‘İktidar, memur maaşlarında enflasyon oyunu yapıyor’

Derinleşen ekonomik istikrar sorunu, toplumun her kesimine fiilen bir maliyet getirmeye devam ediyor. Konkordato ilanları günden güne yayılırken birçok şirket işçi çıkarıyor.


Konutlar satılmıyor. Kiralık işyeri ve konut tabelaları arttı. Banka kredileri daraldı. Dış borçlarda risk arttı. Devlet ve özel sektör yurt dışından yüksek faizle borçlanıyor. 

Yeniçağ yazarı Esfender Korkmaz, “Genel olarak krizlerde, eksi büyüme olduğunda, sabit geliri olan devlet memurları etkilenemez şeklinde bir anlayış var” derken “Ancak yüksek enflasyonda memurlar herkesten fazla etkileniyor. Çünkü siyasi iktidarlar memur maaşlarında enflasyon oyunu yapıyor” ifadesini kullanıyor.


2019 memur maaşlarında ilk altı ay yüzde 4, ikinci altı ayda ise yüzde 5 zam yapılacağı açıklandı. 2019 yılı 12 aylık ortalama olarak bu zam oranı yüzde 6.6 demek. Yeni ekonomi programında 2019 yılında enflasyon hedefi yüzde 15.9. 

“12 aylık ortalama enflasyon da yüzde 15'ten daha düşük çıkmaz” diyen Korkmaz, “Bir siyasi iktidar enflasyon hedefini yüzde 15.9 olarak belirliyor, buna karşılık memura sözleşme var diye yüzde 6.6 enflasyon artışı yapıyor. Aradaki farkı da altı ay sonra veriyor. Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki, memura verilen zam değil, enflasyon düzeltme farkıdır” görüşünü dile getiriyor. 

Korkmaz, değerlendirmelerini üç maddede şöyle sürdürüyor:

1- Memurun altı ay sonra aldığı enflasyon farkının bir kısmı da enflasyon tarafından aşınıyor. Yani bu farkı devlet geç vererek ayrıca üstünden gizli bir enflasyon vergisi almış oluyor. 

2- Memura verilen enflasyon farkı için ortalama TÜFE oranları temel alınıyor. Oysa ki memurun harcama sepeti içinde, gıda gibi enflasyon üstünde artan harcamaların payı daha yüksektir. Bu demektir ki memur enflasyonu açıklanan TÜFE oranından daha yüksektir. Bunun için geçinme endeksi hesaplanıp, maaş ve ücret düzeltmelerinde enflasyon olarak bu endeks esas alınmalıdır.

3- Öte yandan memur hakkını savunamıyor. Çünkü sendikası yok. Hükümet kendinden olmayan sendikalara ve bu sendikalara üye memurlara iyi gözle bakmıyor. Memurlar ister istemez hükümetle iş birliği yapan, bu nedenle memur tarafında değil de hükümet tarafında olan sendikalara üye oluyor. 

Memurların üçte ikisinin Memur-Sen'e üye olduğunun altını çizen ekonomist, “Memur-Sen başkanlarının AKP'den listeye girmeleri ve milletvekili olmaları bu Memur-Sen'in tarafsız olmadığını  çok net olarak ortaya koymaktadır” görüşünü savunuyor ve ekliyor:

“AKP'den yana olmayan, son zamanlarda MHP'den destek almayan bir memurun yetkili bir göreve getirilmesi mümkün değildir. Söz gelimi ne kadar başarılı olursa olsun, dünya çapında isim sahibi olsun, imam hatip kökenli olmayan veya AKP çizgisinde olmayan bir profesörü Sayın Cumhurbaşkanı rektör yapar mı?”















 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ