AKP, doğal koruma alanlarını koruyacağına turistik tesisleri kalıcı hale getirecek

Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, “türü tükenmekte olan alanların ekstra korunması” iddiası ile hazırlanan tasarıyla “korunan alanlardaki turistik tesisleri kalıcı hale getirileceğini” söyledi.
TBMM Çevre Komisyonu’nda doğa talanına yol açacağı için eleştirilen, iki defa “kadük” duruma düşen ve Gezi Direnişi sırasındaki tepkiler nedeniyle rafa kalkan “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı”nın görüşmelerine başlandı. Tasarının kanunlaşarak yürürlüğe girmesi halinde “Milli Parklar Kanunu” yürürlükten kaldırılacak, doğal sit alanları “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu” kapsamı dışına çıkarılacak ve koruma alanlarına yapılan turistik tesisler 49 yıllığına özel işletmelere kiralanabilecek.

Tasarıyı hükümet adına Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu savundu. Eroğlu, tasarı ile tarihi ve türü tükenmekte olan alanların ekstra koruma altına alınacağını iddia ederken bu alanların ranta teslim edileceğini de itiraf etti.

Yok olma tehlikesi bulunan ve korunması gereken alanlara turistik tesisler için tasarıya geçici madde eklendiğini anlatan Bakan Eroğlu, bununla alanların 29 yıllık yerine 49 yıllığına kiralanabileceğini ve böylece kalıcı turistik yapıların inşa edilebileceğini anlattı. Eroğlu, “Korunan alanla ilgili, kiralanan alanlarda vatandaş gerçekten turistik maksatla veya mesirelik (gezi) alan ihtiyacıyla güzel tesisler yapmak istiyor. Bunların sürelerini uzatırsak daha güzel birtakım tesisler yapma imkanı oluyor. Süreyi uzatıyoruz” dedi.

‘Doğa talanı sürüyor’
CHP Balıkesir Milletvekili ve Çevre Komisyonu üyesi Mehmet Tüm, BirGün’e yaptığı açıklamada, tasarıya uzun zamandır itirazları olduğunu ve Hükümetin tasarıyı düzeltmeye yönelik herhangi bir adım atmadığını ifade etti. 

AKP’nin doğa talanı anlayışından geri adım atmadığını ifade eden Tüm, “Bu tasarıda amaç doğayı, habitatı korumak değil, mevcut koruma alanlarını yatırım, kalkınma, turizm adı altında talan anlayışına terk etmektir. Tasarının gerekçesi hayal ürünüdür” dedi.

“Üstün kamu yararı” “toplumsal fayda” “toplumsal strateji” “millî güvenlik” gibi kavramların tasarının gerekçe metninde dahi bulunmaması gerekirken bu ifadelerin tasarıya konulduğuna dikkati çeken Tüm, şunları söyledi: “Doğal sit alanlarının imara açılmasına neden olacak bir tasarı, Avrupa Birliği’nin ilerleme raporlarına ne kadar uygundur? Kanun tasarısının gerekçesinde, korunan alanların turizm yatırımlarına, toplumsal fayda ve ülke kalkınmasına yönelik kullanımına ilişkin ifadeler yer alıyor. Bu toplumsal fayda ve ülke kalkınması nedir? Koruma sahalarına maden ve taş ocağı dikmek midir?”
(birgün)
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ÇEVRE HABERLERİ