"Siyasiler bir otokratın uşağı haline geldi"

Türkiye‘de muhaliflerin baskı altına alınmaları artık normalleşti, aynı olağanüstü halin normal hale gelmesi gibi. Fakat Erdoğan artık yabancı ülkelere de el atar oldu.
Pek de öyle demokratik hukuk devleti sayılamayacak ülkelerde Hizmet hareketine mensup insanları 'paketleyip' Türkiye‘ye getirmekle meşgul şu sıralar. Bu tabir Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Bekir Bozdag’a ait. Harekete mensup insanlar Afrika ve Orta Asya‘daki bir çok ülkede emin değiller. Ama Erdoğan bu sefer Avrupa Birliğine üye olmak isteyen bir ülkede zor kullandı: Kosova.

Altı insanın başına çuval geçirildi ve elleri kelepçeli halde uçağa kondular. Elektroşok silahı dahi kullanılmış. Sonrasında Kosova’dan sınırdışı edildiler.

Beş öğretmen ve bir doktorun kaçırıldığı ve MİT’in yürüttüğü bu operasyondan sadece Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi, İçişleri Bakanı ve İstihbarat Başkanı haberdar olduğu gözüküyor. Tuzakların kurulduğu bu adam kaçırma olayı ufak ülkede siyasi bir karmaşaya sebep oldu. Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj bu olaydan sonra İçişleri Bakanı ve İstihbarat Ajansı Başkanı'nı, kendisinden habersiz Türk vatandaşlarını yurt dışı ettikleri için görevden aldı. Haradinaj daha sonra kaçırılan kişilerin eşlerinden özür diledi. Bu özrün onlara bir faydası olmayacak ama Erdoğanın zaten kırılgan yapıya sahip ülkeyi  daha da karışdırdığına iyi bir örnek olması adına iyi bir örnek.


MİT OPERASYONU SIYASI KAOSA SEBEP OLDU

Erdoğan Kosova’nın bağımsız ulus yapısını hiçe sayarak iki ülkenin ortak bir tarihe, ortak bir kültüre, ortak bir medeniyete sahip olduğunu idia etti… 

"TÜRKIYE KOSOVA'DIR, KOSOVA TÜRKIYE'DIR!“

Bu niye önemli: Şeffafiyet ve Hukuk devleti ilkeleri Kosova’nın küresel çapta daha fazla tanınması için elzemdir. Ama Türkiye Kosova’ya kendisine bağlı bir eyalet gibi muamele ediyor. Erdoğan ülkenin egemenliğine karışıyor ve ülke üzerindeki kültürel ve ekonomik gücünü istismar ediyor.

Türk şirketleri ülkede Priştine Uluslararası Havalimanı gibi büyük kamu projeleri aldılar. Kosova Elektrik Dağıtım Şirketi KEDS özelleştirildikten sonra Erdogan’ın damadının bir zamanlar yöneticisi olduğu Çalık Holding tarafından devralındı.

Türkiye Kosova’ya kültürel işbirliği kılıfı ile siyasal islamcılığını da ihraç ediyor. Bunun için ise Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı TIKA‘yı kullanıyor. Erdoğan İsmail Ağa, Osman Nuri Topbaş’ın Istanbul Vakfı gibi islamcı hareketlere okullar, üniversiteler, yurtlar ve camiler yaptırtıyor. Kosova Demokratik Türk Partisi KDTP’nin kuruluşunu finanse ettiği bile söyleniyor. Maarif Vakfı Kosova’da iki okul kurdu bile.
 
ERDOĞAN BALKANLARDAKI NÜFUZUNU GENIŞLETMEK İSTIYOR

Kosova bir yol ayrımında: ya bu son sınır dışı etme işini, Türk şirketlerin ülkedeki alımları nasıl finanse ettiğini ve TİKA’nın yürüttüğü operasyonları araştırarak hukuk devleti ilkelerini ve Avrupa-Atlantik sistemine entegrasyonunu güçlendirecek, ya da otokratik bir rejimin bir eyaleti olacak. Bu tercih aşamasında Alman ve Avrupalı siyasetçilerin MİT’in Kosova’daki operasyonuna yönelik nasıl tavır takınacaklarının da önemli bir etkisi olacak. Erdogan’ın balkan hamleleri bu cenahda henüz konu edinilmiş değil. Suskunluk Erdoğanı aynısını Arnavutluk, Bosna Hersek ve Makedonya’da da denemesi için cesaretlendiriyor.


Avrupa Birliği burada etkisini gösterebilir. Demokratik bilinçlenmeye önemli bir katkısı olan hareketin okulları desteklenebilir. Avrupa Birliği raporlarında bu okulların olumlu çalışmalarına atıfta bulunabilir.
Erdoğanın başarılı olmasının feci etkileri olur. Erdoğanın hedefe koyduğu hizmet hareketinin okulları bu ülkelere önemli katkılarda bulunuyor. Bu okullar Avrupanın değerleri ile uyumlu bir İslam anlayışını temsil ediyor. Bunun için şimdi sorumluluk alınması gerekir.


Analiz: Almanya Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun 






 
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ