Fehmi Koru: Bu seçimle birlikte tüm siyasi partiler kökten değişecek

Siyaset sahnesindeki aktörler hemen hemen aynı.


Bir yanda, 16 yıldır ülkeyi yöneten ve artık televizyondaki izlenme oranları iyice düşen, partisi yüzde 1 bile oy olamayan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu karşısında bile izlenirliği azalan bir Tayyip Erdoğan, öte yanda çay, kek, sütlaç ekseninde dönen MHP lideri Devlet Bahçeli..

Bu tabloya rağmen, gazeteci-yazar Fehmi Koru, siyaseten köklü bir değişimin eşiğinde olunduğunu savunduğu 22 Haziran tarihli köşe yazısında, tüm siyasi partilerin bu dönüşümden payına düşeni alacağını düşünüyor. 


Sözkonusu dönüşümün, Franz Kafka'nın, kahramanı insanken bir sabah ansızın böcek olarak uyanan 'Dönüşüm' romanındaki kadar radikal olmayacağını ancak esaslı bir değişimin dalga dalga geldiğini ifade eden Koru, müsebbip olarak da MHP'yi gösteriyor:

"Üzerinde düşünmeye başlayınca fark ettiğim bu değişimi büyük çapta Devlet Bahçeli‘ye borçluyuz. Değişimin dinamosu o; ilk adımı atan, stratejik hamleleriyle partileri normal zamanda kabul edeceklerini sanmadığım tarzda bir değişime -onlara da fark ettirmeden- zorlayan odur."

Koru, tüm siyasi partileri kendilerini dizayn etmeye zorlayanın Bahçeli olduğu, 24 Haziran seçimlerine ittifak yerine tek başına katılması halinde bile MHP'nin barajı aşacağı ve dönüşümün temelinin 16 Nisan 2017 referandumu ile atıldığını belirtiyor.

MHP'nin, AKP'yi kendisine benzeterek dönüştürdüğünü savunan Koru, "AK Parti, giderek MHP’ye benzeşmeye başladı" yorumunu yapıyor. 

Koru, Bahçeli'nin AKP ve diğer siyasi partileri -farkında olarak ya da olmayarak- dönüştürmesiyle ilgili şu tespitini paylaşıyor:

"AK Parti’yi fazla çaba harcamadan ciddi bir biçimde dönüştürdü Devlet Bahçeli‘nin birbiri ardına yaptığı -başkanlık sistemi, baskın seçim, ittifak halinde seçime gitme gibi- hamleler…

MHP kendisini feda etmeyi göze alarak AK Parti’yi değişime tabi tuttuğu gibi, bunu sağlamak için açtığı ‘başkanlık sistemi’ yolu yüzünden, başarı çıtası ‘yüzde 50+1’ haline geldiği için, diğer partileri de kendilerini dönüştürmeye zorlamış oldu.

Bugün CHP bu seçim öncesinde bildiğimiz CHP midir?

Ya da Saadet Partisi bugün dünden çok farklı bir parti görüntüsüne kavuşmadı mı?

CHP bugün kendisini toplumun en geniş kesimiyle rahatlıkla buluşabileceği bir zemine çekmiş ve asla terk etmeyeceğini düşündüren dünün bagajlarını üzerinden atmaya razı görüntüsüne bürünmüş durumda."

Erdoğan'ın CHP'yi geçmişteki klişe sözlerle eleştirmesinin artık toplumda bir karşılığı bulunmadığını, bu nedenle de Erdoğan'ın Muharrem İnce'yi daha kişisel konularda hırpaladığını dile getiren Koru, SP'nin bugün toplumun geniş kesimlerinin ilgisini çeken bir yapıya kavuştuğuna dikkat çekiyor. 

Koru, değişimin bir sonucu olarak İYİ Parti'nin ortaya çıktığını belirttiği yazısını şöyle tamamlıyor:

"Henüz bu yeni dönemin kriterlerini tam anlamış sayılmasa bile, İYİ Parti diye de bir gerçeklik var. Çekirdeğinde MHP ile özdeşleşmiş isimler bulunuyor, ama o da daha geniş bir kesimden oy derlemeyi amaçlıyor.

Neden böyle bir yolu açma ihtiyacı duydu Devlet Bahçeli, bu yolda ilk adımları atarken sonraki gelişmeleri öngörmüş müydü, bugünkü tablodan mutlu mu?

Bu soruların doğru cevaplarını bugün vermek mümkün değil; ama o gün de gelecektir.

Şimdi benim yaptığım bir erken değerlendirme."











Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ