanbul ortalamasının da altında kaldığını vurguladı.

TAŞINAN AĞAÇLAR KURUDU

Uzmanlar raporda, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan ve ‘taşınmasının sakıncalı olacağının belirtilmesine rağmen', Sadabad Parkı'na taşınan 66 ağacın yarısında kuruma ve çürüme olduğunu ifade etti. Gezi Parkı'nda ileri yaşlara ulaşmış çam, sedir, çınar, karaağaç, dişbudak, erguvan, sakız gibi ‘korumaya değer' ağaçların taşınmasının sakıncalı olduğu belirtildi. Topçu Kışlasının yapılması durumunda binanın inşa edileceği ölümde yaşlı ağaçların olduğu, bu nedenle en fazla zarar görecek kısmın yaşlı ağaçların bulunduğu simgesel kısım olacağı vurgulandı.

“HİÇBİR TAKLİT ASLININ DEĞERİNDE OLAMAZ, OLSA OLSA ÖZENMEDİR”

Topçu Kışlası'nı ihyası için hazırlanan imar planı değişikliğinin ‘acele' şekilde üretildiğini belirten uzmanlar bilirkişi raporunda şu ifadelere yer verdi: “İyi düşünülmemiş bir müdahale yüzlerce, onlarca yılda oluşmuş bir birikimin kolaylıkla yok olmasına neden olabilir. Hiçbir replika (taklit) aslının değerinde olamaz, olsa olsa özenmedir, öykünmedir. Mekanın üretildiği zamana, emeğe saygı için özenle ve dikkatle karar almak ve eylemde bulunmak gerekmektedir”.

“İHYA, YENİ YAPI İNŞA ETMENİN YASAL ARACI HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ”

Yok olmuş tarihi yapıların tescil edilemeyeceğinin belirtildiği raporda, “İhya(Rekonstrüksiyon) uygulamasının, koruma alanlarında yeni yapı inşa etmenin yasal aracı haline dönüştürülmemesi gerektiği, aksi halde kaybedilmiş tüm hakların geriye doğru işletilmesinin gündeme gelebileceği” uyarısında bulunuldu. Bilirkişi raporu, Taksim yayalaştırma Projesine ilişkin 1/5 bin ve 1/bin ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin ‘planlama esasları, koruma ilkeleri ve kamu yararına uygun olmadığı' sonucuna vardı.
DHA
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ÇEVRE HABERLERİ