İktidarı 27 Kasım korkusu sardı

O gün yaklaştıkça kabusun dozu da artıyor..
Başbakan Binali Yıldırım, ABD’ye gitti. Yıldırım’ın ziyaretinde, 27 Kasım'da ilk kez jürili yargılaması yapılacak olan Reza Zarrab davasına müdahale etme amacı ön plana çıkıyor. 

ABD'nin New York kentinde tutuklu olarak yargılanan İran asıllı işadamı Reza Zarrab ile Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 27 Kasım'da jürili duruşmaya çıkarılacak. 
 
New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından açılan davada Zarrab ve Atilla’nın yanı sıra eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan ile Abdullah Happani hakkında da aynı suçlamalarla 95’er yıl hapis cezası isteniyor.
 
ZARRAB KONUŞURSA!
 
Dosya kapsamında önemli bilgiler verdiği ve hatta kimi çevreler tarafından “itirafçı” olarak nitelendirilen Zarrab’ın bu tür bilgileri mahkeme karşısında da tekrarlayabileceği yönünde AKP’de ciddi kaygılar var. Üstelik Zarrab’ın itirafçı olduğuna ilişkin kimi bilgilerde geliyor. Kısa süre önce New York Times Gazetesi, Zarrab ve avukatlarının iddianameye eklenen yeni iddialar konusunda ek savunmalarını iletmek için süreleri olmasına rağmen savunma tarafının bu süre içerisinde mahkemeye herhangi bir belge sunmadığı, bunun da savcılıkla yapılan bir anlaşma olabileceğinin işareti olarak yorumlamıştı. Daha önce eski bakanlardan Zafer Çağlayan’ın dosyaya dahil edilmesi ve hakkında yakalama kararı çıkarılması ile zaten diken üzerinde olan AKP iktidarı, dosya kapsamının daha da genişletilmemesi ve özellikle açık yargılamada kimi durumların ifşa olmaması için çaba gösteriyor. 
 
ZARRAB DOSYASINA MÜDAHALE PAZARLIĞI
 
Ancak ABD’den davaya ilişkin gelen kimi bilgiler, dosyanın hayli genişlediği ve 17-25 Aralık operasyonlarındaki iddiaları kapsayacak hale geldiği ileri sürülüyor. Hatta ABD’den gayri resmi bilgi paylaşan kimi etkili isimlere göre, yeni iddianamede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın isminin bile geçtiği yönünde bilgiler mevcut. İşte AKP açısından böylesi kritik bir dava öncesi Başbakan Binali Yıldırım, son bir hamle kapsamında girişimlerde bulunmak üzere ABD’ye gitti. Ancak Yıldırım ABD’ye geldiğinde ABD Başkanı Donald Trump Asya’daydı ve Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yetinmek zorunda. Yıldırım’ın bu görüşmede birinci önceliğinin Zarrab davasına müdahale olduğu AKP’ye yakın kaynaklarca da kabul ediliyor. Mehmet Barlas, Pence ile yapılacak görüşmenin yeterli olmadığını Zarrab dosyasına müdahale edebilecek tek kişinin ise Başkan Trump olduğunu belirterek, bu duruma işaret etti. 
 
BANNON’UN SÖYLEDİKLERİ 27 KASIM’A MI İŞARET?
 
ABD’den gelişmeleri aktaran köşe yazarı Serdar Turgut da, bir süredir bu konularda iktidarı uyarmaya çalışıyor. Turgut, yazısında Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Steve Bannon’u gelişmelerden sorumlu tutarak, Bannon’un AKP ve Türkiye’yi "İran’dan daha tehlikeli" görmesinin altında 27 Kasım duruşması olduğuna dikkat çekiyor. 
 
ERDOĞAN BU TALEPLERİ DAHA ÖNCE DİLE GETİRMİŞTİ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce yaptığı pek çok açıklamada, Zarrab dosyasına bakan heyetin değiştirilmesini isteyerek, bu yönlü talepleri gerek Trum ile gerek ise ABD’li yetkililer ile yaptığı görüşmelerde dile getirmişti. ABD’den bilgi veren kaynaklar ise, Türkiye’deki gibi hukuksal sürece müdahale etmenin mümkün olmadığı ve Trump istese bile bunu yapamayacağını belirtiyor. 
 
Aynı dönemde Arabistan’daki değişim işaretleri ve sonrasında yapılan yolsuzluk operasyonları, aynı sorunları hasır altı etmiş Türkiye ile bu açıdan benzerliği ortaya koyması açısından son derece dikkat çekici. Kendi içinde bu tür sorunları çözmeyen Türkiye’nin “yolsuzluk” sorunlarının uluslararası arenada tartışılıyor olması ve bu tür konular üzerinde Ortadoğu’da yaşanan değişim sürecinin önemli işaretleri olarak kabul ediliyor. 
 
MA / Kenan Kırkaya
 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ