Tarih: 15 Temmuz Yer: Genelkurmay

O güne ilişkin ilk kez ortaya çıkan çok hayati bilgiler...
Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, 15 Temmuz'la ilgili ana iddianameden o gün Genelkurmay Karargahı'nda olanlarla ilgili bilgileri süzdü. Anlatımlarda o gün bir kalkışma olacağından herkesin haberdar olduğu görülüyor. Fidan'ın Genelkurmay'da neler konuştuğu da ilk kez ortaya çıkmış oldu. Ancak Özkök'ün de peşine düştüğü nokta, ondan sonraki sır saatlerde nelerin olduğuna ilişkin savcıların harekete geçip konuyu aydınlatması. 

İşte Özkök'ün sahne sahne olayın izini sürdüğü yazının ilgili bölümü:


SAHNE 1

GENELKURMAY
Genelkurmay Karargâhı’nda terörle mücadele toplantısı devam ederken, saat tam 16.15’te bir personelin salona girerek “MİT Müsteşarı sizinle görüşmek istiyor” demesi üzerine İkinci Komutan Yaşar Güler salondan çıkar.

SAHNE 2
İKİNCİ KOMUTANIN ODASI
Devamını Yaşar Güler’in ağzından dinliyoruz: “Odama giderek telefonla MİT Müsteşarı Hakan Fidan Bey’le görüştüm. ‘Komutanım bugün MİT Müsteşarlığı’na bir subay geldi. Çok önemli şeyler söyledi. Ben şimdi size yardımcım Sabahattin Bey’i gönderiyorum. O size teferruatını anlatacak’ dedi ve bir müddet sonra Sabahattin Bey geldi.”

SAHNE 3
MİT ANLATIYOR
Sabahattin Bey şunları anlatır: “Komutanım bugün MİT Müsteşarlığımızda öğlene doğru kara pilot binbaşı olduğunu söyleyen şahıs ile görüştük. Adam bize aynen ‘İzinden beni dün çağırdılar. Birliğime katıldım. Önce tabur komutanımla görüştüm. Sonra tabur komutanımla birlikte bir albayın yanına gittik. Albay, gece uçuş gözlüklerinizi alın. Bu gece uçuşumuz olacak ve uçuşun sonunda da Hakan Fidan’ı alacağız’ dedi. Ondan sonra Sabahattin Bey izin istedi ve ayrıldı.”

SAHNE 4
YAŞAR Güler devam ediyor: “Ben hemen Genelkurmay Başkanı’nın yanına geçtim ve ‘Komutanım Sabahattin Bey geldi ve bana bunları anlattı’ dedim.
‘Önemli bir durum olduğunu değerlendiriyorum. Uygun görürseniz Hakan Bey’i hemen buraya çağıralım’ dedim. Hemen Hakan Bey’i bağlattı ve ‘Buraya gelir misiniz’ dedi.”

SAHNE 5
YAŞAR Güler devam ediyor: “MİT Müsteşarı Hakan Fidan saat 18.15 civarında Karargâh’a geldi ve hemen Genelkurmay Başkanı’nın makam odasının bitişiğindeki çalışma odasına geçtik.”

Şimdi şu cümleye çok dikkat: “Hakan Bey olayı tekrar anlattı ve ‘Komutanım bu olay daha büyük bir olayın bir parçası da olabilir’ dedi.”

SAHNE 6
İKİNCİ Başkan anlatmaya devam ediyor: “Bunun üzerine Genelkurmay Başkanımız derhal telefonu aldı ve harekât merkezindeki görevli Tuğgeneral İlhan Kırtıl’a ‘İlhan, Türk hava sahasını her türlü askeri uçuşa yasaklıyorum’ dedi.”

SAHNE 7
GÜLER ifadesinin bu noktasından sonra o günün en kritik anına geliyoruz. Yaşar Güler şöyle devam ediyor:.

“Bunun üzerine Hakan Fidan ‘Komutanım ben bir de Sayın Cumhurbaşkanımıza bilgi vereyim’ dedi ve koruma müdürü Muhsin’i telefonla aradı. Muhsin’e ‘Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşebilir miyim?’ dedi. Karşıdan ne cevap geldiğini duymadım. Bunun üzerine Hakan Fidan ‘Peki Muhsin dışarıdan bir saldırı olsa yeterli gücün, silahın ve adamın var mı?’ diye sordu. Oradan bir cevap aldı ancak cevabını bilmiyorum. Sonra tekrar bir daha ‘Muhsin sana dışarıdan bir saldırı olsa buna karşı koyacak kadar gücün, kuvvetin ve adamın var mı?’ diye bir daha sordu. Oradan da muhtemelen olumlu bir cevap almış olmalı ki ‘Kolay gelsin’ dedi ve telefonu kapattı.”

Hande Fırat’ın kitabında, esrarengiz Binbaşı H.A.’nın saat 14.45’te MİT’e geldiği yazılmıştı. Ancak bu ifadede MİT Müsteşar Yardımcısı Sabahattin Bey bu kişinin “öğleye doğru” MİT’e geldiğini belirtiyor.

Hangisi doğru...

İfadeden anlıyoruz ki iki komutan ve MİT Müsteşarı aldıkları istihbaratın ciddiyetine inanmışlar. Yani “Sadece MİT Müsteşarı kaçırılacaktı bilgisi geldi” türünden olayı küçültme iddiaları geçersiz.

Ancak kitapta okumadığımız çok önemli bir ayrıntı var. Hakan Fidan, saat 19.00 civarında Cumhurbaşkanı’nın Koruma Müdürü Muhsin (Köse) Bey’i arıyor ve aynı soruyu iki defa üst üste soruyor.

ALTI KİŞİ BİLİYORDU DA CUMHURBAŞKANI NEDEN BİLMİYORDU?
Peki bütün bunlardan sonra “darbeyi samimi olarak araştırmak isteyen” bir makam, şunu sormaz mı: Devletin istihbarat ve güvenlik katında 6 çok önemli makam darbenin geleceğini biliyordu da, Cumhurbaşkanı ve Başbakan niye bilmiyordu?

Beyler ciddi olalım.

Allah bu ülkeyi korudu. Gözü dönmüş cani bir darbeci güruhu harekete geçmişti ve bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı ve ailesi o gece hayatını kaybedebilirdi.

Bu darbe girişiminde 300’e yakın insan hayatını kaybetti. Yüzlerce yaralı var. Ama şu soru hâlâ askıda bekliyor.

Bu darbe girişimi önlenemez miydi? 


O ÖĞLEDEN SONRASININ ALTI ÖNEMLİ AKTÖRÜ VAR

- Darbe ihbarını yapan “esrarengiz Binbaşı H.A.”. Hâlâ hapiste.
- MİT Müsteşar Yardımcısı Sabahattin Bey.
- MİT Müsteşarı Hakan Fidan.
- Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler...
- Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar.
- Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü Muhsin (Köse) Bey... 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ